Sağlık Bilimleri Üniversitesi bünyesindeki Gülhane Medikal Tasarım ve Üretim Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde (METÜM), kafatası, göğüs ve çene gibi doku kaybı yaşayan hastalar için ücretsiz bir şekilde 3 boyutlu implantlar üretiliyor.

Gülhane Medikal Tasarım ve Üretim Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde silahla yaralanma, otomobil kazası, deprem ve sel gibi afetlerde doku kaybı yaşayan vatandaşlar için 3 boyutlu kafatası, göğüs ve çene gibi özel implantlar üretiliyor.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasındaki protokol sayesinde hastalar, 3 boyutlu implantlardan ücretsiz faydalanabiliyor. Ortopedi, beyin ve sinir cerrahisi gibi branşlarda muayene olan vatandaşlar, kontrol oldukları hekimlerin çektiği tomografi sonucunun ardından implant için başvuru yapabiliyor.

Tomografi sonucunun METÜM’deki ilgili doktorlara ulaşmasının ardından 3 boyutlu implantların üretim süreci başlıyor. İmplantlar, 15 gün ila bir ay içerisinde üretilerek hastaya ulaştırılıyor. İmplantlar, titanyum malzemesi ile üretilerek sağlamlık noktasında kendisini ispat ediyor.

"Tüm hastalarımıza hizmet verebilecek bir merkez"

METÜM Müdürü Prof. Dr. Simel Ayyıldız, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, “Kurulma amacı öncelikli olarak gazilerimize hizmet vermek. Zamanın teknolojisini en iyi şekilde kendi bünyemizde kullanmak üzere kurulan bir merkez. 2016 yılında Sağlık Bilim Üniversitesi’ne devrolmasından sonra Gülhane Medikal Tasarım ve Üretim Merkezi hızla büyüdü, gelişti. Hizmet kapasitesini arttırarak şu an ihtiyacı olan tüm hastalarımıza hizmet verebilecek hale gelmiş olan bir merkez” şeklinde konuştu.

Titanyum alaşımdan implantlar üretiliyor

Prof. Dr. Ayyıldız, “Burada kişiye özel medikal implant dediğimiz, kişilerin sert dokularındaki kayıpların normal bilinen yollarla giderilemediği durumlarda kişiye özel olarak tasarımı da aynı merkezde yapılan sonrasında da titanyum alaşımdan üretilerek hastalara cerrahi olarak yerleştirilebilen implantlar üretiliyor” diye konuştu.

"Kişinin anatomisine uygun tasarlanan ürünler hastaya yerleştiriliyor"

Sert dokuyla uğraşan tüm cerrahi branşları ilgilendiren bir çalışma yapıldığını belirten Ayyıldız, “Ortopedi ve travmatoloji, plastik cerrahi, beyin ve sinir cerrahisi, göğüs cerrahisi aktif olarak buradan faydalanan branşlar. Bunlar ateşli silah yaralanması deprem, sel gibi afetler olabilir. Onun Haricinde tümör gibi vakalarda, kanser cerrahilerinden sonra eksilen sert dokuların yerine tamamen kişinin kendi anatomisine uygun olarak tasarlanan ürünler hastalara yerleştirilebilir” ifadelerini kullandı.

Ayyıldız, “Vatandaşların bize değil, önce ilgili branşların ilgili hekimlerine başvurmaları ve sonra böyle bir cerrahiye ihtiyaçlarının olup olmadığına karar verilmesi sonucu doktorlarının hastalar için çektirecek olduğu tomografi sonucunun bize ulaşması sadece yeterli” diye konuştu.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında özel protokol

Hastaların üçüncü basamak devlet hastanelerinde muayene olmaları gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Ayyıldız, “Sosyal Güvenlik Kurumu ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi arasında özel bir protokol var. Bu protokol sayesinde devlet güvencesinde herhangi bir ücret ödemeden hastalar üçüncü basamak devlet hastanesinde muayene oldular ve ihtiyaçları belirlendiyse eğer bize müracaat edebilirler” ifadesini kullandı.

METÜM Müdürü Prof. Dr. Simel Ayyıldız, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Çankırılılar dikkat: Keneyi hafife almayın Çankırılılar dikkat: Keneyi hafife almayın

“Kafatası, göğüs kafesi eksiklikleri ve kalça kemiklerindeki bazı eksiklikler ya da alt çenede üst çenede bazı durumlarda yeniden şekillendirmenin yapılması gereken, ateşli silah yaralanması, trafik kazası tümör gibi durumlardan sonra uygulanan cerrahilerden sonra eğer hekim uygun buluyorsa eksik parça vücudun başka bir yerinden tamamlanamıyor ya da dışarıdan sentetik bir ürünle tamamlanamıyorsa o zaman bizim ürettiğimiz titanyum parçalarla tamamlanması söz konusu oluyor”

3 boyutlu implantlar üç ila bir aylık sürede yapılıyor

3 boyutlu implantların üretim süresine de değinen Ayyıldız, “Tomografinin bize gelmesi, tasarımın yapılması, hekim onayının alınması titanyum parçasının üretilmesi ve ilgili cerrahi kliniğe gönderilmesi gibi ana hatlarıyla tanımlayabileceğimiz aşamalar yaklaşık üç hafta ila bir aylık bir süre ama parçanın büyüklüğü çok etkiliyor” diye konuştu.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın ise yaptığı açıklamada, “Merkezimizin insandaki sert doku kayıpları dediğimiz kafatası, göğüs kafesi, kalça, çene gibi kayıplarını, özellikle silahlı çatışmalarda bu vatan için canını feda etme uğruna mücadele edenlerdeki bu kayıpları yerine getirme noktasında MR, tomografi gibi cihazlarla hekimlerle beraber eksik parçasını üç boyutlu printer edip hekimine verip taktırıyoruz” şeklinde konuştu.

Geçirilen kazalar sonucu düşen yaşam kalitesinin üç boyutlu üretilen implantlar ile yükseldiğine işaret eden Prof. Dr. Aydın, şunları kaydetti:

“Türkiye yüzyılın içerisinde, sağlıktaki dönüşümün son yirmi yılı ile beraber bu tür hikayeler de devreye girdi. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Medikal Tasarım ve Üretim Uygulama ve Araştırma Merkezi bu dokuları üretmezse vatandaşın başka bir yerde bulma şansı yok. Dünyadan alma şansı yok. Çünkü ekonomik olarak da problemleri olan bir yer. Doğal olarak Türkiye’nin trafik kazalarının fazla olduğu, depremler gibi hadiseler, diğer inşaat ve diğer kazaların fazla olduğu, silahlı çatışmaların, sınır ötesi sınır içi askeri anlamda ülke savunması anlamında hem de toplumsal olaylardaki bu doku kayıplarını gidermek adına bir merkez burası.”

Prof. Dr. Aydın, Türkiye Yüzyılı çerçevesinde Cumhurbaşkanlığının, Sağlık Bilimleri Üniversitesine verdiği destekler neticesinde tüm cihazların yenilendiğini ve eksik hiçbir üretim mekanizmasının kalmadığını da aktardı.

Prof. Dr. Aydın, öte yandan Sağlık Bilimleri Üniversitesi bünyesinde kurulun “Hava ve Uzay Fizyolojisi Merkezi”ne de dikkati çekerek, “Türkiye Yüzyılının Türk astronotunun uzaya gidebilme raporlarının muayenelerin yapıldığı merkez burada. Aynı zamanda yine Türkiye Yüzyılının yaklaşan kuzeyindeki ve güneyindeki çatışmalarda, biyolojik radyolojik ve nükleer bir kaza durumu veya çatışma durumunda bunları test edebilecek ve yönetebilecek bir merkezi de üniversitemizin bünyesinde kurduk” ifadelerini kullandı.

Sağlıktaki dönüşümün sadece bina üzerine yapılan bir dönüşüm olmadığını ifade eden Prof. Dr. Aydın, şöyle konuştu:

“Sadece tıbbi cihazlara para verilerek oraya koyulup oralardaki depolarda, o cihazların olması değildir. Onlara bir Sağlık Bilimleri Üniversitesi konsepti oluşturularak Sağlık Bilimleri Üniversitesinin yetiştirmiş olduğu Doçent ve Profesörlerle bugüne kadar üniversite hastane dışında milletin doçent profesörünün yüzünü göremediği bir yerden bugün Sağlık Bilimleri Üniversitesinin 4 bin kadrosuyla Van Eğitim Araştırma Hastanesi’nde, Urfa Eğitim Araştırma Hastanesi’nde, Erzurum’da Etlik’te ya da Çam Sakura da kendi alanında Doçent olmuş Profesör olmuş insanlara muayene olan bir noktaya geliyor.”

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Sağlıktaki dönüşümü üç ayağını bir araya getirdiğimizde sağlık hizmetini sunan Sağlık Bakanlığının modern binalarına Sağlık Bakanlığı’nın modern tıbbi cihazlarını Sağlık Bakanlığı’yla Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin son derece uyumlu çalışmaları ile beraber sağladığımız Doçent Profesör insan kaynağıyla milletin sağlık hizmetini hem mekansal hem teçhizat hem de insan kaynağı olarak en üst düzeyde aldığı bir noktaya geldi. Böyle olunca da bugün Avrupa’daki özellikle Dişte ve diğer ameliyatlarda önemli bir oranda tercih nedeni biraz önce söylediğimiz medikal üretim tasarım merkezi açısından da Orta Doğu ve özellikle de Azerbaycan’daki savaş sonrası yaralanmalarda tercih nedeni ve oralara hizmet üretiyoruz. Bizim bu konseptimizin ayakta durabilmesi ve sürdürülebilmesi açısından Cumhurbaşkanlığı Strateji Başkanlığı’yla masaya oturup gelecek yıl bütçemizi yaptığımız zaman Cumhurbaşkanımızın talimatıyla ve yaptığımız işlerin millet ile buluşmasındaki önceliği nedeniyle önümüz son derece açık.”

Prof. Dr. Aydın, şu ifadelere yer verdi:

“Sağlık bilimleri üniversitesi olarak Cumhurbaşkanımız tensip buyurup bu üniversiteyi kurduğunda biz diğer üniversitelerden farklı bir yetki daha verdi. Yurt içi ve yurt dışında sağlık eğitimi verme yetkisi verdi. Bu neyi doğurdu? Biz bugün Özbekistan Buhara’da 3’üncü dönem mezuniyetimizi verdik. Tıp fakültelerimiz altıncı sınıfa geçti. Gelecek yıl tıp fakültesi mezunu vereceğiz. Özbekistan Taşkent’te hemşire Fakültemiz var. Sudan Niyala’da meslek yüksekokulumuz, sağlık alanında öğrencilerimize mezun verdik, vermeye devam ediyoruz. Somali Mogadişu’da ebelik, hemşirelik, acil yardım gibi alanlarda mezun verdik, vermeye devam ediyoruz. Filistin’de mezun verdik, vermeye devam ediyoruz. Somali’de uzman yetiştiriyoruz, yetiştirmeye devam ediyoruz. Kıbrıs’ta diş hekimi yetiştiriyoruz, yetiştirmeye devam ediyoruz. Suriye Çobanbey’de tıp fakültesi öğrencilerimiz bugün dördüncü sınıfa geçti. Geçtiğimiz günlerde de gittik onlarla Kilis’in Yavuzlar köyünde Birinci Mercidabık Kongresi’ni yaparak, hem tarihini andık hem de o bölgede bir sağlık kongresi yaptık. Kısacası biz zaten Sağlık Bilimleri Üniversitesi olarak neredeyse bütün coğrafyada varız. Önümüzdeki ay nereye gidiyoruz, şaşırmayın. 1400’lü yıllardan itibaren inançlarını yaşayabilme mücadelesi İspanyolları ve ardından Amerikalılara karşı veren Filipinler’deki Mora bölgesine gidiyoruz. Orada Sağlık Bilimleri Fakültesi açtık. Öğrencilerimizi alacağız. Yani kısacası ’Sudan’dan Somali’ye, Kıbrıs’tan, Filistin Buhara’dan Moro’ya yani ne düşman öldürdük, bu sarp kayalarda, Eritli’de Filistin’de, Moro’da’ şiirinin sözlerinin eylemini yapan bir üniversiteyiz. Bu üniversiteye de bu gücü ve bu yetkiyi kıymetli Cumhurbaşkanımız bize bir talimat olarak veriyor. Tahmin ediyorum yılbaşına varmadan dört ülkede daha tıp fakültesi ve diş hekimliği fakültesi açacağız.”

Kaynak: İHA