EKONOMİ

Mustafa Can’dan Avdagiç’e Eleştiri: “Ekonomi Yönetiminin Basın Bülteni Okunuyor”

İstanbul Ticaret Odası (İTO) 24 No’lu Lojistik Hizmetler Meslek Komitesi Adayı Mustafa Can, İTO Başkanı ŞekipAvdagiç’in büyüme açıklamalarının sahadaki reel sektör gerçekleriyle örtüşmediğini vurgulayarak, “Ülke büyürken fakirleşebilir” uyarısında bulundu.

Abone Ol

İstanbul Ticaret Odası (İTO) 24 No’lu Lojistik Hizmetler Meslek Komitesi Adayı Mustafa Can, İTO Başkanı ŞekipAvdagiç’in büyüme açıklamalarının sahadaki reel sektör gerçekleriyle örtüşmediğini vurgulayarak, “Ülke büyürken fakirleşebilir” uyarısında bulundu. Can, Avdagiç’e yönelik, “İTO Başkanı mı, Hükümet Sözcüsü mü?” sorusuyla eleştiride bulundu.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) 24 No’lu Lojistik Hizmetler Meslek Komitesi Adayı Mustafa Can, İTO Başkanı ŞekibAvdagiç’in 2026 yılı ilk çeyrek büyüme rakamlarına ilişkin yaptığı açıklamayı sert bir dille eleştirdi.


İTO Başkanı Avdagiç, büyüme değerlendirmesi ile ilgili Türkiye’nin güçlü duruşunu koruduğuna yönelik bir açıklama yapmıştı. Avdagiç, Türkiye ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,5 büyümesine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Avdagiç, Türkiye'nin genç ve dinamik hane halkı yapısının, ticari esnekliğinin ve üretim motivasyonunun, dünyadaki karışık konjonktüre rağmen ekonomimizi dirayetli tutmaya devam ettiğini kaydetmişti.

Bölgemizdeki savaşa, jeopolitik baskılara ve yüksek enerji maliyetlerine karşın elde edilen büyüme eğiliminin korunmasını önemli bir kazanım olarak değerlendirdiklerini belirten Avdagiç, diğer yandan sanayi üretiminin ve ihracatın negatif bölgede kalmasının dikkate alınması gereken önemli sinyaller olduğuna dikkat çekmişti.

AVDAGİÇ: "TÜRK EKONOMİSİNİN DAYANIKLILIĞI TESCİLLENDİ”

Avdagiç, şunları söylemişti: "2026 1'inci çeyrek büyüme verisi, küresel belirsizlik ortamında Türk ekonomisinin dayanıklılığını ve potansiyelini bir kez daha tescilledi. Bu süreçte özellikle doğrudan yatırımları ülkemize çekmek, yeni ihraç pazarlarını desteklemek ve ihracat kadar ithalatta da hedef odaklı yürümek önem taşıyor. Bununla birlikte, sürdürülebilir ve nitelikli büyüme için sanayi odaklı, ihracata dayalı ekonomi modelimizi güçlendirmemiz artık bir tercih değil, öncelik. Maliye politikaları, teşvikler ve finansman olanakları ile desteklenen bir üretim modeli Türkiye'yi dünyada yeniden şekillenen ticaret haritasında güçlü bir konuma taşıyacaktır. Enflasyonla mücadele önceliğimizi tehlikeye atmayacak şekilde finansman ve kur politikalarını revize ederek ihracattaki bu darboğazı aşabileceğimize inanıyoruz."

CAN: “BİR ÜLKE BÜYÜRKEN DE FAKİRLEŞEBİLİR”
Avdagiç’in açıklamalarının sahadaki reel sektör gerçekleriyle örtüşmediğini belirten Can, İTO yönetiminin tüccarın ve sanayicinin sorunlarını dile getirmek yerine, ekonomi yönetiminin sözcülüğünü üstlendiğini savundu.

Mustafa Can, yaptığı değerlendirmede İTO Başkanı ŞekibAvdagiç’in açıklamalarında çelişkiler ve eksikler olduğunu ifade ederek çeşitli soru ve maddeler sıraladı:

İTO Başkanı ŞekibAvdagiç’in "Ekonominin dayanıklılığı bir kez daha tescillendi" sözlerine tepki gösteren Mustafa Can, 2026 yılı ilk çeyrek büyüme verilerinin tek başına bir ekonomik sağlık göstergesi olamayacağını vurguladı. Can, büyüme rakamlarının arkasındaki şu kritik soruların cevapsız kaldığına dikkat çekti:

  • Sanayi üretimi ne durumda?
  • Reel sektörün kârlılığı ne durumda?
  • İhracatçı para kazanabiliyor mu?
  • KOBİ kapanışları artıyor mu?
  • Konkordato sayıları ne durumda?

Şirketlerin de ülkelerin de matematiksel olarak büyürken aslında kan kaybedebileceğini belirten Can, "Bir şirket satışlarını artırırken zarar edebilir. Bir ülke de büyürken fakirleşebilir" diyerek büyümenin niteliğinin sorgulanması gerektiğinin altını çizdi.

"İTO BAŞKANI MI, HÜKÜMET SÖZCÜSÜ MÜ?"
İTO’nun asli görevinin hükümeti alkışlamak değil, üyelerinin hak ve menfaatlerini koruyarak sorunları gür sesle dile getirmek olduğunu söyleyen Mustafa Can, İstanbul’daki ihracatçı ve sanayicilerin bugün en çok boğuştuğu problemleri de dile getirdi.

Yüksek faiz sarmalı, baskılanmış döviz kuru, finansmana erişimde yaşanan tarihî zorluklar, sürekli artan işçilik maliyetleri, küresel pazarlardaki rekabet gücü kaybı gibi sorunlardan bahseden Can, Avdagiç’in metninde bu hayati sorunların neredeyse hiçbirine yer verilmediğini ifade etti. Can, "Sanki sahadaki tüccarın değil, ekonomi yönetiminin basın bülteni okunuyor" eleştirisinde bulundu.

“ÜRETİM KÜÇÜLÜYOR, YENİ YATIRIM KARARLARI ASKIYA ALINIYOR”
Avdagiç'in "Sanayi odaklı modeli güçlendirmeliyiz" şeklindeki temennisini de eleştiren Can, sahadaki fiili durumun bu söylemle tamamen zıt olduğunu belirtti. Can, "Madem mevcut model başarılı, neden sanayicinin büyük kısmı kur politikasından şikâyet ediyor?" diye sordu.

Bugün Türk ihracatçısının içinde bulunduğu vahim tabloyu özetleyen Can, birçok üreticinin Çin ile rekabet edemez hale geldiğini, yüksek maliyetler nedeniyle yatırımlarını Mısır gibi alternatif ülkelere taşıdığını, üretimi küçülttüğünü ve yeni yatırım kararlarını askıya aldığını vurgulayarak, bu tablonun bir "başarı göstergesi" olamayacağını ifade etti.

AVDAGİÇ’İN ENFLASYON ÖNCELİĞİ İFADESİ ÇELİŞKİLİ İDDİASI
İTO Başkanı’nın açıklamasında yer alan "Enflasyonla mücadeleyi tehlikeye atmadan..." ifadesinin kendi içinde derin bir çelişki barındırdığını söyleyen Mustafa Can, son iki yıldır uygulanan yüksek faiz ve sıkı para politikasının faturasının doğrudan üretime kesildiğini belirtti. Bu politikaların üretimi yavaşlattığını, yatırımları durma noktasına getirdiğini ve sanayi kredilerine erişimi imkânsız kıldığını hatırlatan Can, "Hem 'sanayi büyüsün' demek hem de 'mevcut sıkı para politikası değişmesin' diye ısrar etmek kendi içinde büyük bir çelişki taşımaktadır" dedi.

“GÜÇLENEN KAMU HARCAMALARI, ÜRETİM VE İHRACAT DEĞİL”
Mustafa Can’a göre, İTO Başkanı’nın sorması gereken en hayati soru şu olmalıydı: "Türkiye büyüyor ama bu büyümeden sanayici, tüccar ve üreten kesim ne kadar pay alıyor?"

Son yıllardaki büyüme kompozisyonunu incelediklerinde finans sektörünün, kamu harcamalarının ve iç tüketimin büyümeyi yukarı taşıdığını belirten Can; üretim ve ihracatın payının ise aynı ölçüde güçlenmediğini aktardı.

"İTO ÜYELERİ ALKIŞ DEĞİL TEMSİL BEKLEMEKTEDİR"
Açıklamasının son bölümünde İTO yönetimine görevini hatırlatan Mustafa Can, sözlerini şu sert ve net uyarıyla noktaladı: "Eğer İstanbul Ticaret Odası Başkanı hükümete teşekkür etmek yerine üyelerinin sesini duyurmakla yükümlüyse, bu açıklama İTO başkanından çok ekonomi yönetiminin basın müşavirinin kaleminden çıkmış izlenimi vermektedir. Sanayici kan ağlarken, ihracatçı kur baskısından şikâyet ederken, finansmana erişim tarihî ölçüde zorlaşmışken 'ekonominin dayanıklılığı tescillendi' demek sahadaki gerçeklerle örtüşmemektedir. İTO üyeleri alkış değil temsil beklemektedir."TAYFUN ERCAN - KENT YAŞAM