Çankırı’da hemzemin geçitleri devre dışı bırakmak ve ulaşımı rahatlatmak amacıyla alternatif güzergâh olarak inşa edilen dağ yolu, yaşanan heyelan ve zemin kaymaları nedeniyle trafiğe kapatıldı. Milyonlarca lira harcanarak defalarca onarılmaya çalışılan yolun son durumu, yıllardır dile getirilen eleştirileri yeniden gündeme taşıdı.
Çankırı-Ankara karayolunda hemzemin geçitleri by-pass etmek amacıyla hayata geçirilen ve 2013 yılında hizmete açılan 7 kilometrelik D-765 dağ yolu, yaşanan heyelan nedeniyle ulaşıma kapatıldı. 2009 yılında dönemin Çankırı Valisi Ali Haydar Öner tarafından başlatılan proje kapsamında inşa edilen yolda meydana gelen zemin kaymaları üzerine güzergâh karşılıklı olarak araç trafiğine kapatıldı.
Dağ yolunun kapatılmasıyla birlikte ulaşım, eski güzergâhta olduğu gibi Süleymanlı köyü ve hububat depolarının bulunduğu yol üzerinden sağlanmaya başlandı.

Ekonominin sırtına ağır yük
Yaklaşık 13 yıldır kullanılan dağ yolu, hizmete girdiği günden bu yana yaşanan zemin hareketleri ve bozulmalarla gündemden düşmedi. Her yıl farklı bölümlerinde meydana gelen çökmeler ve kaymaların giderilmesi için milyonlarca liralık tamirat çalışması yapıldı. Bazı bölümlerde fore kazık uygulamasıyla yolun güçlendirilmesine çalışıldı. Ancak yaşanan son heyelan, yapılan müdahalelerin kalıcı çözüm sağlayıp sağlamadığı sorusunu yeniden gündeme getirdi.

Çankırı Postası Genel Yayın Yönetmenimiz Ercan Şeker de yıllar önce yolun durumuna dikkat çekerek, Çankırı'ya girişte sürücülerin yaşadığı sarsıntıyı eleştirmişti. Şeker, “Çankırı'ya insanlar ilk girişte patates tarlasında gibi hoplayıp zıplayarak giriş yapıyor. Ana yollarımız hâlâ sathi kaplama. Buraya harcanan parayla 40 hemzemin geçide üst geçit yapılırdı. Derhal bu güzergahtan vazgeçilmelidir.” sözleriyle projeye yönelik tepkisini dile getirmişti.
Bugün gelinen noktada, milyonlarca lira harcanarak onarılmaya çalışılan dağ yolunun yeniden trafiğe kapatılması, projenin maliyeti ve kalıcı çözüm üretilememesi konusundaki tartışmaları bir kez daha alevlendirdi.






