Ahmet Reşit Bey

 Cemal Reşit ve Ekrem Reşit Beylerin Babaları

1879 yılında Çankırı’da doğan Ahmet Reşit Bey, Çankırı Mutasarrıfı Abdullah Şefik Bey ile Atiye Huriye Hanım'ın oğludur. Anne tarafından Mollacıkzade ailesine mensuptur. Annesi bestekâr Leyla Saz Hanım'ın(1) akrabasıdır.

İlk tahsilini Çankırı’da yapan Ahmet Reşit Bey, babasının vefatı üzerine İstanbul’a gelerek Soğukçeşme Rüşdiyesinden mezun oldu. Mekteb-i Mülkiye-i Şahaneye devam etti. Bu arada edebiyata ilgi duyan Ahmed Reşid, hocası Recaizade Mahmud Ekrem’in tesirinde şiirler yazdı. İlk şiirleri Gülşen Dergisi’nde yayınlandı. 1888’de Mülkiyeyi bitiren Ahmed Reşid bir sene kadar burada öğretmenlik yaptı.

1892'de Yıldız Sarayı 3. kâtipliğine getirildi.

Ahmet Reşit Bey, 1896'da İbrahim Ethem Paşa'nın torunu Fethiye Hanım'la(2) evlendi. Aile büyük kızları Fatma Samime ve oğulları Ekrem Reşit'in doğumlarının ardından Reşit Bey'in terfiyen Kudüs Mutasarrıflığına atanması sonucu Kudüs'e yerleşirler.

Ahmet Reşit Bey, 1906'da Manastır valiliğine atanır, 1907'de Ankara, 1908'de Halep Valiliği görevlerine atanır. Ailenin son çocuğu Emine Semine, Ankara'da dünyaya gelir. Ailenin taşınma işleri bir türlü bitmez. 1909'da İstanbul'a taşınırlar ve Erenköy'de bir köşkte yaşamaya başlarlar. Ahmet Reşit'i bu dönemde Galatasaray Lisesi'nde edebiyat öğretmeni olarak görev yapar. 1911'de Reşit Bey'e Bağdat Valiliği teklif edilir. Çocuklarının küçüklüğü nedeniyle bu görevi reddedince, Selanik ya da İzmir valiliği önerilir. Ahmet Reşit üst düzey bir devlet memuru olarak kısa süreli atamalarla açık olan yerlere gönderilmekte, Osmanlı'nın en karışık yıllarında sürekli hükümetler değiştikçe o da bazen terfi ettirilip, bazen geri hizmete alınmaktadır. Bu arada Balkan Savaşı başlamıştır.

Ahmet Reşit Bey, 1912'de Kamil Paşa kabinesinde Dâhiliye Nazırı olur ancak ittihatçılar'ın Bab-ı Ali baskını ile hükümet düşer ve nazırlığı son bulur.  Önünde işlenen cinayetler, ardından gelen tutuklama, bu karmaşık günlerde yapılan suçlamalar Ahmet Reşit Bey'in ailesinden ayrı düşmesine neden olacak, bir süre sonra çeşitli güçlüklerle ailesiyle Avrupa'da buluşacaktır. Paris'te onları Fransız Cumhurbaşkanı misafir eder ancak kısa süre sonra Birinci Dünya Savaşı'nın başlaması ailenin Cenevre'ye yerleşmesine neden olacaktır. Ahmet Reşit Bey'i, 10 Mart 1919'da kurulan hükümette yine Dahiliye Nazırı olarak görüyoruz. Padişah kendisine sadrazamlık teklif etmesine rağmen Ahmet Bey bu görevi kabul etmemiş, ancak yaşamının en büyük acısı olarak nitelendirdiği, Sevr Anlaşması için Paris'e giden heyetin içinde bulunmuştur. Anlaşmayı imzalamamak için hem nazırlıktan, hem de delegelikten istifa eden Ahmet Reşit Bey'in bundan sonraki hayatı, Nişantaşı Şair Nigar'da bulunan konağında edebiyatla uğraşarak geçmiştir. Çeşitli çeviriler yapmış, yazılarını derlemiş ve bunları kitap olarak toplamıştır.

Edebiyat hayatında H. Nazım takma adını kullanan Ahmed Reşid önceleri Recaizade Ekrem ve Abdülhak Hamid tarzında şiirler yazmıştır. Servet-i Fünun ve Mekteb’te yazdıklarıyla kendi tarzını bulmuştur. Şiirlerinde duygudan çok mantık hâkimdir. Sanat ve anlayış bakımından realizme yaklaşmak istemişse de, romantizmden tam manasıyla ayrılamamıştır.

Şehrak adı ile bir günlük gazete çıkarmış, bu gazetede Maziden Hale başlığı altında seri makaleler yayınlamıştır. İlk şiirleri “Nevha Gülşen” dergisinde çıktı (1885). Şiir ve yazıları sonra “Mekteb” dergisinde çıktı, 1896'tan itibaren H. Nâzım imzasıyla Servet-i Fünûn dergisinde yayınlandı.

Eserleri:

Nazariyat-ı Edebiye (2 cilt) (1912), Racine Külliyatı (Jean Racine/Fransız Şair ve Oyun Yazarı 5 cilt) (1934-1935), Virgil'in tercümesi, Gördüklerim Yaptıklarım (1911-1922 arası hatıraları). Ayrıca Şiirlerini kitaplaştırmamıştır.

Bir yıl Galatasaray Lisesi'nde Edebiyat Öğretmenliği de yapmış,.TBMM’de 1.Dönem İzmir milletvekilli olarak bulunmuştur.

(1) Osmanlının son döneminin en önemli sanatçıları arasında gösterilmekle kalmayıp yazdığı hatıralarla dönemine ışık tutmuş bir kadın entellektüel ve şair.

Mani oluyor halimi takrire hicabım,                                                                           

Üzme yetişir üzme firakınla harabım

Diye başlayan şarkısını ve onun bestelediği ‘’Yaslı gittim şen geldim’’adlı marşı çok bilinir.

(2) Eşi Fethiye Hanım'ın büyük babası Sadrazam İbrahim Ethem Paşa'ydı. Fransa'da maden mühendisliği eğitiminin ardından yurda döndükten sonra uzun süre madencilik üzerine çalışmalar yapmış, 1847'de sarayın hizmetine girmiş, Berlin büyükelçiliği ve bir yıl kadar sadrazamlık yapmıştır. Bilim alanında memlekete getirdiği pek çok yenilik vardır. Ethem Paşa'nın dört oğlu olmuştur. Bunlardan en büyüğü ressam, Arkeoloji Müzesi kurucusu Osman Hamdi Bey'di. Osman Hamdi Bey, babasının Boğaz'daki yalısını bir sanat ortamı haline getirmiş, burada Avrupa'nın en büyük sanatçıları ile Türk sanatçıları bir araya gelmişlerdir. Osman Hamdi Bey'in küçük kardeşi Mustafa Hamdi Bey'in kızlarından Fethiye Hanım da bu yalıya sık sık girer çıkardı. Ahmet Reşit Beyle Fethiye Hanım bu yalıda tanıştılar. Fethiye Hanım çok iyi eğitim görmenin ötesinde ciddi müzik dersleri de almış, çok iyi piyano çalmayı öğrenmiştir. Fethiye Hanım, Ahmet Reşit Bey'i daha yalıda gördüğü ilk gün âşık olmuş, kocasına olan aşkı hayatı boyunca sürmüştür.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ümit Pekdemir
Ümit Pekdemir - 9 yıl Önce

Cemal Ekrem kardeşlerdende bahsetseniz.

Filiz Özhan
Filiz Özhan - 9 yıl Önce

Çankırılı olarak bilmediğimiz tanımadığımız meğer kimler varmış. Teşekkür ederiz.

Cihan Özdemir
Cihan Özdemir - 3 yıl Önce

Ahmet Reşit, 1870 yılı başlarında İstanbul'da doğmuştur.
Kaynak. Gördüklerim, Yaptıklarım. A.Reşit Rey.