AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (HMKÜ) kampüsünde düzenlenen “Türkiye Yüzyılında Milli Dayanışma ve Kardeşlik Konferansı”nda Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Yayman, sürecin Türkiye’nin demokratikleşmesi, büyümesi ve kalkınması açısından önem taşıdığını belirterek, önümüzdeki dönemde yeni adımların atılacağını ifade etti.

Akademisyenler, öğrenciler, siyasetçiler ve vatandaşların katıldığı konferansta konuşan Yayman, Terörsüz Türkiye meselesinin yaklaşık 50 yıldır ülkenin gündeminde olduğunu söyledi. Geçmişte farklı hükümetler döneminde de çözüm arayışlarının yürütüldüğünü belirten Yayman, mevcut koşulların çözüm için uygun olduğunu savunarak, “İşte şimdi şartlar uygundur. Çözüme en yakın noktadayız.” ifadelerini kullandı.

İTSO’da bir oy farkla başkan değişti
İTSO’da bir oy farkla başkan değişti
İçeriği Görüntüle

“Süreç devlet ve millet politikası haline geldi”

Terörsüz Türkiye sürecinin siyaset üstü bir mesele olduğunu dile getiren Yayman, sürecin devlet ve millet politikası haline geldiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğine vurgu yapan Yayman, sürecin güvencesini “tek vatan, tek millet, tek bayrak, tek devlet” anlayışı olarak tanımladı.

Yayman, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin de sürecin önemli güvenceleri olduğunu ifade etti.

Sürecin yaklaşık iki yıldır ilerlediğini belirten Yayman, sonuca yaklaşıldıkça provokasyonlara karşı daha dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Sürecin yakında hızlanacağını ve yeni adımların atılacağını dile getiren Yayman, önümüzdeki günlerde daha fazla mağaranın boşaltıldığını ve silahların teslim edildiğini göreceklerini belirtti.

“Silahlar gönülden de bırakılmalı”

Silah bırakma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yayman, silahların teslim edilmesi ve mağaraların boşaltılmasının ardından bunların Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit ve tespit edileceğini, sonrasında gerekli düzenlemelerin yapılacağını söyledi.

Yayman, sürecin belirlenen yol haritasına uygun ilerlemesi gerektiğini vurgulayarak, devletin güvenlik konusunda kararlılığını koruduğunu ifade etti.

Silah bırakmanın yalnızca fiziksel bir eylem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Yayman, “Silahları sadece elden değil gönülden de zihinden de bırakmak lazım, bu çok önemlidir.” dedi.

“Şehit aileleri kırmızı çizgimizdir”

Terörsüz Türkiye sürecinin Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılmasına yönelik olduğu iddialarına da değinen Yayman, böyle bir amacın sürece verilen desteği karşılamayacağını savundu. Temel meselenin silahların bırakılması ve Türkiye’nin daha aydınlık bir geleceğe ilerlemesi olduğunu kaydetti.

Yayman, şehit ailelerinin hassasiyetlerinin kendileri açısından kırmızı çizgi olduğunu belirterek, sürecin bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Terörle mücadelenin ekonomik maliyetine dikkat çekti

Terörle mücadelenin Türkiye’ye ekonomik açıdan da büyük bir maliyet getirdiğini dile getiren Yayman, PKK terörüyle mücadeleye bugüne kadar 2 trilyon 300 milyar dolar harcandığını öne sürdü. Bu kaynağın farklı alanlarda değerlendirilebilmesi durumunda Türkiye’nin kişi başına düşen milli gelirinin yaklaşık 30 bin dolar olabileceğini savundu.

Türkiye’nin geçmişte terör nedeniyle maddi ve manevi kayıplar yaşadığını belirten Yayman, bölgesel ve küresel gelişmelerin mevcut süreç açısından elverişli olduğunu ifade etti.

Konuşmasının ardından katılımcıların sorularını yanıtlayan Yayman’ın katıldığı programa HMKÜ Rektörü Prof. Dr. Veysel Eren, ilçe belediye başkanları, kurum müdürleri, akademisyenler, vatandaşlar ve öğrenciler de katıldı.

Kaynak: MHA