Ozon tedavisinin sistemik veya lokal yöntemlerle uygulanabildiğini belirten uzmanlar, tedavinin özellikle kas-iskelet sistemi ağrıları ve hastalıklarında kullanılabildiğini söylüyor.

Ozonun düşük dozlarda vücudun antioksidan savunma sistemini aktive ederek etki gösterdiğini ifade eden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Asiye Gülsüm Kakı, “Vücuda ozon verildiğinde dolaşımdaki oksijen miktarı artar, ödem ve ağrı mediatörleri azalır. Böylece kişinin iyilik hali desteklenir.” dedi. Tedavinin herkese uygulanamayacağına dikkat çeken Dr. Kakı, ozon tedavisi öncesinde hastanın genel sağlık durumunun değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Asiye Gülsüm Kakı, ozon tedavisinin vücutta nasıl etki gösterdiği, hangi durumlarda kullanılabildiği ve tedavi öncesi-sonrasında nelere dikkat edilmesi gerektiği hakkında açıklamalarda bulundu.

Ozon tedavisi sistemik veya lokal yöntemlerle uygulanabiliyor!

Ozon molekülünün 3 oksijen atomundan oluştuğunu hatırlatan Dr. Asiye Gülsüm Kakı, “Tıbbi ozon olarak kullandığımız ozon doğada da bulunan ozondan farklı olarak saf oksijenden elde edilir.” dedi.

Çankırı’da çocuklara kuduz farkındalığı ve hayvan sevgisi aşılandı
Çankırı’da çocuklara kuduz farkındalığı ve hayvan sevgisi aşılandı
İçeriği Görüntüle

Ozon tedavisinin amacına göre sistemik veya lokal yöntemlerle uygulanabildiğini aktaran Dr. Kakı, “Hasta değerlendirildikten sonra hangi yöntemin uygulanacağına karar verilir. Eğer sistemik bir etki isteniyorsa majör ozon denilen, hastanın kanıyla yapılan ozon, serum ozon, rektal ozon ya da sauna ozon tedavileri tercih edilebiliyor. Kişide eğer lokal bir şikayet varsa daha lokal etki eden tedaviler uygulanabiliyor.” şeklinde konuştu.

Ozon, vücudun antioksidan savunma sistemini aktive ediyor!

Ozonun vücuda nasıl etki ettiği hakkında bilgi veren Dr. Kakı, “Ozon aslında oksidan bir gazdır. Vücuda yeterli ve düşük dozlarda verildiğinde vücudun antioksidan sistem denilen savunma sistemini aktive ederek vücudun kendi kendini iyileştirme kapasitesini arttırma yöntemiyle etki eder.” dedi.

Vücuda ozon verildiğinde dolaşımdaki oksijen miktarının arttığını, ödemin azaldığını ve ağrı mediatörlerinin azaldığını kaydeden Dr. Kakı, “Böylece kişinin iyilik hali desteklenir. Ağrıda azalma ve fonksiyonel kapasitesinin artması sağlanır.” ifadelerini kullandı.

Ozon tedavisi herkese uygulanamıyor!

En çok kas iskelet sistemi ağrılarında ve kas iskelet sistemi hastalıklarında ozon tedavisinin uygulandığına işaret eden Dr. Asiye Gülsüm Kakı, “Fibromiyalji, kronik yorgunluk sendromu, Covid sendromu, tendenitler, bursitler, eklem patolojileri, bel fıtıkları, boyun fıtıkları, diz yaralanmaları, ortopedik eklem yaralanmaları, spor yaralanmaları ya da diyabetik ayak yaralanmaları gibi mevcut durumlarda ozon tedavisi kullanılabiliyor.” dedi.

Ozon tedavisinin herkese uygulanamayacağına dikkat çeken Dr. Kakı, “Hastada glikoz 6 fosfatlı hidrogenez eksikliği mevcut ise, kontrol edilemeyen hipertiroid varsa, kontrol edilemeyen kanama problemi var ise ve kişinin hemodinamisi ozona uygun değil ve ozonla ilgili alerjik bir reaksiyon öyküsü mevcut ise bu hastalarda ozon tedavisi uygulanamaz.” açıklamasını yaptı.

Ozon tedavisi öncesi hastanın genel durumu mutlaka değerlendirilmeli!

Ozon tedavisi öncesi ve sonrası nelere dikkat edilmesi gerektiğine de değinen Dr. Asiye Gülsüm Kakı, sözlerini şöyle tamamladı:

“Hekim tarafından hasta değerlendirildikten ve ozon tedavisine uygun görüldükten sonra tedavi öncesi hastanın tokluk ve açlık durumu ile yeterli miktarda sıvı alıp almadığı sorgulanmalı. Geçirdiği enfeksiyonlar ve mevcut klinik tablosu gözden geçirildikten sonra ozon tedavisine başlanmalıdır. Ozon tedavisi aldıktan sonra hafif yorgunluk, uyku hali, baş ağrısı gibi semptomlar olabileceği bilgisi de hastayla muhakkak paylaşılmalı.”

Kaynak: Bülten