NİHAT DOĞAN ÖLDÜ (!)



 Flaş! Flaş! Flaş!

Ajanslara son dakika olarak düşen bir haberle karşınızdayız. Ünlü sanatçı, akşam saatlerinde işyerinden evine dönerken geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetti. Hatalı sollama sonucu gerçekleşen kazada ünlü oyuncu, şarkıcı, aktör Nihat Doğan sevenlerini yasa boğdu. Seda Sayan'la ilişkisi üzerine halkın yakından tanıdığı ismin cenazesi, yarın öğle namazına müteakip Teşvikiye Camii'nden kaldırılacak. Cenazeye birçok ünlü isim ve siyasetçilerin katılımı bekleniyor.





Tüm ekranlarda buna benzer haberler yayınlanırken, ekranın alt kısmında beyaz fontla şu kelimeler sıralanıyordu. Diyarbakır'ın Sur ilçesinde pkk'lı teröristlerin kurduğu hain mayın sonucunda 2 özel hareket polisi ve 1 uzman çavuş şehid oldu. İsimlerine dahi yer ayrılmayan üç tane şehidin evine ateş düşmüştü işte. Zaten ateş düştüğü yeri yakmıyor muydu sadece. Ama o ateş söndürülmezse yakacaktı tüm ocakları...


Televizyonun kanallarını gezen evin beyi hemen hemen tüm kanallarda; Nihat Doğan'ın geçmişte yaptığı konuşmaları, söylediği şarkıları izlemekten sıkılmıştı. "Hanıııım, meyve soyda yiyelim" diye bağırdı mutfaktaki eşine. Elindeki meyve tabağıyla odaya giren evin hanımı, televizyondaki haberi gördü ve şaşkınlığını gizleyemeyerek sordu

"Aaaa Nihat Doğan mı ölmüş? Nasıl olmuş? Kaza mı? Vahhh vaaahh. O çok gençti yaa"

Alttaki şehid haberini görmedi bile garibim kadın. Spor haberlerini görmeye alışıktı o kısımda. O yüzden hiç ilgisini çekmiyordu. Görmüyordu o şuan şehidin babasının gizli gözyaşlarını. Duyamazdı ki şehidin evindeki feryatları. Yetim kalan sabilerin gözyaşlarını silemezdi.


"He yaaa trafik kazası geçirmiş. Hatalı sollamadan olmuş."
 dedi evin beyi parmağıyla meyve isteyerek. Bir yandan meyvelerini yiyor diğer taraftan tüm kanalları geziyorlardı. Ölüm haberinden sıkılmış olacaklar ki geçmişte Nihat Doğan'ında katıldığı Survivor'ı izlemeye başladılar. Ne güzel programdı bu! Yarışmacılar, açlığa, vahşi hayvanlara katlanıyorlardı. Arkadaşları için yemeklerinden vazgeçiyorlardı. 


Oysa aynı saatlerde farklı bir çatışma oluyordu, bir asker yaralanan polisin üzerine yatarak siper alıyordu. Çünkü o evliydi. Onun yaşamaya daha çok ihtiyacı var diye düşünüyordu... Hem kimsenin bilmesine de gerek yoktu. Allah bilsin yeterdi!

...

Ertesi gün öğle saatleri olduğunda, lüks arabaları ile siyah gözlük ve siyah elbiselerle gelmişti tüm ünlüler cenazeye. Kimler yoktu ki; şarkıcılardan aktörlere, siyasetçilerden futbolculara. Kavga ettiği Nouma bile gelmişti cenazaye. Namaz kılındı tabut sırtlandı ve alkışlar eşliğinde mezarlığa götürüldü ünlü isim. Siyah gözlükler ağlıyormuş gibi yapmayı çok kolaylaştırıyordu.Eski popülerliğini kaybetmiş ünlülere fırsattı bu. Kendilerini göstermenin tam zamanıydı. Zira tüm medya oradaydı... Evet tüm medya oradaydı.

Aynı saatlerde farklı illerde üç tane daha cenaze vardı. Alışmıştı artık halk şehid haberlerine hem elden birşey gelmezdi ki! Can sıkmakla kalınırdı öğrenince. Bu yüzden habercilerde gitmiyordu pek Şehid cenazelerine. Bir kaç ajans ve yerel kanallar vardı bu cenazelerde.


Baba ocağına getirilen şehid cenazesi, çıkıyordu işte kapıdan. Kerpiçten tuğlalı duvarlar, saçlarla yapılmış çatı. Tahtadan pencere ve pencerede asılı ay yıldız bayrak... Askere giderken omuzunda taşıdığı diğer bayrak tabut örtüsü olmuştu ismini dahi bilmediğimiz şehidin. Cenaze namazı kılındıktan sonra küçük bir kız çoçuğu:


"Anne babam beni duyar mı?"
diye sormuştu. Kimse cevap veremiyordu bu soruya. Cevap alamayacağına anlayan yavrucak koştu babasının yanına. Tabuttan babasını öpmeye çalışıyordu. Kokusunu son kez olsun içine çekmek istiyordu. Şuan bilmiyordu belki ama babası onu çok uzak bir yerde bekliyor olacaktı...


Garipti şehid bu dünyada, cenazesi mi garip olmayacaktı? İstemezdi zaten gösteriş budalalarını. O daha ilk kanı yere düşerken kimlerle beraber olacağını görmüştü. Şehidlerin piri Hz Hamza karşılamıştı onu. Ama biz göremiyorduk, duyamıyorduk.


Zira duysaydık şu feryat uyandıracaktı bizi gaflet uykusundan:

"EY ÖLÜLER! ALLAHIMIN VADİ ÜZERE BEN DİRİYİM, ÖLMEDİM. AMA BEKLEDİM CENAZEME YADA BİR FATİHAYA! BENİM İÇİN DEĞİL BELKİ DİRİLİRSİNİZ DİYE SİZİN İÇİN... 


Not:  Makele başlığı gerçeği yansıtmayan okuyucu ile ironi kurulması için yazılmış bir başlıktır. 
(!) işareti başlığın  alaycı bir uslupla yazıldığını anlatır. Nihat Doğan ölmemiştir hala hayattadır ve kendisine uzun ömürler dileriz. 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mehmetali
Mehmetali - 4 yıl Önce

Gercekten aynen boyle. Hislerimizi yitiriyoruz. Kaleminize sağlık

Gökhan Yazılı
Gökhan Yazılı - 4 yıl Önce

Hislerimize tercüman olmuşsunuz.Yüreğinize sağlık.

Muhammed ölmez
Muhammed ölmez - 4 yıl Önce

Ağzına yüreğine sağlık.
Bütün insani duygularını yitiren bi toplum haline geldik. Sehit haberlerini duyup 5 dakka sonra başlayan dizimize yoğunlasiyoruz. Ateş düştüğü yeri yakiyor.
Biz ne zaman bu kadar merhametsiz olduk.. sehitlerimize değil dizi kahramanlarına bisey olduğunda o rol o yapmacik senaryolara vah vah eder oldu bu toplum.. Rabbim hidayet ver!

ibrahim şentürk
ibrahim şentürk - 4 yıl Önce

tebrikler çok güzel yazi....

Remziye ÇELİK
Remziye ÇELİK - 4 yıl Önce

Yıl 2007 ve aynı anda 12 şehidimiz var basın medya sosyal medya uykuda
Sadece bir yada iki şehit haberi diğerlerinden haberdar değiliz
Gündemde bomba gibi haberler Ünlünün biri canı et çekmiş diye özel uçağıyla yurt dışına uçar
Aşk-ı Memnu dizisi Yaprak dökümü kim kimin koynunda
Bombanın en büyüğü de Fatma Gülün suçu ne
Midemi bulandıran bu dizeler ve buları zirveye taşıyan izleyeceklere
Tv den tiksindim izlemiyorum artık
Yazı muhteşem kaç kişi okur tartışılır
Yazın bakalım gır gır şamata bakın nasıl ilgi duyuluyor
Bu ülkede bayrağımız dalgalanıyorsa
Mustafa Kemal ve askeri eli kınalı on beşliler analar babalar dedeler bebeler
Çanakkale'ye gidip dönmeyenler
Ve hala Namus şeref vatan bayrak için şehit olan mehmetcikelrimizin hakları helal midir bu duyarsızlığa
Saygılar Kalemin belini kırmaya çalışan kendince bir şair Ne Mutlu Türküm Diye.

Erdinç Hatinoğlu
Erdinç Hatinoğlu - 4 yıl Önce

Algi yönetimi dediğimiz bir sey var. Büyük fontlar ile Nihat doğan öldü yazıp tekrar resimi buyuk verip görsel zekaya hitap ederseniz tabikide önceki haber okunur.

gizem polat
gizem polat - 2 yıl Önce

bedesenviyoum