Dünya sofralık zeytin üretiminde ilk sırada, zeytinyağı üretiminde ise ikinci sırada yer alan Türkiye, zeytin ve zeytinyağı sektöründe yeni sezona yüksek rekolte beklentisiyle hazırlanıyor.
Sektör temsilcileri, üretim potansiyelinin daha güçlü şekilde değerlendirilmesi, markalı ürün ihracatının artırılması ve uluslararası pazarlarda rekabet gücünün yükseltilmesi için veri odaklı yönetim, dijital takip sistemleri ve öngörülebilir politikaların önemine dikkat çekiyor.
Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, 2026 yılının ilk yarısında Türkiye'nin zeytin ve zeytinyağı ihracatında gerileme yaşandığını belirtti.
Uygun, "2026 yılının ilk altı ayında Türkiye geneli zeytin ve zeytinyağı sektör ihracatımız miktar bazında yaklaşık 59 bin ton, değer bazında ise 187 milyon dolar olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı dönemine göre toplam sektör ihracatımızda miktar ve değer bazında yüzde 30 oranında gerileme yaşandı." dedi.
Gerilemenin nedenleri arasında iklim krizinin rekolte üzerindeki olumsuz etkileri, artan üretim maliyetleri, geçmiş dönemlerde uygulanan ihracat kısıtlamaları ve küresel piyasalardaki talep daralmasının bulunduğunu ifade eden Uygun, yeni sezon beklentilerinin ise olumlu olduğunu söyledi.
Yüksek rekolte fırsata dönüştürülmeli
Yeni sezonda yüksek rekolte beklendiğini belirten Uygun, üretim kapasitesinin doğru stratejilerle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Uygun, "Bu tablo, ülkemizin sahip olduğu kapasiteyi etkin değerlendirmesi, pazarlarda sürekliliği sağlaması ve Türk ürünlerinin uluslararası konumunu güçlendirmesi açısından önemli bir fırsat sunmaktadır. Yeni sezonda üretim gücümüzü doğru pazarlama stratejileri, öngörülebilir politikalar ve güçlü tanıtım faaliyetleriyle desteklemeliyiz." diye konuştu.
İhracat destekleri ve AB kotası gündemde
Türkiye'nin küresel pazarlarda daha güçlü rekabet edebilmesi için ihracat desteklerinin yeniden hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Uygun, markalı ürünlerle doğrudan tüketiciye ulaşmanın önemine dikkat çekti.
Avrupa Birliği'nin Türk zeytinyağına uyguladığı 100 tonluk kotanın rekabet gücünü olumsuz etkilediğini ifade eden Uygun, güncellenecek Gümrük Birliği sürecinde zeytinyağı için en az 60 bin tonluk gümrüksüz kota talep ettiklerini söyledi.
Uygun ayrıca, Birleşik Krallık ile yürütülen Serbest Ticaret Anlaşması görüşmelerinde zeytin ve zeytinyağının stratejik ürün olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Üretim süreci dijital olarak takip edilecek
Sektörde veri odaklı yönetim sistemlerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Emre Uygun, bu kapsamda Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü ile iş birliği yaptıklarını açıkladı.
Uygun, tarladan sıkım tesislerine, depolardan ambalajlama sürecine kadar tüm aşamaların izlenebileceği "Çevrimiçi Zeytinyağı Üretim Takip Sistemi" üzerinde çalışma yürütüldüğünü belirtti.
Dijital altyapının hayata geçirilmesiyle kayıt dışılığın önüne geçileceğini ve gerçek stok miktarlarının anlık olarak takip edilebileceğini ifade eden Uygun, böylece ani fiyat değişimlerine karşı yasaklayıcı değil, veri temelli ve öngörülebilir politikaların geliştirilebileceğini kaydetti.




