Gelemen'den Karaköprüye Gelen Cins İnekler

 Bayram ziyaretinde Babamla geçmişten konuşurken, kurban muhabbeti döndü dolaştı “40 yıl önce Samsun Gelemen Devlet Üretme Çiftliğinden alınan cins ineklerle Çankırı’ya seyahatimize” geldi.

Samsun’dan Çankırı’ya birlikte yolculuk ettiğimiz ineklerin hikâyesini ilginç kılan; bu ineklerin Çankırı’ya getirilen ilk özel ırk (kültür) inekler olması…

Çankırı’da süt hayvancılığını geliştirmek amacıyla ilk ve öncü kültür ırkı inekleri temin eden; o dönem Çankırı Teknik Ziraat Müdürlüğünde Ziraat Yüksek Mühendisi olarak görev yapan babam Tahsin Yılmaz’dır.

Babamın anlatımıyla:

- “Ziraatın bir kolu sayılan hayvancılıkta süt verimi yüksek damızlık hayvan temini için Çankırı’da 1971 yılında çalışmalar başlattık. O dönem çiftçiye kendi imkânlarımızla hayvan bulmak için Ziraat Bankasından kontrollü kredi olarak nakdi yardım sağladık ve Ankara Ziraat Fakültesi Zootekni Kürsüsüyle temas kurduk.

Konuyu tetkik için Çankırı’ya gelen Profesör Macit Eker, Hasan Sarıkaya’nın Karaköprü’de mevcut bahçesinde yer alan ahır ve hayvanlarını mahallinde görüp, 5 adet cins inek sözünü vermiş olmasına rağmen sözünü tutmayınca; şahsi gayretimle Kırşehir Malya Devlet Üretme Çiftliğinde(*) birlikte görev yaptığımız, Samsun Gelemen Çiftliği Müdürü Niyazi Özdemir’e müracaat ederek, talebimizi ilettim…

Niyazi beyin 5 adet inek alabileceğimiz haberini vermesi üzerine Çankırı’dan tutulan kamyonla Hasan Sarıkaya ile birlikte Samsun Gelemen’e yola çıktık…”

21 Mayıs 1972

İşte, Çankırı’dan kalkıp; Gelemen’den 5 adet kültür ırkı süt ineği almak üzere yola çıkan kamyonda ben de vardım…

Kamyon arkası yazıları bir uzun yol şoförünün kendini ifade etme şeklidir.

1 Temmuz’da yürürlüğe giren yeni Türk Ticaret Kanunuyla kamyoncular, araçlarına duygu ve düşüncelerini aktardıkları kamyon yazıları yazamıyorlar artık.

Bizi Gelemen’e götüren kamyonun arkasında Emeğimiz bilek zoru Allah’ım sen bizi koru”, ”Hayat biter yol bitmez” yazıları vardı.

Kamyoncuların yemek molası verdiği yerlerin en güzel yemek yenecek yerler olduğunu o günkü yolculukta Samsun’a giderken ve ertesi gün Çankırı’ya dönerken yediğimiz enfes yemeklerle ilk kez pratikte test etmiş oldum ve onayladım. 

Yemek boyunca Orhan Gencebay’ın Aşk pınarı, Hayat kavgası, Sen de bizdensin, Sev dedi gözlerim şarkıları dönüyordu pikapta…

Gel beraber çıkalım bu yollara

Yalnız çekilmiyor dünyanın kahrı”

Sözleri, Hayat Kavgası şarkısını şoförlerin uzun yol marşına çevirmişti..

  • Nihat Erim’im yerine Ferit Melen başbakan olmuştu. Çankırı’yı TBMM’nde Adalet Partisinden Nurettin OK, Hazım DAĞLI, Arif TOSYALIOĞLU; CHP’den de Nuri Çelik Yazıcıoğlu temsil ediyordu.

Gelemen Çiftliği de, Abilerimin kirvesi olan Çiftlik Müdürü Niyazi Beyin ev sahipliği de tek kelimeyle harikaydı.

Gece konakladık, sabah erken yol arkadaşlarımız Holstein, Montofon, Jersey ırkı 5 inek seçilerek kamyona yüklendi ve bu defa Çankırı’ya dönüş yolculuğu başladı…Ben yemek molasına kadar iri kıyım ama bir o kadar da sevimli, 5 ineğin yanında yolculuk yaptım.

Akşama doğru vardık Çankırı’ya, inekler coşkulu bir karşılamayla Hasan Amcanın Karaköprü'deki bahçesine indirildi. Sayfadaki fotoğraflar o günden bir hafta sonra çekildi.

Çukurören köyüne Çankırılılar arasında dile kolay gelen Çukran deniyor.

Hasan Sarıkaya, o nedenle Çukranlı Hasan olarak anılıyordu.

Hasan Sarıkaya, namı diğer Çukranlı Hasan; Karaköprü’de bulunan bahçesinde yaptığı zirai üretimin yanında, zamanın şartlarında oldukça bakımlı ahırında hayvancılıkta yapıyordu.

Hasan Sarıkaya 5 adet kültür ırkı ineği celep gibi satarak ticaret yapmak için değil, kurduğu alt yapı teşkilatının gereğine uyarak sütçülükten para kazanmak için satın almıştı.

Karaköprü deyince meşhur Karaköprü Salatalığından söz etmeden geçmek olmaz. Ailece mutlaka yazın birkaç kez Hasan Amcalara misafir olurduk…Oğulları İhsan ve Ali ile bahçede oynar , elmasından eriğine meyveleri dalından,salatalığından biberine sebzeleri de toprağından yer, hava kararıncaya kadar hoşça vakit geçirirdik. 

Karaköprü’nün sadece salatalığı değil; domatesi, biberi ve her sebzesi müthiş lezzetliydi...

Yaklaşık 11 bin dekar genişliğinde bir araziye sahip olan Gelemen Tigem Tarım İşletmesi, uzun yıllar damızlık sığır, civciv ve tohumluk temini konusunda bölgeye yararlı hizmetler sunmuştur.

2004 yılından itibaren kiralama yoluyla özelleştirilmiştir. 

(*) Doğduğum Yer.


YORUM EKLE
YORUMLAR
Burhanettin
Burhanettin - 6 yıl Önce

Sayenizde montofon ineklerin Çankırıya geliş öyküsünü öğrenmiş olduk, teşekkürler.

zeynep
zeynep - 6 yıl Önce

Metin Bey yazılarınızı beğeniyle okuyorum. gerçekten sizin yazılarınız sayesinde bir çok yeni bilgi edindim. Diğer sitelerde ki köşlere bakıyorumda hep eften püften noktalara değiniyorlar ama siz öyle değilsiniz. Okuyucuyu köşenize bağlıyor ve bir dahaki yazsında neleri kaleme alacağınızı merakla bekletiyorsunuz. çok teşekkürler size. montofon ineklerinin geliş öyküsünden sonra ne yazacağnızı şimdiden merakla bekliyorum. Elinize yüreğinize sağlık. Kaleminizin mürekkebi hiç bitmesin inşaalaah.

HASAN ÇAVUŞOĞLU
HASAN ÇAVUŞOĞLU - 6 yıl Önce

aynı yıl çankırı i̇naç köüyünde kurulan kooperatife hollanda'dan inekler gelmişti. ancak ineklerden beklenen verim alınamadığı için birkaç yıl sonra kooperatif tasfiye edildi. ben de bu kooperati̇fe 500 tl i̇le üye olmuştum, para kazanmadi.