Geçtiğimiz hafta sonunun en çok konuşulan olayı şüphesiz Habertürk’te Atilla Türker’in köşe yazısı oldu.


Köşe yazısından telefonla ve sosyal medya aracılığı ile okuyucularımızın gönderdiği mesajla haberdar oldum.


Türker kaleme aldığı yazısında isim vermeden Çankırıspor Kulübü Başkanı Sevda Karaali’yi eleştiriyor, eleştirmekle kalmıyor bel altı vurmayı da ihmal etmiyordu.


Sevda Karaali'de olsa bu şekilde bir ithamın bir insana, hele bir kadına yakıştırılmasını doğru bulmuyorum. 


Köşe yazısını geniş kitlelere ulaşması için sitemizde yayınlanmasını isteyen okuyucularımız kırmak pahasına, reyting açısından yadsınamayacak düzeyde okuyucu çekeceğini düşünmemize rağmen yukarıda bahsettiğim gerekçeden dolayı yayınlamama kararı aldık.


Türker’in eleştirilerini Karaali üstüne alarak yazılı açıklama ile cevap verdi.


Karaali’nin açıklamasını okuduğumda gülümsemeden edemedim.


Kendisine yöneltilen eleştirilerle ilgili haktan, adaletten bahsedip, ithamlar karşısında belge isteyen Karaali, zamanında bel altı vuruşlarla tanınan bir isim!


Kendisini eleştirdiğimiz için, benimde olduğum gazeteci arkadaşlara da hakaret etmişti.

O gün fütursuzca  yalan ve iftira dolu hezeyanlarını ortaya kusarken kendisi kayıtsız, belgesiz salladıkça sallıyordu.


Bu yüzden Karaali'ye karşı açtığım davada hakaretten ceza aldığı gibi, mahkeme  gerekçeli kararında 
yalancılığını bile tescilledi.


Başarısızlığının hıncını sürekli birilerini hedef göstererek kapatmak isteyen haımefendi, taraftar grubundan bazı isimleri sırf protesto ediyor diye hedef gösterip iftira atmıştı.

Etme bulma dünyası diye boşuna dememişler.


Anlayacağınız bu günlerde kendisine yöneltilen eleştirilerle ilgili feveran eden Karaali,
ektiğini biçiyor!

***     ***  ***
Geçtiğimiz haftanın bir diğer gündem maddesi ise “Rencide ettik be kardeşim!” başlıklı köşe yazımdı.


Devletin bir yardım faaliyetindeki yanlışlığını anlatmak istediğim yazının birinci derece muhatabı; Çankırı’da ki devlet organizasyonun bir numaralı başı olan Vali Vahdettin Özcan’dı.


Vali Özcan’ın bu eleştirimle ilgili tavrını kestiremesem de kendisinin eleştirilere en açık insan olduğunu daha önceki yazılarımdan biliyordum.


Açıkçası habercilik anlayışımızda kin gütmek gibi bir adetimiz yoktur.


Hele hele eleştirilerimizde kişilik haklarına saygıyı önemserim. 


Bu noktada insani anlamda dört dörtlük bir insan olan Özcan’ı devletin temsilcisi sıfatı ile uygulamanın yanlışlığı noktasında eleştirdik.

 

Yeri geldi Ulusal Kanal’da Devletin Valisi’ni bayrak düşmanı ilan etmek isteyen kirli odakların karşısında, bir Vali’nin asla bayrak düşmanı olamayacağını olan inancımızdan “Valimizi yedirtmeyiz” başlığı ile kendisini de sahip çıkmıştık.

 

Bu duygular içerisinde Vali Özcan’ın İdareciler ve Gazeteciler günü sebebi ile Ilgaz Yıldıztepe’de ki davetine icabet ettim.


Özcan burada yaptığı konuşmasında gazetecilik mesleğinden bahsederken eleştirilerin önemine değinerek “Ben eleştirileri Çankırı’nın faydasına görüyorum” dedi.


Hatta Özcan hediye takdimi sırasında “Ercan bey’de bizi en çok eleştirenlerden birisi olmasına rağmen biz kendisine kalem hediye ediyoruz” diyerek espriyi de patlattı.  


Ben bu noktada Devlet adamlığının olgunluğunu üzerinde taşıyan Özcan’ın olumlu tavrının diğer idarecilere ve siyaset cambazlarına da örnek teşkil etmesini diliyorum.

***    ***  ***

ORC’nin şu sözde Başarılı Belediye başkanları anketine gelince…

Şirketin kime yakın olduğunu söylememe gerek yok.


Hele hele 12 bin 600 kişi ile koca Türkiye’nin 81 vilayetinin tablosunu çıkartmalarına şapka çıkartıyorum.  

ORC sanırım Çankırı'da anketi müteahhidlere doldurtmuş olsa gerek. Başka türlü  bu şehirde yerel yönetimden mutlu olan adamın aklından şüphe ederim.


Birde rakamlara fena halde takıntısı olan  Belediye Başkanı'nın twitterda bir günde 14 bin takipçi satın alıp halkı kandırmaya yönelik girişimlerini hatırlayınca, anketin doğruluğuna inancım tamamen sıfırlanıyor. 

Bayat bir espri ama


Bu ankete kim inanır?

Kadir İnanır… :)