banner198

Şahin'in parlamenter sistem özlemi! Mumla arıyoruz...

Deva Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. İdris Şahin, “Parlamenter sistemi daha güçlendirilmiş şekliyle milletimize tekrar yönetim sistemi olarak getirmeyi beceririz” dedi.

Şahin'in parlamenter sistem özlemi! Mumla arıyoruz...
banner145

Deva Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. İdris Şahin, “Parlamenter sistemi daha güçlendirilmiş şekliyle milletimize tekrar yönetim sistemi olarak getirmeyi beceririz” dedi.

Gazetecilerin tutuklandığı MİT yasa değişikliğinin altında imzası olan eski AK Parti Çankırı Milletvekili ve DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı İdris Şahin, cezaevindeki gazetecilerin infaz indirimi kapsamı dışında tutulması konusundaki görüşlerini ANKA’ya anlattı. Kamuoyuna açıklanmış bilgileri yazdıkları gerekçesiyle gazetecilerin tutuklanmasının yanlış olduğunu belirten Şahin, Meclis'te kabul edilen infaz yasasının Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu söyledi.

Yaklaşık 90 bin mahkuma af getiren İnfaz Teklifi Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı. Yasa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da onaylamasının ardından yürürlüğe girecek.  

Yasada, MİT Yasası'na muhalefet suçları infaz indirimi kapsamı dışına çıkarıldı.  Bu nedenle, son dönemde MİT Kanunu’na muhalefetten tutuklanan 6 gazetecinin infaz indiriminden yararlanması engellendi.

Gazetecilerin tutuklanmasına yol açan ve 2014 yılında yürürlüğe giren MİT Yasasının altında, eski AKP Çankırı Milletvekili ve DEVA Partisi kurucu üyesi İdris Şahin'in imzası bulunuyor.

DEVA Partisi’nde Seçim İşleri Başkanlığı’nı yürüten Şahin, ANKA'nın sorularını yanıtlarken, o dönem yasaya neden ihtiyaç duyulduğunu, gazetecilerin tutuklanması ve infaz indirimi kapsamı dışında tutulması konusunda görüşlerini anlattı.   

"Tutuklamalar Yanlış"

2014 yılında MİT yasa teklifinin görüşmelerinde MHP’nin muhalif olduğunu belirten Şahin şöyle konuştu:

“Grup Başkanvekilleri de Oktay Vural ve Mehmet Şandır idi. Bu maddenin yorumlanmasını bizden talep etti. O günkü Meclis tutanaklarında vardır. Asılsız haber yapanlar ve MİT mensubu ve ailelerini ifşa edenlerin ceza almalarını öngören bir düzenlemeydi. Yoksa Meclis’te açıklanmış, cenaze törenine de o yörenin siyasi erklerini çağırmak suretiyle alenileştirilmiş bir törenin buna bağlı olarak da teşkilatın çelenginin haber yapılmış olmasının bir MİT mensubunun kimliğinin ifşa edilmesinden bahsedilemez. Dolayısıyla bu kanuni düzenleme yapılırken 'asılsız haberler' kastediliyordu.

Burada bir asıl haber var. Rahmeti rahmana kavuşmuş bir mensubumuz var. Bu olayla ilgili Meclis gündeminde dokunulmazlığı olan bir milletvekilinin açıkça beyanı var. TBMM kürsüsünden söylemiş olmakla birlikte 83 milyona ifşa edilmiş bir hadise söz konusu.

83 milyonun bildiği ve Meclis kürsüsünden ifade edilmiş bir konunun haber yapılmış olmasının bu kanunun özüyle örtüşmediği açık şekilde ortada. Arkadaşlarımız kanunun gerekçesine bakarsa burada ne murad ettiğimizi çok net görürler. Sadece bir kanun çok açık değilse orada açılır kanun yapanların neyi murad ettiklerine dair görüşme tutanaklarına bakılır. Kanunun gerekçesiyle şu an itibariyle mahkemelerin değerlendirmesi dışında bir düzenlemenin olduğunu da çok rahat görebilirler. O gün MHP Grup Başkan Vekilleri Oktay Vural ve Mehmet Şandır’a bizim o günkü iktidar mensupları olarak vermiş olduğumuz cevap buna yöneliktir.”

"Bahçeli Meclis'e Gelerek Yasayı Sahiplendi"

O dönemin şartlarında bu kanuna ihtiyaç olduğunu savunan Şahin, “Bu infaz yasasına ilişkin düzenlemede benim şahsi kanaatim bu konuyla ilgili çok net açıklamalar yaptım, bu yasanın gerçek sahibi hakkında. Çünkü gece yarısı sayın Devlet Bahçeli geldi ve teklif ettiği bu kanunu da sahiplendi” dedi.

Şahin 6 gün önce sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayı yineledi:

“TBMM Genel Kurul'da görüşülmekte olan İnfaz Paketi, mevcut yasaların eksiklik ve hatalarını giderme amacından uzak, toplumun ihtiyaçlarını karşılamayan üstelik birçok eksik ve hatayı bünyesinde barındıran bir tekliftir. Toplumun geniş kesimini etkileyen, niteliği gereğince gizli bir özel af olan bu düzenleme, uzun zamandır TBMM’nin yasa yapma sürecindeki keyfiyetin, toplumsal mutabakata önem verilmemesinin, tüm partilerin, baroların, görüş ve önerilerinin dikkate alınmamasının bir tezahürüdür.

Oysa kamu vicdanını etkileyen ve adalete güveni yeniden inşa etmesi gereken bu infaz paketi belirli uzlaşı kriterlerini dikkate alsaydı, bütüncül ve kapsayıcı bir nitelik kazanabilirdi.

Gelin oylamadan önce TBMM Genel Kurulunda milletimizin vicdanının sesine kulak verelim.”

Anayasaya Aykırı

Düzenlemenin ihtiyaçları karşılamadığını ve Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirten Şahin, şu görüşleri savundu:

“Özellikle 2003 Türk Ceza Kanunu değişiklikleri yapılırken bu kanuna emek vermiş olan hukukçular İzzet Özgenç, Adem Hoca ve Mahmut Hoca’nın açıklamış olduğu ortak bir bildiri var. Ülkenin ihtiyaçlara göre hazırlanmasını isteyecek bir bildiri yayınlamışlardı. Orada da görüldüğü üzere ciddi bir keyfiyet ve sorumsuzluk söz konusu. Özellikle MİT yasasına ilişkin bu düzenlemeyi de önergeye koydular. Burada benim gördüğüm bu önergelerle son döneme kamuoyuna mal olmuş bir kısım soruşturmalar sonrasında tutuklanmış gazetecilerin bu düzenlemenin dışında tutulmaya yönelik olarak atılmış adımlardır. Önergelerin bir tek amacı vardır.” .

"Gazetecilerin Yararlanmamasına Yönelik Bir Adım"

 İnfaz düzenlemesinin 1 yıllık bir çalışma olduğunu söyleyen Şahin, “Başlangıç itibariyle infaz düzenlemeleri geçerken akıldan bile geçmeyen ancak sonraki gelişmelerle gündeme gelen bir kısım soruşturma ve kovuşturmalarda ismen kamuoyuna yansımış gazetecilerin özellikle bu yasadan yararlanmamasına dönük bir adım olarak görüyorum bu önergeyi” dedi.

Parlamenter sisteme dikkat çeken Şahin, şöyle devam etti:

“MİT Kanunu’ndaki yapılan bu düzenleme bu Meclis’te görüşülmek üzereyken zannedersem ya demokratikleşme paketi görüşmelerinde Oktay Ekşi ve Şamil Tayyar bizi basın suçları konularında uyarması sonucunda teklifin ilk halinden genel kuruldaki yasalaşma sürecine kadar çok farklı değişikliklerinin olduğunu incelediğiniz takdirde görürsünüz. O günkü şartlarda 2014 yılında kim ne derse desin parlamentonun çok etkin olduğunu ve yasama faaliyetlerinde milletvekillerinin görmüş olduğu eksiklikleri hem komisyonda hem de genel kurulda rahatlıkla değiştirilebildiği ortamı yaşıyorduk. Parlamenter sistemin güzellikle o günkü şartlarda oydu fakat onun da kıymetini bilemedik. Bugün mumla arıyoruz. İnşallah parlamenter sistemi daha güçlendirilmiş şekliyle milletimize tekrar yönetim sistemi olarak getirmeyi beceririz diye düşünüyorum.”

Kaynak: ANKA Haber Ajansı

Çankırı Postası

Güncelleme Tarihi: 15 Nisan 2020, 18:41
YORUM EKLE
YORUMLAR
Çankırılı
Çankırılı - 3 ay Önce

İdris senden be partinden bir şey çıkmaz proje partisi hiç bir zaman yerli ve milli olmaz ancak dışarıya ve kendilerine çalışırlar bu nedenle millet uyanık ve eski türkiye geride kaldı bunu ilk denemede göreceksiniz

ABBAS
ABBAS - 3 ay Önce

Dertten deva olmaz.

SIRADAKİ HABER