Türkiye Yeşilay Cemiyeti koordinatörlüğünde; Marmara Üniversitesi, Oslo Belediyesi ve Hamburg-Eppendorf Üniversitesi ortaklığında yürütülen “Göçmen Gençlere Yönelik Bağımlılık Önleme Modeli Geliştirme Projesi” tamamlandı.

İki yıl süren uluslararası iş birliği kapsamında geliştirilen bağımlılık önleme modeli, eğitim modülleri ve dijital platform, 7 Ağustos’ta İstanbul’da gerçekleştirilen kapanış toplantısında kamuoyuna tanıtıldı.

Yeşilay Genel Merkezi Sepetçiler Kasrı’nda düzenlenen programa Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkan Yardımcıları Büyükelçi Dr. Mehmet Güllüoğlu ve Sümeyye Ceylan, Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Cihad Demirli ile Yeşilay Yönetim Kurulu ve Bilim Kurulu üyeleri katıldı.

“Göçmenlik hem çocuklar hem aileler hem de ev sahibi toplum için zor bir süreç”

Bakan Göktaş'tan şehit aileleri ve gazilere önemli müjde
Bakan Göktaş'tan şehit aileleri ve gazilere önemli müjde
İçeriği Görüntüle

Programın açılış konuşmasını yapan Büyükelçi Dr. Mehmet Güllüoğlu, projenin gerçek bir toplumsal soruna çözüm üretme amacı taşıdığını belirtti.

Göç, savaş ve afetlerin insanların yaşamlarında derin değişikliklere yol açtığını ifade eden Güllüoğlu, son yıllarda Türkiye’nin çok sayıda göçmene ev sahipliği yaptığını hatırlattı.

Güllüoğlu, göç sürecinin hem göç edenler hem ev sahibi toplum hem de çocuklar açısından zorlu bir dönem olduğunu belirterek, afetlerin, savaşların ve göçün bağımlılık risklerini artırabildiğine dikkat çekti.

Bağımlılıkla mücadelenin tek bir kurumun çabasıyla yürütülemeyeceğini vurgulayan Güllüoğlu, kurumlar arası iş birliğinin önemine işaret ederek, bağımlılıkların dünyada giderek arttığını ve bu alanda birlikte hareket etme kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Aidiyet duygusu güçlü çocuklar daha dirençli”

Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Cihad Demirli de Yeşilay’ın öğrencilere yönelik çalışmalarının çocukların çok boyutlu gelişimine katkı sağladığını ifade etti.

Göç gibi zorlu yaşam deneyimlerinin gençlerin bağımlılık risklerine daha açık hale gelmesine neden olabileceğini belirten Demirli, eğitim yoluyla iyi alışkanlıkların ve toplumsal değerlerin güçlendirilmesinin önemini vurguladı.

Göçün yalnızca bir yer değiştirme olmadığını belirten Demirli, yeni bir çevreye, dile ve yaşam biçimine uyum sağlamanın gençler açısından önemli bir süreç olduğunu kaydetti.

Demirli, aidiyet duygusu güçlü, arkadaşlık ilişkileri sağlam ve kendisini bulunduğu topluma ait hisseden çocukların bağımlılık risklerine karşı daha dirençli olduğunu belirterek, bağımlılıkla mücadelenin çocukların kendilerini tanımaları, duygularını yönetmeleri ve kişiliklerini güçlendirmelerini sağlayacak bütüncül bir eğitim anlayışıyla ele alınması gerektiğini söyledi.

Göçmen gençlerin deneyimleri de paylaşıldı

Kapanış programında proje ortakları tarafından sunumlar gerçekleştirilirken, “Göçmen Gençlerin Sesleri” oturumunda gençler kendi deneyimlerini ve göç sürecinde karşılaştıkları sorunları aktardı.

Program, dijital deneyim alanının ardından düzenlenen kapanış konseriyle sona erdi.

Kaynak: Bülten