Geç yatılan akşamlar, uzun oyun saatleri ve daha esnek günlük rutinlerle geçen yaz tatili sona yaklaşırken, çocuklar için yeniden okul düzenine geçiş dönemi başladı.
Okul alışverişleri yapılırken, çantalar hazırlanırken ve yeni dönem planları oluşturulurken çocukların psikolojik olarak da okula hazırlanmalarının önemine dikkat çekiliyor.
Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Uzman Klinik Psikolog Ezgi Dokuzlu Tezel, bazı çocukların okul düzenine kolaylıkla uyum sağlarken bazılarının daha fazla zamana ve desteğe ihtiyaç duyabileceğini belirtti.
Tezel, çocukların birbirleriyle kıyaslanmaması gerektiğini vurgulayarak, ebeveynlerin bu süreçte sabırlı, anlayışlı ve güven veren bir yaklaşım sergilemesinin okul uyumunu kolaylaştıracağını ifade etti.
Belirsizliği azaltın, güven verin
Okul başlamadan önce çocuğun okul saatleri, sınıfı, öğretmeni ve günlük düzeni hakkında yaşına uygun şekilde bilgilendirilmesi öneriliyor.
Belirsizliğin çocuklarda kaygıya yol açabileceğini belirten Tezel, özellikle küçük çocuklara zaman kavramının saat üzerinden değil, okulun günlük akışı üzerinden anlatılmasının daha anlaşılır olabileceğini söyledi.
Ebeveynlerin okula ve öğretmene duyduğu güveni çocuklarına da hissettirmesi gerektiğini belirten Tezel, çocuklara okulda güvende olacaklarının ve ihtiyaç duyduklarında öğretmenlerinden yardım isteyebileceklerinin anlatılmasını önerdi.
Okul çıkışında çocuğu kimin alacağı, servis kullanıp kullanmayacağı ve eve geldiğinde kim tarafından karşılanacağı gibi konuların da önceden ve basit cümlelerle açıklanmasının önemli olduğu ifade edildi.
Uyku ve ekran düzeni okuldan önce değişmeli
Tatil döneminde değişen uyku saatleri ve artan ekran kullanımının okul düzenine dönüşü zorlaştırabileceğine dikkat çeken Tezel, uyku düzeninin okul açılmadan önce oluşturulması gerektiğini söyledi.
Çocuğu uykuya hazırlayan rutinlere yatış saatinden yaklaşık bir veya bir buçuk saat önce başlanabileceğini belirten Tezel, telefon, tablet ve bilgisayar kullanımına da okul başlamadan önce sınır getirilmesini önerdi.
Özellikle büyük çocukların gece geç saatlere kadar ekran karşısında kalmaması gerektiğini belirten Tezel, ekran kullanım süresinin çocuğun yaşı ve günlük sorumlulukları dikkate alınarak ebeveyn ve çocuk tarafından birlikte belirlenebileceğini ifade etti.
“Çocuğunuzu başka çocuklarla kıyaslamayın”
Okul sonrasında çocuklarla kısa ve keyifli sohbetler yapılmasının onların duygularını paylaşmasına yardımcı olabileceğini belirten Tezel, ebeveynlerin gün içerisinde yaşananları anlamaya çalışmasının önemli olduğunu söyledi.
Çocuğa gününün nasıl geçtiğinin, kendisini üzen veya endişelendiren bir durum yaşayıp yaşamadığının sorulabileceğini belirten Tezel, böylece olası sorunların erken fark edilebileceğini ifade etti.
Tezel, çocukların duygularını küçümseyen “Korkacak bir şey yok” veya “Ağlama, artık büyüdün” gibi ifadelerden kaçınılması gerektiğini vurguladı.
Çocukların yaşıtlarıyla kıyaslanmaması gerektiğine de dikkat çeken Tezel, okula gitmeleri için ödül veya ceza yöntemlerinin kullanılmaması konusunda ebeveynleri uyardı.
“Okul çıkışında dondurma alırız” gibi ödül ya da “Ağlarsan seni almam” gibi ceza içeren ifadeler yerine, çocuğun kaygılarının dinlenmesi ve güven duygusunun desteklenmesinin daha sağlıklı bir yaklaşım olduğu belirtildi.





