İstanbul Ticaret Odası’nda (İTO) başkanlık seçimi yaklaşırken adaylardan Kaptan Mustafa Can, yönetim anlayışı, şeffaflık, liyakat ve görev süresine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Bostancı’da, Erkonyalılar Sahibi Muzaffer Güvenç’in 17. Komite adaylığı kapsamında düzenlenen kahvaltı programında iş dünyası, siyaset ve basın camiasından isimlerle bir araya gelen Can, İTO’ya ilişkin hedeflerini anlattı.

Kahvaltı programına İTO Başkan Adayı Kaptan Mustafa Can’ın yanı sıra eski Eminönü Belediye Başkanı Nevzat Er ile çok sayıda Konya Ereğlili iş insanı ve basın mensubu katıldı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada İstanbul iş dünyasının gündemi, İTO seçimleri ve oda üyelerinin beklentileri ele alındı.

Programın öne çıkan ismi Kaptan Mustafa Can olurken, Can konuşmasında çalışma hayatından yöneticilik anlayışına, İTO kaynaklarının kullanımından ekonomik sorunlara kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

“Ben çalışmaktan başka bir şey bilmem”

Çalışma hayatındaki disiplinini anlatan Can, sabah erken saatlerde işinin başında olduğunu belirterek, “Ben çalışmaktan başka bir şey bilmem” dedi.

Sabah 05.30’da kalktığını ve 06.00’da işinin başına geçtiğini anlatan Can, günün ilk bölümünde şirket işleriyle ilgilendiğini, öğleden sonraları ise müşteri ziyaretleri yaptığını söyledi.

Tatil anlayışının da çalışma düzeninden çok farklı olmadığını ifade eden Can, uzun tatillerden hoşlanmadığını belirterek, “Bir ömür böyle yaşadım” sözleriyle çalışma hayatına bağlılığını dile getirdi.

“Dört senenin üzerinde kalmak işletme körlüğü yaratır”

Can’ın açıklamalarında en dikkat çekici başlıklardan biri ise yöneticilerin görev süreleri oldu.

Kurşunlu’da aniden bastıran sağanak vatandaşları hazırlıksız yakaladı
Kurşunlu’da aniden bastıran sağanak vatandaşları hazırlıksız yakaladı
İçeriği Görüntüle

Daha önce Çankırı’da Çankırı Vakfında dört yıl başkanlık yaptığını belirten Can, yeniden aday olması yönündeki taleplere rağmen görevini uzatmadığını söyledi. Can, bunun gerekçesini ise “Ben şuna inanıyorum; bir insan bir yerde dört senenin üzerinde kalırsa işletme körlüğü yaratır” sözleriyle açıkladı.

Dört yıllık bir dönemin yönetici açısından yeterli olduğunu savunan Can, “Dört sene yapacağını yapmıştır. En azından başlatmış olacaktır. Gelen de aynısını devam ettirecek. Bırakın da gençler gelsin” dedi.

Uzun süre aynı makamda kalmanın gençlerin önünü kapattığını dile getiren Can, “Otuz sene falan kalmak nedir abi? Kaç nesil başkan olma hayali duyamadan yok olup gidecek?” ifadelerini kullandı.

“Gençlerin önünü açmak gerekiyor”

Sosyal sorumluluk alanında görev almanın belirli bir yaş ve kariyer sonrasında daha anlamlı hale geldiğini belirten Can, kendisinin de 45 yaşından sonra sivil toplum faaliyetlerine ağırlık verdiğini söyledi.

Can, iş hayatında belirli bir noktaya gelen insanların gençlerin önünü açması gerektiğini ifade ederek, yöneticilik görevlerinin kişisel kariyer alanına dönüşmemesi gerektiğini savundu.

Bu anlayışı kendi şirketinde de uyguladığını anlatan Can, oğluna 30 yaşında şirketlerinden birinin yönetimini devrettiğini söyledi. Oğlunun işi kendi başına öğrenmesini istediğini belirten Can, bu süreçte bir hafta boyunca şirkete gitmediğini anlattı.

“Ben aday olmayı düşünmüyordum”

İTO başkanlığına aday olma kararının başlangıçta kendi tercihi olmadığını ifade eden Can, 62 yaşında olduğunu ve artık kendisi için farklı planlarının bulunduğunu söyledi.

At binmek, motosiklete binmek ve dünya turu yapmak istediğini belirten Can, İTO Meclis toplantı tutanaklarını gördükten sonra adaylık konusundaki düşüncesinin değiştiğini anlattı.

Tutanaklarda sorulan sorular ve verilen cevapları değerlendiren Can, İTO için mücadele etme kararı aldığını belirterek, “Bildiğiniz çiftlik yapmışlar orayı” ifadelerini kullandı.

“Ben soyunursam yürürüm”

Başkan adaylığı konusunda kendisine yapılan teklifin ardından kararını netleştirdiğini söyleyen Can, göreve gelmesi halinde mücadele edeceğini belirterek, “Ben soyunursam yürürüm, bir de adarım kendimi bu işe” dedi.

İTO kaynaklarının kullanımında hassas davranacağını vurgulayan Can, özellikle küçük işletmelerin ödediği aidatların önemine dikkat çekti.

“Şurada bir tane küçük bakkal dükkânı var. Eğer Ticaret Odası üyesiyse, onun vereceği parayla o ailelere ihanet edemem” diyen Can, oda kaynaklarının kullanımında üyelerin ekonomik durumunun göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi.

Yurt dışı gezileri ve çeşitli organizasyonlar üzerinden de değerlendirmelerde bulunan Can, ekonomik sıkıntı yaşayan işletmelerin bulunduğu bir dönemde oda harcamalarının sorgulanması gerektiğini ifade etti.

“Evrak üzerinde kâr eden firma, kâr etmiş firma değildir”

İş dünyasının ekonomik sorunlarına da değinen Can, şirketlerin yalnızca bilançolardaki kâr rakamları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.

“Evrak üzerinde kâr etmiş bir firma, kâr etmiş bir firma değildir ki abi” diyen Can, özellikle tahsilat sorunlarının işletmeler açısından ciddi bir yük oluşturduğunu söyledi.

Şirketlerin kâğıt üzerinde kâr etmiş görünmesinin gerçek ekonomik durumlarını yansıtmayabileceğini belirten Can, işletmelerin tahsilatlarını gerçekleştirebilmesinin önemine dikkat çekti.

“Neyse onu açıklayacaksın”

Can’ın İTO için öne çıkardığı bir diğer başlık ise şeffaflık oldu.

Oda tarafından açıklanan ekonomik verilerin siyasi beklentiler doğrultusunda değil, gerçek rakamlar üzerinden kamuoyuna sunulması gerektiğini ifade eden Can, “Ne muhalefeti sevindirmek senin derdin, ne iktidarı sevindirmek senin derdin. Neyse onu açıklayacaksın” dedi.

Başkan seçilmesi halinde akademisyenler ve alanında uzman isimlerle çalışacaklarını belirten Can, dünya standartlarının inceleneceğini ve ortaya çıkan sonuçların kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi.

Can, hedefini “Güvenilmez bir odayı güvenilir bir odaya çevireceğiz” sözleriyle özetledi.

“İktidarla kavga etmeye gelmiyorum”

İTO’nun hükümetle ilişkileri konusunda da mesaj veren Can, başkanlık görevine kavga etmek için talip olmadığını söyledi.

“Ben kavga etmeye gelmiyorum” diyen Can, iş dünyasının sorunlarının çözümü için hükümetle ve ilgili kurumlarla masada görüşmeler yürütülmesi gerektiğini savundu.

Yüksek faiz başta olmak üzere işletmelerin yaşadığı ekonomik sorunlara ilişkin akademisyenler, iş insanları ve sektör temsilcilerinin katkısıyla çözüm önerileri hazırlanabileceğini belirten Can, amaçlarının sorunları ortaya koymanın ötesinde çözüm üretmek olduğunu ifade etti.

“İşi ehline vereceğiz”

Can’ın yönetim anlayışında liyakat de önemli bir yer tuttu. İTO yönetiminde görev alacak kişilerin bilgi, deneyim ve yetkinliklerine göre belirlenmesi gerektiğini ifade eden Can, “İşi ehline vereceğiz” dedi.

Yönetimde ehil insanlarla çalışmanın temel prensiplerinden biri olacağını belirten Can, oda yönetiminin kişisel ilişkilerden ziyade liyakat ve uzmanlık temelinde şekillenmesi gerektiğini savundu.

“İkinci dönem olmayacağım”

Kaptan Mustafa Can’ın konuşmasında en dikkat çeken mesajlardan biri ise başkanlık görevinde ikinci dönem düşünmediğini açıklaması oldu.

“Ben ikinci bir dönem olmayacağım abi” diyen Can, başkan seçilmesi halinde yalnızca bir dönem görev yapacağını ifade etti.

Bir dönem içerisinde yapılabilecekleri ortaya koymayı hedeflediğini belirten Can, yönetim görevlerinin gençlerin önünü açacak şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Can’ın seçim yarışındaki yönetim anlayışı; şeffaflık, liyakat, oda kaynaklarının dikkatli kullanılması, iş dünyasının gerçek sorunlarına çözüm üretilmesi ve görev süresinin sınırlandırılması başlıklarında şekillenirken, gençlerin yönetimde daha fazla yer almasına da özel önem verdiği görüldü.

Bostancı’da düzenlenen kahvaltı programı, Konya Ereğlili iş insanlarının buluşmasının yanı sıra İTO seçimleri öncesinde iş dünyasının beklentilerinin ve farklı yönetim anlayışlarının gündeme geldiği bir toplantı olarak dikkat çekti.

Whatsapp Image 2026 08 22 At 13.52.40

Mustafa Can Bir Dönem Icin Geliyorum

Kaynak: Bülten