Çankırı’da görev yapan bir sağlık çalışanının, maruz kaldığını ifade ettiği baskı ve mobbing sürecinin ardından bebeğini kaybettiğine ilişkin iddialar soruşturma konusu oldu.
Söz konusu iddialarla ilgili Genç Sağlık-Sen Çankırı Şube Başkanı Hidayet Güler, Çankırı Postası Haber Merkezimize konuştu. İddiaların bütün yönleriyle, hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde, şeffaf, tarafsız ve hukuka uygun bir incelemeye tabi tutulması gerektiğini belirten Güler, sağlık çalışanlarının baskı, yıldırma ve hak kayıplarıyla değil; güven, huzur ve çalışma barışı içerisinde görev yapmalarının sağlanması gerektiğini ifade etti.
Çankırı İl Sağlık Müdürlüğü tarafından başlatılan inceleme süreci kapsamında, Valilik koordinesinde oluşturulan komisyona Genç Sağlık-Sen olarak davet edildiklerini belirten Güler, sendika temsilcilerinin saha çalışmaları sırasında edindiği bilgi ve gözlemleri herhangi bir kişi veya kurum ayrımı gözetmeksizin, tamamen tarafsız ve objektif bir anlayışla komisyona sunduklarını açıkladı.
Gerçekleştirilen saha ziyaretlerinde sağlık çalışanları tarafından uzun süredir dile getirilen çok sayıda sorunun yeniden gündeme geldiğini ifade eden Güler; özellikle mobbing iddialarının, çalışma barışını zedeleyen idari uygulamaların, keyfî tutumların ve özlük haklarına ilişkin mağduriyetlerin çalışanlar üzerinde ciddi bir psikolojik ve mesleki baskı oluşturduğunu vurguladı.
Hidayet Güler konuya ilişkin açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bir sağlık çalışanı annenin, maruz kaldığını ifade ettiği baskı ve mobbing sürecinin ardından bebeğini kaybettiğine ilişkin iddiaları büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Yaşanan kaybın hangi koşullar altında meydana geldiği, iddia edilen eylem ve uygulamalar ile ortaya çıkan sonuç arasında herhangi bir bağ bulunup bulunmadığı, yetkili makamlar tarafından titizlikle araştırılmalıdır. Bu süreçte hiçbir iddia peşinen doğru veya yanlış kabul edilmemeli; ancak olayın üzeri de hiçbir şekilde örtülmemelidir. Sağlık çalışanlarının bedensel ve ruhsal bütünlüğü, aile hayatı, can güvenliği ve çalışma huzuru her türlü idari tasarrufun üzerinde tutulmalıdır.”
Sağlık çalışanlarının yalnızca yoğun iş yüküyle değil, yıllardır çözüme kavuşturulamayan özlük ve çalışma koşullarıyla da mücadele ettiğini belirten Güler; gece çalışan personelin emeğinin karşılığının eksiksiz verilmesi, bayram ve resmî tatillerde yapılan çalışmaların hakkaniyete uygun biçimde ücretlendirilmesi, izin uygulamalarında keyfîliğin sona erdirilmesi ve çalışanların aile yaşamını koruyacak düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Bir sağlık çalışanının çocuğunu muayeneye götürebilmek için yıllık izin kullanmak zorunda bırakılması ya da tamamen yöneticilerin kişisel takdirine bağlı uygulamalarla karşı karşıya kalması kabul edilemez. Çalışanların temel insani ihtiyaçlarının bir lütuf veya ayrıcalık gibi değerlendirilmediği; adaletin, eşitliğin ve liyakatin esas alındığı bir çalışma düzeni oluşturulmalıdır.” diyen Güler, kamu hizmetinin sağlıklı biçimde yürütülebilmesinin ancak çalışanların huzurlu ve güvende olduğu bir çalışma ortamıyla mümkün olabileceğini söyledi.
Genç Sağlık-Sen’in her zaman hukukun, hakkaniyetin ve çözümün yanında olduğunu vurgulayan Güler, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Amacımız kurumlarımızı veya yöneticilerimizi yıpratmak değildir. Amacımız sağlık çalışanlarının sesi olmak, dile getirilen sorunların objektif biçimde araştırılmasına katkı sunmak, mağduriyetlerin giderilmesini sağlamak ve çalışma barışını güçlendirmektir. Mobbingin son bulduğu, çalışanların korkmadan ve baskı altında kalmadan görev yaptığı, emeğin değer gördüğü, özlük haklarının güçlendirildiği ve görevlendirmelerde liyakatin esas alındığı bir çalışma düzeni bütün sağlık çalışanlarının ortak beklentisidir.”
Olayla ilgili inceleme sürecinin etkin, bağımsız ve gecikmeksizin yürütülmesi gerektiğini ifade eden Güler; varsa sorumluluğu bulunan kişiler hakkında gerekli idari ve hukuki işlemlerin uygulanmasını, herhangi bir kusur bulunmadığının anlaşılması hâlinde ise bunun da kamuoyuna açık ve gerekçeli bir şekilde bildirilmesini talep ettiklerini belirtti.
Açıklamasının sonunda sağlık çalışanlarına birlik ve dayanışma çağrısında bulunan Hidayet Güler şu değerlendirmede bulundu:
“Haklarımızı korumanın, çalışma hayatındaki adaletsizlikleri ortadan kaldırmanın ve daha güvenli bir gelecek inşa etmenin yolu birlikten ve dayanışmadan geçmektedir. Çankırı’da görev yapan bütün sağlık çalışanlarını; adaletin, liyakatin, emeğin, insan onurunun ve hukukun yanında duran Genç Sağlık-Sen çatısı altında birleşmeye davet ediyoruz. Çünkü güçlü bir sendikal birliktelik, çalışanların yalnız olmadığının ve haklarının kararlılıkla korunacağının en önemli güvencelerinden biridir.”
Genç Sağlık-Sen olarak söz konusu olayın ve yürütülen inceleme sürecinin takipçisi olacağımızı; sağlık çalışanlarının huzurunu, sağlığını ve haklarını ilgilendiren her konuda hukuki ve sendikal sorumluluğumuzu kararlılıkla yerine getireceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz.