banner198

Çankırı Çarşısı Çankırılı kardeşlerle daha da güzel!

İzmirde Kemeraltında Kızlarağası Hanı civarına Çankırı Çarşısı diyorlarmış! Görelim mi dedik yoksa gösterelim mi dediler, çarşıyı taramak zorunda kaldık!

Çankırı Çarşısı Çankırılı kardeşlerle daha da güzel!
banner145

İzmir-Çeşme günlerinden sonra kadim dost İbrahim Zencirci ile İzmir'e düştük! "Çankırılı'nın ev sahipliği" bir başka oluyor! Özellikle "kafasına" uygun bir model oldun mu İbrahim  Zencirci'nin dünyasında "Çankırılı" farkını da oldukça belirgin olarak görme fırsatı buluyor insan! Öncelikle Sn. İbrahim Zencirci dostuma teşekkürlerimi sunarak başlayayım da, sonrası kendiliğinden zaten gelir!

İşte size İzmir'den, burada yaşayan Çankırı'dan ve Çankırılılardan derleyebildiğim notların birincisi...

Çeşme’den Ankara’ya gelebilmeniz için İzmir’e uğramanız şart! Elim mecbur “gavur İzmir”e geldim! Yaklaşık 10 yıldan bu yana görüşmediğim yakın dostlarım İlknur-Gökhan Özkan çiftini ve dün kucağımda olan ancak bugün birer hanımefendi olan Gökçen ve Tuğçen’i de görmeden Ankara’ya gelmek benim için bir hayli lüks olurdu!

İZMİR BELEDİYESİ,
ÇANKIRI İLE KARDEŞ ŞEHİR OLMALI!

Tabii ki İbrahim Zencirci’nin “Seni İzmir’de kültür manyağı yapacağım”(!) şeklindeki gayretli duruşu da benim burada hiç değilse iki gün ve bir gece konaklamama neden oldu!

“Gavurluğu” konusunda kişisel bir tezim olmamasına karşın, gördüğüm İzmir’in cadde ve sokaklarının Çankırı ile ne kadar da “benzeş” olduğunu bir çırpıda fark etmemek mümkün değil! Bu benzeşliğin iki önemli göstergesi var: Birincisi pislik, ikincisi kaldırım işgalleri!

İzmir'de gözlemlediğim kaldırım işgallerinden sonra Çankırı'da haber yaptığımız "işgaller" devede kulak kaldı! Nedeni ne olursa olsun İzmir gibi bir kente böylesi kaldırım işgalleri ve düzensizlik hiç mi hiç yakışmıyor!

Tabii bu arada çok kısa zamanda fark ettiğim İzmir’in “nem”ini de burada yaşayan dostlarıma üzülerek bırakmak zorundayım!

Yıllardır Anadolu’nun ortasında kuru havaya alışmış bir vücut yapısıyla İzmir’de ister düğün ister dernek olsun, zamanın hoş geçebileceğini düşünürken bir hayli de zorlandığımı belirteyim!

Konumuz bunlar değil! Esasa kısa yoldan dönecek olursak, İzmir’deki Çankırılılar mecburiyetten “iştigal” alanımız içerisine girdiler!

KEMERALTI'NDA ÇANKIRI ÇARŞISI
Daha önce de İzmir'de yıllarca gazetecilik yapmış değerli bir Çankırılı olan Sayın Zeynel Kozanoğlu tarafından kaleme alınan ancak konunun “mimarı” olarak addedilen Sayın  İbrahim Zencirci ile birlikte daldığım tarihi Kemeraltı’ndaki “Çankırı Çarşısı”, bu kez beni tatlı bir sürprizle karşılıyordu!

Ya ben çok ballıyım! Ya da burnum iyi koku alıyor!

İbrahim Zencirci rehberliğinde dolaştığım sokaklardan nihayet konumuz olan “906 Sokak” olarak anılan ancak önüne mutlak surette “Çankırı Çarşısı 906 sokak” denilen mekana ulaştık!

Artık bu sokakta da İbrahim Zencirci ile yan yana yürümek zorunda değildim! Şöyle etrafa bir göz attıktan sonra, dükkanın birinde “yaşlı” bir amcanın oturduğunu gördüm! Bana göre artık İbrahim Zencirci dostuma gerek yoktu! Çarşı ile ilgili ne öğreneceksem, bu “sempatik ve hala dükkanında oturan” amcadan öğrenebilirdim!

“Giriş” iznini de kapıda oturan “torun”dan alınca(!) Yunanistan-İskeçe’den 1955’de yurda gelen ve bugün 78 yaşında olan Şevket Yurtseven amca ile hafiften sohbete başlamam beş dakikayı geçmemişti!

“Çankırı Çarşısı”nı ondan sorarken; “Ben bu sokağa 1968’de geldim! O zamanlar buraya Çankırı Çarşısı diyorlardı! Hala da böyle söylerler! Benim posta adresim Çankırı Çarşısı 906 sokaktır! Postacı bana gelen zarfları bu adresle getirir! Ama bu sokakta hiç mi hiç Çankırılı görmedim! Daha doğrusu esnaf komşum olmadı! Neden Çankırı Çarşısı derler dersen, 60’lı yıllarda burada çalışanların çoğu galiba Çankırılı imiş! Herhalde çarşının ismi de oradan geliyor!” derken, uzunca bir süredir görünmez olan İbrahim Zencirci kapıda belirivermişti!

Bana sohbeti tamamlamam konusunda gönderdiği işaretle ister istemez Şevket amcadan ayrılmak zorunda kaldım! Tabii ki helalleşerek! Neden derseniz, Şevket amca daha 10 gün önce eşini kaybetmiş. “Evlat, herhalde seninle de bir daha görüşemeyiz! Hakkını helal et!” cümlesi beni oldukça düşündürdü!

Kapıda beni bekleyen Zencirci dostuma “Hayırdır!” dememe fırsat bulamadan kendimi “Ilgazlı” Gündüz kardeşlerden olan Murat Gündüz’le kafa kafaya buldum!

Geniş omuzlu, ceviz kadar iri ve gülen gözleriyle karşılaştığım Çankırı delikanlısı Kadir ve kardeşi ile tanışma faslından sonra 906 sokağa yani “Çankırı Çarşısı”na geliş maceralarını ve firmaları Günderi El Sanatları ile ilgili bilgiler öğrendim.

Ilgaz'ın Kese köyünden olan Gündüz kardeşler hediyelik eşya ve el sanatları üzerine karşılıklı iki dükkan çalıştırıyorlar! Bir hayli de müşteri potansiyelleri mevcut! Gerek kurmuş olduğu diyaloglar gerekse mesleki deneyimleri onların başarılarında bence büyük etken! Sade kahve ve soğuk su ile birlikte yoğun trafik arasında yapabildiğimiz kısa sohbette çarşıya yeni geldiklerini öğreniyoruz!

Gündüz kardeşler deri üzerine hediyelik ürün imalatı da gerçekleştiriyorlar. İki dükkan içerisinde bulunan çeşit sayısının çokluğu nedeniyle adeta kaybolup gidiyorsunuz! Kadir Gündüz ile gerçekleştirdiğim kısa sohbette, Ilgaz üzerine ortaya koydukları eleştiriler, gurbette yaşayan Çankırılılar ile ilgili sürdürdükleri bağlar ve ait oldukları topraklarla ilgili özlemleri bir çırpıda sağlıklı cümlelerle bizlere aktarmasını doğrusu duygulu gözlerle izlediğimi bilmenizi isterim.

Ben Kadir Gündüz ile gerçekleştirdiğim sohbetin ötesinde farklı duygular yönüyle de mutlu oldum! Çünkü, Çankırı Çarşısı ile ilgili olarak yapılan daha önceki haberde(!) bu Çankırılı kardeşlerimiz yer almamıştı! Şimdi Çankırı Çarşısı 906 Sokakta iki Çankırılı kardeşin birlikte çalıştırdıkları iki dükkan bulunmakta! Ve ben böylesi bir şansla bu haberi güzelleştirmenin mutluluğunu yaşamaktayım.

Kendilerine bundan sonraki ticari hayatlarında da başarılar dilerken, benim Çankırı Çarşısı haberime de böylesi önemli bir renk kattıkları için teşekkürlerimi sunuyorum!

İzmir'de Çankırılılar ile ilgili vereceğim bir haber daha var! Çankırı'nın bir köyünden kalkarak geldiği İzmir'de bugün diş hekimlerine atölyelerinde ürettikleri diş protezleri ile hizmet veren ve bu konuda oldukça da başarılı olan Mertoğlu ailesinden söz edeceğim...

İzmir'in sokaklarında gezintiye devam...

Fotoğraf 1: Vedat Beki Çankırı Çarşısında.
Fotoğraf 2: Cumhuriyet gazetesinin kurucusu Nadir Nadi adına yapılan bir mozole ve önündeki torba torba çöp görüntüleri!
Fotoğraf 3: Çankırı Çarşısının ilk esnaflarından Şevket Yurtsever amca.
Fotoğraf 4: İbrahim Zencirci ve Kadir Gündüz dükkanın önünde.
Fotoğraf 5: Vedat Beki ve Kadir Gündüz birlikte...

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER