banner198

Eksik doz aşı Çankırılı ikizlerin hayatını kararttı

Bir annenin yaşayabileceği en büyük dram Çankırı da gün yüzüne çıktı...

Eksik doz aşı Çankırılı ikizlerin hayatını kararttı
banner249
banner145

6 yaşına kadar hayat dolu olan ikiz kardeşler eksik dozlu kızamık aşısı yüzünden bugün yürüyemiyor, konuşamıyor ve ayakta duramıyor. Yatağa bağımlı ikiz kardeşin dramı devletin ihmali ile başladı.

 

Eksik dozlu kızamık aşısı ikiz kardeşi yatağa bağımlı hale getirirken Kekeç ailesinin yaşamını da altüst etti.

 

2000 yılında dünyaya gelen Satılmış ve Murat Kekeç, anneleri Gülay Kekeç tarafından kızamık aşısı yapılmak üzere sağlık merkezine götürüldü. Aşıları yapıldı herşey normaldi. Ta ki 2006 yılına kadar. Cumhuriyet İlköğretim Okulu’nda büyük bir heyecanla okula başlayan iki kardeş okumayı öğrenmeye başlamışlardı ki 15 Eylül 2006 günü Satılmış kekelemeye ve kafasını tutamamaya başladı. Annesi hemen doktora götürdü. Doktor acil olarak Ankara’ya sevketti. Dr. Sami Ulus Çocuk Hastanesi’nde  SSPE (Subakut Sklerozon Panansefalit) teşhisi konuldu. Tedavisi olmayan bir hastalığa yakalanan talihsiz Satılmış’ın hastalığı kısa sürede tüm vücudunu kapladı ve tamamen yatağa bağımlı hale getirdi. Köylerde seyyar satıcılık yaparak ailesinin geçimini sağlayan baba Polat Kekeç ve anne Gülay Kekeç çaresizlik içinde bir taraftan Satılmış ile ilgileniyor diğer taraftan da ikizi Murat’ı takip ediyorlardı. İkizler aynı gün aşı olmuştu. Korktukları oldu ve bir yıl sonra Murat’da tıpkı ikizi gibi aynı belirtilerle rahatsızlandı. Kısa sürede oda yatağa bağımlı oldu.

 

İkizlerin ablaları Dilek ve Melike de kardeşlerinin bakımı için okul dışı zamanlarda annelerine yardım ettiler. Okula giden ve arkadaşları ile koşup oynayan, hayat dolu ikizlerin hayatı karardı ve önceleri anneleri tarafından dişlerinin arasından şırınga ile beslenen ikizler şu an ağızdan yine anneleri tarafından sıvı yiyeceklerle besleniyor.

 

Televizyonlardaki sağlık programlarını kaçırmayan anne Güler Kekeç “Bütün hastalıklardan bahsediliyor ama bu SSPE hastalığından hiç bahsetmiyorlar. Televizyonda program yapan doktorlardan rica ediyorum ne olur bu hastalıkla ilgili de program yapın. Belki onların bakımı için yapmam gereken ancak şu ana kadar yapamadığım şeyler vardır. Kızım internetten sürekli araştırıyor. SSPE Derneğine üye olduk, onlar dünyadaki gelişmeleri takip ediyor. Japonya’da kök hücrelerden tedavi için çalışmalar yapılıyormuş. Sabırsızlıkla bekliyoruz. İkizlerim yatağa bağımlı olduğunda rutubetli ahşap bir evde oturuyorduk. Murat hastalanıncaya kadar devletten yatalak hastalar için verilen yardımı almadım, ihtiyacım olmasına rağmen kendime yediremedim. Belki daha çok ihtiyacı olanlar vardır diye almadım. Ama Murat da hasta olunca çok zorlandık. Bu arada doktorlar da çocukların rutubetli ortamda yaşamaması gerektiğini söyleyince devletin iki çocuk için verdiği bin lira ile kaloriferli bir daireye taşındık. Allah devletimize zeval vermesin” diye konuştu.

 

Torunlarının eski halini hatırladıkça gözyaşlarına boğulan dede Satılmış Kekeç’de “Hayatta tek isteğim bu yavruların ayağa kalkması. Biz aile olarak Satılmış’ı boyu daha uzun olduğu için Tayyip Erdoğan diye, Murat’ı da Abdullah Gül diye seviyorduk. İki devlet adamını da çok sevdiğimiz için. Yetkili doktorlar bu çocukların aşılarının yapıldığı 2000 yılında ithal edilen aşıların dozlarının yetersiz olduğunu daha sonra ilanlar yapılarak yeniden aşı yapılması gerektiğinin halka duyurulduğunu söylediler. Ancak biz böyle bir şey duymadık, bize bunu söyleyen de olmadı. Yani Sağlık Bakanlığı’nın o günkü yöneticileri böyle bir hata yapmışlar ve bu hastalık o dönem aşı olan birçok çocukta ileriki yıllarda meydana gelmiş. Sağolusun gelinim çocuklara çok iyi bakıyor, Allah ondan razı olsun. Bu hastalığın en önemli tedavi yöntemi moral diyorlar. Biz çocukları sevgiyle kucaklıyoruz, sıkıntılarımızı onların yanında belli etmiyoruz. Satılmış son zamanlarda tepki vermeye başladı, ismini söyleyince gözüyle bana doğru bakıyor ve televizyondaki çizgi filmleri izliyor. Murat’ın hiçbir tepkisi yok. Hareketsiz duruyor. Torunlarımın bu hali beni çok üzüyor” dedi.

 

Kardeşlerinin bir an önce iyileşmesini çok istediklerini belirten ablası Dilek Kekeç’de gözyaşları içerisinde yetkililerden destek istedi.

 

Çocukları hastalandıktan sonra gitmedikleri doktor ve hoca bırakmadıklarını belirten anne Güler Kekeç “Nerede bir hoca duysak taksi tutup çocukları götürdük. Duyup ta gitmediğimiz bir hoca kalmadı, elimizde avucumuzda ne varsa hocalara ve oralara gidip gelmek için harcadık. Bir sonuç alamadık. Umudumuz Japonya’daki doktorların yaptığı kök hücre çalışmalarında” diye konuştu.

 

Çankırı’daki bir özel rehabilitasyon merkezinde de tedavi gören ikizlerden Satılmış özel aletlere bağlanarak ayakta bir süre durmaya çalışırken Murat henüz tedaviye cevap veremiyor.

 

 

 

 

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER