Çankırı’nın neşesi Radyo Neşe

Çankırı da yerel yayın yapan üç radyo bulunuyor. Bu radyolardan birisi 99,5 frekansında yayın yapan Radyo Neşe...

Çankırı’nın neşesi Radyo Neşe
banner145

Çankırı’da yerel yayın yapan üç radyo bulunuyor. Bu radyolardan birisi 99.5 frekansında yayın yapan Radyo Neşe!..

Beş kişilik bir kadroları var.1992 yılından beri Çankırı’nın gerek neşesi, gerek hüznü, gerek duygusu onlardan soruluyor. Onlarla gülüp onlarla ağlayan insanlar var. Genellikle genç kitle tarafından dinlenen Radyo Neşe bunu genele yaymanın çabası içerisinde. Radyo müdürü Turan Harmancı, mesleğini severek yapan Çankırı’nın en eski radyocularının başında geliyor.

“Mikrofon bana cesaret getirdi”

Sekiz yıldan beri her gün Çankırılılara Tempo adlı programında seslenen İlkercan ise sokakta herkesin tanıdığı diğer radyoculardan bir tanesi. Radyoculuk zevkle ve sevilerek yapılması gereken bir meslek. Radyoculuğun hepsine farklı kazançlar sağladığının da farkında. İlkercan, “Bu işi istemezseniz yapamazsınız. Bu bir eğlence. Sanatçı ve bürokrat gibi birçok farklı insanla tanışıyorsunuz. Ben bu yaşıma kadar çok insanla tanıştım. Buraya sanatçı gelsin ya da Başbakan gelsin çok rahat konuşurum. Radyoya başlamadan önce olsaydı konuşamazdım, titrerdim. Şimdi hiç zorlanmam. Radyonun bize en büyük kazancı halkla ilişkiler ve öz güven. İnsan sosyalleşiyor, atılgan ve girişimci oluyor” diyerek bize bir anısını anlattı:

- Ahmet Mete Işıkara’yı radyo programına almıştım. Kendisine Çankırı’yı nasıl bulduğunu sordum. Ahmet Mete Işıkara kendine has üslubuyla biraz durdu ve ağzından dökülen cümlelerle ders niteliğinde bir cevap verdi; ‘Çankırı insanı çok ilginç. Ölülerini en sağlam yere gömmüşler, kendileri suyun içine ev yapmışlar’ dedi. Bu sözler bir anı olarak bende kaldı.”

“Bazı dinleyiciler çok lakayt”

Bütün çalışanların buna benzer anları ve yaşadıkları ilginç hikayeleri var! Radyonun bayan çalışanlarında olan Sultan Ergün ise telefonda bazı dinleyicilerin ciddiyetsiz ve lakayt davranışından  şikayetçi. Sultan Ergün; “Hayran kitlemiz bayağı fazla. Her gün rahat on tane dinleyicimiz ziyaret ve tanışmak için buraya geliyor. Hafta sonları daha çok gelen oluyor. Bu da radyomuzun ne kadar çok dinlendiğimizin bir göstergesi olarak bizi mutlu ediyor” dedi.

“Televizyon en büyük hayalim”

Çankırı’daki en eski radyoculardan olan Turan Harmancı 14 yıldır bu işi yapıyor. Turan Harmancı, “Bu işe başlamam tesadüf oldu. Ben muhasebe işleriyle meşgul oluyordum. Arkadaşım radyoyu aldı beraber çalışalım dedi başladık. O günden bu güne hala devam ediyoruz” diyerek 14 yıldır kat ettiği mesafeyi anlattı.

Harmancı sözlerini devamında “Şimdi radyolar gelişti. Kendi radyomuzda ve diğer radyolarda teknolojiye ayak uyduruyor. Eskiden kasetçalarlar vardı, şimdi bilgisayarlar var.  Radyolar olarak bizde işimizi tam yapmadık. Bu iş ekip işi. Ne kadar bilirsen bil ekip kurmada bir sıkıntı var. Halkı bilinçlendirme açısından radyolar ve gazeteler çok önemli” dedi.

Bir radyocu gözüyle Çankırı’nın gelişmesi için önce beyinlerin değişmesini ve bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın felsefesinden vazgeçilmesi gerektiğini söyleyen Harmancı, “Hayalimiz Radyo yanında Çankırı’yı bir televizyona kavuşturmaktı. Ama maalesef bunu yapabilecek pozisyonumuz yok. Ben Çankırı’da televizyon olsun istiyorum. Benim olması önemli değil. Şehrin büyümesi ve tanıtımı için televizyonumuzun olması lazım” dedi.

banner42
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER