Çankırı Karatekin Üniversitesi Gıda Mühendisliği Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüdayi Ercoşkun, Çankırı’nın yer altında henüz keşfedilmeyi bekleyen ekonomik değeri yüksek büyüklükte lityum madeni olabileceği tahmininde bulundu.

Gündem Özel programında Çankırı Postası Genel Yayın Yönetmeni Ercan Şeker’in sorularını yanıtlayan Doç. Dr. Hüdayi Ercoşkun, Tuz ve Çankırı’nın yer altı zenginliklerine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Çankırı’nın henüz yeraltı tuz haritasının olmadığına dikkat çeken Ercoşkun, “Maalesef henüz bir yeraltı tuz haritamız yok. Bu önemli bir çalışma ve MTA veya özel sektör tarafından yapılması gerekiyor. Anadolu, bir leğen gibi düşünülmeli. Bu leğenin içerisinde milyonlarca ton su var ve suyun içinde birçok element var. Suyun içinde en iyi çözünen maddelerden biri tuzdur. İlk çökenler, suyun içinde çözünürlüğü en düşük olan maddelerdir. Dolayısıyla tuz madeni aşağıdan yukarıya doğru çıktıkça bileşim değişir. En üstte ise en saf tuz kalır.” şeklinde konuştu.

Çankırı'da 2 jeotermal kaynak ruhsatı verilecek Çankırı'da 2 jeotermal kaynak ruhsatı verilecek

Çankırı'da da lityum yataklarının olabileceği tahmininde bulunan Ercoşkun,” 1000 metrelik bir sondaj açarak, her santimetrekareden örnek alıp laboratuvarda analiz ediyorsunuz. İçerisinde lityum, nadir toprak elementleri ve mikro elektronik veya hayalet uçak üretiminde kullanılan materyaller var. Ancak Çankırı'daki tuz madenlerinin en saf kısmı ile ilgileniyoruz. Asıl değerli materyal toprağın altında. Çünkü yer kabuğu hareketleri burada daha aktif olmadığı için bu materyaller yüzeye çıkmamış durumda. Ancak bu, Çankırı'da da lityum yataklarının olabileceği anlamına geliyor.

Bu konuda emin olduğunu vurgulayan Ercoşkun, “Ben eminim. Aynı jeolojik özellikleri gösteren bölgelerde lityum varsa, burada da olmalı. Ancak bu derinlikte, belki 800 veya 900 metrede olabilir. Çankırı'daki tuz madenlerinin rezervleri hakkında kesin veri yok. Bu nedenle daha kapsamlı bir araştırma yapılmalı.” diye konuştu.

Ercoşkun, “Çankırı tuzuyla ilgili yapılan çalışmalar sınırlı ve genelde yüzeysel. Birçok kişi yüzey alanına bakarak tahminlerde bulunuyor. Bilim adamları kritik düşünmeli ve her zaman ters sorular sormalıdır. Popüler olan şeyleri değil, doğru olanı söylemek önemlidir. Çankırı tuz madenleri büyük bir alanı kaplıyor ve bu tuzların çoğu yüzeye yakın. Ancak tam derinliği ve kalınlığı bilinmiyor.”

Editör: Günnur Şeker