banner136

İşte 15 Temmuz Şehitlerinin son anları

İşte 15 Temmuz Şehitlerinin son anları
14 Temmuz 2017 Cuma 15:32

Darbeye karşı dururken şehit düşen Çankırı'nın yiğit evlatları ve işte o kahramanların son analarına dair hikayeleri...

banner145

Ülke yönetimine silah zoru ile el koymaya çalışan asker üniformalı hainlerin darbe girişimini engellemek için sokağa çıkanlar arasında yer alan Çankırı’nın 9 kahraman evladı şehit oldu. Darbeye karşı dururken şehit düşen Çankırı'nın yiğit evlatları ve işte o kahramanların son analarına dair hikayeleri...

 

-FETÖ kumpasında askeri okuldan atılmıştı-

15 Temmuz gecesi Ankara’da askerin açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden Aydın Çopur’un, FETÖ’cülerin uyguladıkları baskılar sonucu okuldan ayrılmak zorunda kalan öğrencilerden olduğu ortaya çıktı.

 

Endüstri Mühendisi Aydın Çopur, Askerin içerisinde yer alan bir grup cuntanın milli iradeye yönelik başlayan başarısız darbe girişimi sırasında şehit oldu.

 

Kurşunlu’nun tanınmış ticaret erbaplarından Çopurlar ailesinden astsubay Nurettin Çopur’un oğlu olan Aydın Çopur, Ankara Beştepe Jandarma Genel Komutanlığı önünde silahlı darbe teşebbüsünü engellemek üzere toplanan sivil halka arsında yer alıyordu.

Çopur, darbeci askerlerin tanktan sivil halkın üzerine açtığı yaylım ateşinde kurşunların hedefi oldu. Çopur karnına aldığı kurşun yarası sonrasında kan kaybından şehit oldu.

Oğlunun şehit olmak istediğini dile getiren Rukiye Çopur, "Benim çocuğum bir hafta öncesinde bana döndü, 'Anne seni şehit annesi yapayım mı?' dedi.

'Oğlum sen beni nasıl şehit annesi yapacaksın, böyle şeyler konuşma, isterim şehit annesi olmayı ama içim burkuluyor. Sen daha çok gençsin, yaşayacak yılların var' dedim. Haftasına bu olay oldu." dedi.

Kırıkkale Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünden mezun olan Şehit Aydın Çopur’un adını Üniversite de yaşatmak amacı konferans salona “Şehit Aydın Çopur Konferans Salonu” adı verildi. Kurşunlu Çok Programlı Anadolu Lisesi'nin ismi  "Şehit Aydın Çopur Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi" olarak değiştirildi.  Çopur, Kurşunlu Mezarlığında toprağa verildi.

- Erkan Er 44 Yaşında - Orta- Mobilya Ustası -

15 Temmuz hainlerine karşı göğsünü siper edenlerden bir diğer kahramanımız ise Erkan Er oldu. 44 yaşındaki Er, işten eve gelirken MİT'in tarandığını gördü; sonra hemen Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin önüne giderek tankları engellemeye çalıştı. FETÖ'cü alçaklara karşı vatanını son nefesine dek savunan Er'in son cümlesi, “Allah-u Ekber! Bu vatanı siz kazanmadınız, size bırakmayacağız” oldu. Eşi Sibel Er, “Erkan'sız 60 gündür yaşıyorum ama vatansız bir gün bile yaşayamam” diyor. Acılı eş, o geceyi şöyle anlattı:

“Bayramda memlekete gitmiştik, eşim bayramdan sonra dönmüştü, ben ise memlekette kalmıştım. Eşim o gece bizi almaya gelecekti. Cuma günü sabah içim çok sıkılıyordu. Normalde eşimle günde bir kere görüşürüz ama o gün 10 kez görüştüm. 15 Temmuz gecesi 22.30 sularında eşim telefonla aradı, sesi çok heyecanlıydı, 'MİT'e helikopterden ateş ediliyor, bomba attılar, üzerimizden geçti. Canımızı zor kurtardık' dedi. Biraz zaman geçti, tekrar aradı, 'darbe oluyor, Külliye'ye gidiyorum' diyerek hemen telefonu kapattı. Eşimin telefonu sürekli açıktı ama benden daha çok oradaki insanlarla konuşuyordu. Telefondan duyduğum kadarıyla jandarma barikat kurmuş, oradaki halk onu yıkmaya çalışıyordu. Eşim öyle ateşliydi ki anlatamam. Sesinin çıktığı yere kadar bağırarak, 'Siz kimsiniz! Siz bu ülkenin evlatları, askerleri değil misiniz, engelleri aşacağız, sizlere fırsat vermeyeceğiz. Ne yapmaya çalışıyorsunuz, başarılı olamayacaksınız' diye sesleri geliyordu.”

HERKESE MESAJ ÇEKTİ “Eşim, 'bu bir cihattır, vatanını seven vatanına sahip çıksın. Hainler cirit atıyor. Neredesiniz' diye arkadaşlarını aramış, mesaj atmış. İlk helikopter ateş ettiğinde kulağından yaralanmış. Kulağını görmek için de fotoğrafını çekmiş. Eşimin son kez sesini duyacağımı bilmeden tekrar aradım. Son söylediği cümle 'helikopterden ateş ediyorlar. Burada ölen insanlar var' dedikten sonra ses kesildi. Telefonun açık olduğu zamanlarda 'Allah-u Ekber. Bu vatanı siz kazanmadınız, size bırakmayacağız' seslerini duydum. Bir anda Erkan'ın gelmeyeceği hissi oluştu ve bunu da aileme söyledim. Eşim Külliye'nin orada ilk 200 kişinin içinde ve en önde 'darbeye dur' dedi. Jandarmanın önünde Beştepe'den gelen tankların önünde durmuş. Orada göğsünden, karın boşluğundan ve boynundan vurulmuş. Kelime şehadet getirerek kendinden geçmiş, öyle hastaneye götürülmüş. Orada şehit olmuş.”

Şehit Erkan Er'in eşi Sibel Er: “Ertesi sabah Çankırı'dan Ankara'ya geldik. Hastanede şehit olduğunu öğrendik. Eşim Mısır'da, Suriye'de, Bosna Hersek'te yaşanan olayları televizyonda gördüğünde 'keşke ben de oralarda şehit olsam' diye söylerdi ama Allah ona kendi topraklarını savunurken şehit olmayı nasip etti. Mükemmel bir insandı. Eş olarak, baba olarak, patron olarak seçilmiş bir insandı. Eşim 11 yıl annesini sırtında taşıdı. Erkan'sız 60 gündür yaşıyorum ama vatansız bir gün bile yaşayamam. Eşimi toprağa verdikten sonra her gün meydanlardaydım. Yaşadığım gururu kelimelerle anlatamadığım gibi acıyı da anlatamam. Sevgisi ne kadar büyükse acısına dayanmakta o kadar zor oluyor.”

Şehit Erhan Er Çankırı nın Orta ilçesine bağlı Karaağaç köyü köy meydanında yaklaşık 10 bin kişinin katılımıyla son yolculuğa uğurlandı. Şehit’ in eşi oğlu ve yakınları, tabuta sarılarak gözyaşı döktü.

Orta Yatılı Bölge Ortaokulu'nın ismi , Şehit Erkan Er Yatılı Bölge Ortaokulu olarak değiştirildi.

- Hasan Gülhan - 46 Yaşında - Eldivan - Polis-

Başarısız darbe girişiminin savuşturulmasında görev alan otuz altı yaşındaki Eldivanlı polis memuru Hasan Gülhan’ın şahadet haberi geldi. Terörle Mücadele Daire Başkanı Turgut Arslan’ın koruması olan Hasan Gülhan, 15 Temmuz gecesi FETÖ’cü hainlerin saldırısı sonucu Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü önünde şehit düştü. Gülhan’ın Üsteğmen abisi de bir operasyon sırasında şehit olmuştu.


Darbe girişimi sırasında, FETÖ’cü subaylarca TEM Başkanı Turgut Aslan’la birlikte rehin alınan ve elleri, gözleri bağlanarak vurulan koruma polisi Hasan Gülhan şehit oldu. Gülhan son nefesini vermeden önce FETÖ’cü askerlere "Ben şehit kardeşiyim" dedi ama cuntacılar, kafasına kurşun sıktı.


Gülhan’ın ağabeyi olan Üsteğmen Yılmaz Gülhan ise, 2001’de, Malatya’da düşen Casa uçağında şehit olmuştu. 46 yaşındaki polis Hasan Gülhan’ın aynı kaderi paylaştığı şehit ağabeyi üsteğmen Yılmaz Gülhan’ın ise terörist başı Abdullah Öcalan’ı 1999’da Kenya’dan Türkiye’ye getiren özel ekipte olduğu ortaya çıktı. FETÖ terör örgütü ile ilişkisi olan ve el konulan bir okula, darbe girişinin yaşandığı gece Ankara'da şehit olan polis memuru Hasan Gülhan'ın ismi verildi. Okulun yeni ismi Şehit Hasan Gülhan Cumhuriyet Anadolu Lisesi oldu.


Hasan Gülhan’ın naaşı Ankara Adli Tıp Kurumundan alınarak akşam saatlerinde Babaocağı Eldivan ilçesinde düzenlenen cenaze törenin ardından torağa verildi.

 

 

46 yaşında ve 2 çocuk babası olan Hasan Gülhan’ın cenazesi, memleketi Çankırı'da, ağabeyi Şehit Üsteğmen Yılmaz Gülhan'ın mezarının yanına defnedildi.

 

 

 

- Mehmet Ekizceli - 35 Yaşında - Kızılırmak - İşçi-

15 Temmuz gecesi darbe girişimini öğrenir öğrenmez dışarı çıkmak isteyen fakat ailesi tarafından engellenen Şehit Medet Ekizceli’yi vatan, millet aşkı evde tutamadı. Sendikacıydı, emek ve alın teri döken binlerce arkadaşının hak arama mücadelesini yürütüyordu. Yine bir haksızlığı karşı Ülkesini korumak için sokağa çıkmıştı. Arçelik Çayırova Fabrikasında TÜRK-METAL İş Sendikası İşyeri temsilciliğini yürütüyordu.

14 Temmuz 2016 Perşembe günü yıllık iznini geçirmek üzere Ankara’da ikamet eden kayınpederini ziyarete gitmişti. O kahpe kalkışmayı duyar duymaz darbe teşebbüsünü önlemek amacı ile Ankara Büyükşehir Belediyesinde kamyon şoförü olarak çalışan kayınpederi Arif Yavuz ile Etimesgut’ta kamyonla yolları kapattıkları sırada,16 Temmuz 2016 günün ilk saatlerinde hainler ve işbirlikçileri tarafından sivillere açılan ateş sonucu kamyon içerisinde vurularak şehit oldu.

Apar topar ambulansla hastaneye kaldırılan ve karışıklıktan dolayı yanına kimse alınmadan hastaneye götürülen Ekizceli’yi ailesi birkaç gün bulamadı. Şehidin kimliğini ve telefonunu şehit edildiği kamyonette bırakması teşhis edilmesini daha da güçleştirdi.

Kimliği olmayan şehitlerin belediyenin soğuk hava deposuna gönderildiği öğrenildikten sonra otopsisi yapılan Şehit Ekizceli’nin naaşı ailesine teslim edildi. Evli ve 2 çocuk babası olan şehidimiz Medet Ekizceli, 17 Temmuz 2016 Pazar günü doğum yeri olan Tepealagöz Köyünde törenle son yolculuğuna uğurlandı.

Medet Ekizceli’nin eşi Esra Ekizceli, eşinin vefatından sonra 10 ve 6 yaşlarında olan iki çocuğu ile Çankırı’ya yerleşti.


Kızılırmak Çok Programlı Anadolu Lisesinin adı, Medet Ekizceli anısına Kızılırmak Şehit Medet Ekizceli Çok Programlı Anadolu Lisesi olarak değiştirildi.


- Osman Evsahibioğlu - 31 Yaşında - Ilgaz - Mobilyacı-

Osman Evsahibioğlu, annesiz ve babasız büyüdü. 5 yaşında bir aile tarafından çocuk esirgeme kurumundan evlatlık alınan Evsahibioğlu, zorlu yaşamının ardından henüz 31 yaşında FETÖ hainleri tarafından şehit edildi. 15 Temmuz 2016 akşamı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine dışarı çıkan Evsahibioğlu, Ankara'da darbe girişimcilerine karşı eyleme geçen halk arasında bulunuyordu. Beştepe Külliyesi’nin önünde 2 arkadaşıyla birlikte şehadete kavuştu.

Çankırılı Şehit Osman Evsahibioğlu, 31 yaşında ve bekârdı. Ankara’da mobilyacılık yapan Osman Evsahibioğlu’nun anne ve babasının nerede olduğu bilinmiyor. 5 yaşında bir aile tarafından çocuk esirgeme kurumundan alınan Şehit Evsahibioğlu, arkadaşları ile birlikte çok sevdiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine sokağa çıktı. Önce Kızılay’a ardından da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin önüne giden Şehit Osman Evsahibioğlu ve arkadaşları, helikopterden açılan ateş sonucu şehit düştü. Kafasından ve omzundan vurulan Osman Evsahibioğlu, 17 Temmuz’da Kocatepe Camiinde kılınan cenaze namazının ardından Karşıyaka mezarlığına defnedildi.

Osman Evsahibioğlu’nu evlatlık alan kişinin yeğeni olan Bilal Taşdemir, halasının tüm umudunu evlatlık aldığı oğluna bağladığını söyledi. 77 yaşındaki halasının, Osman Evsahibioğlu ile birlikte Ankara’da yaşadığını anlatan Taşdemir, ondan başka çocukları olmadığını ifade etti.

Şehidin ismi, Ankara Altındağ'da  bir ortaokula verildi.

- Serhat Önder - 40 Yaşında - Şabanözü - Kızılay Bölge Başkanı-


Şehit olanların arasında öyle birisi var ki, hayatını yardımlara adamış Şabanözü Bakırlı köyünden Kızılay Küçükesat Şube Başkanı Serhat Önder’den başkası değil.

 

 

Darbe girişimi sırasında "darbe gerçekleşmesin diye uğraşacağız, kendimizi göstereceğiz" diyerek eşi ve çocuklarını da yanına alıp Genelkurmay Başkanlığının önüne giden Türk Kızılayı Küçükesat Şube Başkanı Serhat Önder, darbe girişiminin ilk saatlerinde Genelkurmay Başkanlığı önündeki gruba ateş açılması sonucu hayatını kaybetti.

Almanya’da doğup büyüyen ve Union of European Turkish Democrats adındaki Avrupalı Türk Demokratlar Birliği’nin kurucularından olan Serhat Önder, Türkiye’ye kesin dönme kararı almasının ardından Ankara’ya yerleşti. Kızılay Bölge Başkanlığı görevini yürüten Serhat Önder, 15 Temmuz akşamı köyden henüz gelen annesi ile 1 saat kadar oturabildi. O saatlerde FETÖ’ye mensup hainler tarafından düzenlene darbe kalkışmasından haberdar olan Serhat Önder, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı ile eşi ve çocuklarıyla birlikte sokağa çıktı. Ankara Opera Köprüsü yakınında arabasını eşine verip “Siz geri dönün ben eve sonra gelirim” dedi. Ailesini eve geri gönderirken alçak uçuşlar yapan jetlerden korkan oğluna “Korkma oğlum” dedi. Ve bu, ailesini son görüşü oldu. Darbecilerin Genelkurmay Başkanlığı önüne attığı bombanın hedefi olan Önder, vücuduna giren şarapnel parçaları sebebiyle şehit oldu. Olaylar sırasında kimliğini düşüren Serhat Önder’i bulmak için ailesi karakolları aradı ancak bulamadı. 40 yaşındaki şehit Önder’in cenazesine Numune Hastanesi’nde ulaşıldı.

“Üzülüyorum ama gurur duyuyorum”

Şehidin 16 yaşındaki kızı Hilal Önder, babasının şehit olmasına ilişkin, "Bir yandan üzülüyorum tabi ama Allah herkese şehit olmayı nasip etmez. Gurur duyuyorum." dedi. Babasıyla Genelkurmay Başkanlığının önüne gittiklerini ifade eden Önder, şunları kaydetti: "Her şey aniden gelişti. Babamın telefonunun şarjı bitmek üzereydi bize, 'beni burada bekleyin' dedi ve gitti. Bomba patlayınca kendimizi yere attık sonra annem kardeşimle benim kolumdan tutup koştu. Kendimizi zor kurtardık kurşunların içinden. Sonra babama ulaşmaya çalıştık. Yanımızdan arabalar geçiyordu, 'yaralılar var' diyorlardı. O an zaten içime doğmuştu babama bir şey olduğunu anladım. Arabada sabaha kadar bekledik bir umut, geçen herkesi babam zannettim. Meğerse babam orada şehit olmuş."

2 çocuk babası 41 yaşındaki Serhat Önder, 17 Temmuz günü memleketi Çankırı’nın Şabanözü ilçesi Bakırlı köyünde ikindi namazı sonrasında toprağa verildi. Şehidin ismi, memleketi Çankırı Şabanözü’nde bir imam hatip ortaokuluna verildi.

 

 

- Uhud Kadir Işık - 17 Yaşında - Orta - Öğrenci-

Ankara’da darbecilerin helikopterden açtığı yaylım ateş sonucunda vücuduna isabet eden kurşunlarla şehit olan Uhud Kadir Işık henüz 17 yaşındaydı gencecik bir vatan evladıydı.

Hayalleri, heyecanları, idealleri vardı. 15 Temmuz sabahı Kara Harp Okulu’nda sağlık astsubay olmak için sınava girmişti. Ancak o kap kara gece, körpecik Işık'ın da geleceğini yok etti.

Sağlık Meslek Lisesi Anestezi Bölümü mezunu olan Uhud Işık, babasıyla birlikte Keçiören ve Genelkurmay önündeki gösterilere katılmış ve darbecilerin kurşunlarıyla burada yaralanan kardeşlerine tıbbi müdahalede bulunmaya çalışmıştı. Helikopterden kitle üzerine sıkılan kalleş kurşunların hedefi oldu ve Uhud kardeşimiz oracıkta şehid düştü!

Uhud Kadir Işık’ın (17) Babası Olay oğlunun şehit olduğu olayı şöyle anlattı: 15 Temmuz 2016 Cuma günü Keçiören Aktepe’den Kızılay’a 3 saat yürüyerek vardık. Sabaha karşı Kızılay’a gittiklerinde karşılarında tankları ve ezilmiş arabaları gördük. “Oğluma ‘Sıkıntı var geri dönelim’ dedim. O da bana ‘Madem sonuna kadar gitmeyecektik, niye buraya kadar geldik’ dedi. Bunun üzerine gittik.” dedi. Akay Kavşağı’ndan Genelkurmay’ın önüne döndükleri sırada ben dinlenmek için oturdum ancak oğlunun devam etti. “O sırada Meclis’in içine bomba attılar. Uhud’a telefon açtım, yanıma çağırdım. Bana ‘Gelmeyeceğim ben sağlık mezunuyum. Belki yaralanan olur, yardım ederim’ dedi. ‘Ambulanslar gelir, sen yanıma gel’ dedim. Geldiğinde bir hareketlenme oldu. Ben telefonla görüşüyordum. Sonra tekrar ileri doğru koşmaya başladılar.” Helikopterden yoğun ateş açıldığı sırada ben Emniyet Genel Müdürlüğü içerisinde nöbetçi kulübesine sığındım.

“Oğlumu aradım ama ulaşamadım. Korkuluklardan atlayıp Genelkurmayın önüne koştum. Yaralandığını gördüm, yanında birileri yardım etmeye çalışıyordu. Nefes alıyordu, nereden vurulduğunu görmek için vücudunu açtım. Sırtında üç tane kurşun yarası vardı. Oluk gibi kan akıyordu. Üzerine bastırdım taşıyalım dedim. Orta refüjün oraya gelince bir arabaya bindik. Acil servise geldiğimizde ameliyata aldılar. Bir, iki saat sonra da şehit olduğu haberi geldi. Şehit Işık, Orta'nın Kalfat köyünde defnedildi.

Orta Anadolu İmam Hatip Lisesinin adı, Orta Şehit Uhud Kadir Işık Anadolu İmam Hatip Lisesi şeklinde değiştirildi. Işık'ın adı ayrıca Çankırı Gençlik Merkezi’ne verildi.

Oğlu Işık'ın bayrak sevgisinin çok yüksek olduğunu ifade eden baba Mehmet Işık, Çankırı'nın Kalfat ilçesindeki köylerinin ilk şehidinin de oğlu Uhud olduğunu söyledi. Anne Naciye Işık da çocuklarını vatan ve millet sevgisiyle yetiştirdiklerini belirterek, "Cumhurbaşkanımızın çağrısı ve camilerden verilen selalar bizi çok etkiledi. Küçük çocuğum olmasa ben de giderdim. Oğlum 'Vatan için gideceğim. Türkiye bunu hak etmiyor. Tayyip Erdoğan da bunu haketmiyor. Bu resmen darbe' dedi." ifadelerini kullandı.

15 Temmuz darbe girişiminin sivil kahramanları arasına giren 17 yaşındaki Sağlık Meslek Lisesi Anestezi Bölümü mezunu Uhud Işık, geride gözü yaşlı anne ve babası ile iki kardeşini bıraktı.

 

- Yunus Emre Ezer - 38 Yaşında - Ilgaz - Reklamcı-

İstanbul'da esnaf olan Ilgaz Karataş Köyünden Yunus Emre Ezer, 15 Temmuz hain darbe girişimine engel olmak için Saraçhane’deki Büyükşehir Belediyesi'ne giden Yunus Emre Ezer, darbeci hainler tarafından kalbinden vurularak şehit edildi.

15 Temmuz hain darbe girişimini Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısıyla duyan Yunus Emre Ezer, hemen harekete geçti. Abdestini alıp, evden çıkmadan iki rekat namaz kılan ve namazda Maun suresini okuyan Ezer, “Bu sureyi okuyup Allah'ın yardımını görmediğim bir anım olmadı" demişti.


“Bu geceyi alırlarsa yüz sene daha ellerindeyiz”

 

Darbe girişimi gecesi kardeşiyle birlikte 00.15’te Güngören’den yola çıkan Yunus Emre Ezer, ilk olarak Vatan caddesindeki Emniyet Müdürlüğü binasının bulunduğu noktaya gitti. Ancak orada olayların kontrol altın alındığını görür görmez Saraçhane’deki Büyükşehir Belediyesi binasının önüne yöneldi. Eşi Fatma Ezer ile şehit olmadan 15 dakika önce son kez telefonla görüştü. Eşi Fatma Ezer en son aradığında ise telefon kendiliğinden açıldı. Yunus Emre Ezer, eşini duymadı ama eşi onun kardeşiyle olayların ortasındaki konuşmasını duydu. Ezer kardeşine, “Yürü Faruk yürü, bu geceyi alırlarsa yüz sene daha ellerindeyiz” diyordu. Yunus Emre Ezer, kalbini hedef alan darbecilerin kurşunu ile olduğu yerde şehit oldu.

 

 

 

 

38 yaşındaki bir çocuk babası Yunus Emre Ezer’in cenazesi Fatih Camisi'nde kılınan namazın ardından Edirnekapı Şehitliği'ne defnedildi. Ezer'in tabutuna Başbakan Binali Yıldırım'da omuz veren isimler arasında yer aldı. Yunus Emre Ezer’in anısına Fatih'te bir ilkokula adı verildi.

 

 

- Yusuf Çelik -  Merkez - Pazarlamacı-

 

 FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Genelkurmay Başkanlığı girişindeki tankların önüne yatan Yusuf Çelik'in, kahramanlık hikayesi ise gururlandıran cinsten. Çankırılı Yusuf Çelik, özel bir şirkette pazarlama bölümünde çalışıyordu. Darbe girişimini duyar duymaz sokağa koşan Çelik, Genelkurmay önüne ilk gelen kişiler arasındaydı, telefonunu dahi yanına almamıştı.


- Tankların üstüne yürüyen Tüneyli Yusuf Çelik-

Darbeci askerleri protesto eden grubun başını çeken Çelik, en önde hareket edip tankların bulunduğu yere ulaştı. Hain kalkışmayı engellemeye çalışan Çelik, görgü tanıklarının ifadesine göre tankların önüne yattı. Ancak insanlıktan nasibini almamış yaratıklar kendi insanına; Çelik'in bulunduğu bölgeye doğru ateş açmaya başladı. Açılan ateş sonucu yaralanan Yusuf Çelik'i vatandaşlar güvenli bir bölgeye götürdü. Büyük bir kahramanlık örneği gösteren, Tüneyli Yusuf canı pahasına darbeyi engellemeye çalışırken şahadet şerbetini içenler kervanına katıldı.


Çelik'in ağabeyi Mehmet Vahit Çelik, kardeşinin o gece darbe girişiminde bulunulduğu haberini alır almaz evden çıktığını söyledi. Kardeşinin o gün nereye gittiğini bilmediklerini dile getiren Çelik, "Eşi o gece kendisinden haber alamadı. Ertesi gün kullandığı araç Genelkurmay Başkanlığı civarında bulundu. Pazar günü de Adli Tıp Kurumundan arandık. Kardeşimin şehit olduğu haberini verdiler." ifadelerini kullandı.


-İçine doğmuş gibi gömüleceği yeri gösterdi-

Çelik, kardeşinin Genelkurmayın bulunduğu bölgede nasıl hayatını kaybettiğini bilmediklerini, önceki gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daveti üzerine "Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde Şehitleri Anma Programı"na katıldıklarını belirtti. Program çıkışında "Dakika Dakika FETÖ'nün Darbe Girişimi" kitabından aldıklarını belirten Çelik, şu değerlendirmede bulundu: "Eve geldiğimizde kardeşimin eşi, kitapta Yusuf'un tankların önüne yattığı sırada çekilen fotoğrafını gördü. O ana kadar kardeşimin orada ne yaptığını, nasıl hayatını kaybettiğini hiç bilmiyorduk. Tankların önündeki fotoğrafı görünce orada hayatını kaybettiğini anladık. Ramazan Bayramı öncesinde de memleketimiz Çankırı'nın Tüney köyüne gitmiştik. Buradaki mezarlık ziyareti sırasında Yusuf, akrabalarımızın bulunduğu alanı göstererek 'Burası bize uygun' demiş, defnedilmek istediği yeri göstermişti. Meğer malum olmuş."


Nasıl şehit edildiğini fotoğraftan gördüler

 

Şehit Yusuf Çelik’in acılı ailesi uzun süre onun nasıl şehit olduğunu bilmiyordu. "Dakika Dakika FETÖ'nün Darbe Girişimi" kitabında, Çelik'in Genelkurmay Başkanlığı girişinde tankların önüne yattığı sırada çekilen fotoğrafını gören aile, fotoğrafı çeken muhabire ulaştı. Yusuf Çelik'in şehit olmadan önceki son fotoğrafını çeken AA Foto Muhabiri İzgi, o anları ailesiyle paylaştı. Ailesi, darbecilerin açtığı ateş sonucu şehit olan çocuklarının kahramanlık hikayesini gözyaşları içinde dinledi.

Çelik gibi pervasız yürüdü şehadete yürüyen 3 çocuk babası Yusuf Çelik, ikindi namazı sonrasında tekbirlerle Çankırı Tüney köyünde defnedildi. Çankırı Rehberlik Araştırma Merkezinin adı, Şehit Yusuf Çelik Rehberlik Araştırma Merkezi şeklinde değiştirildi.


Çankırı Postası

Yorum Gönder

@name x