“Türkiye, geçmiş ile geleceğin aynı anda yaşandığı eşsiz bir ülke”

Trump, 'İran'ı yeryüzünden silmekle' tehdit etti
Trump, 'İran'ı yeryüzünden silmekle' tehdit etti
İçeriği Görüntüle

Türkiye ile İsviçre arasındaki diplomatik ve kültürel ilişkilerin 100. yılı kapsamında, İsviçre’nin Türkiye Büyükelçisi Guillaume Scheurer, MAG’a özel açıklamalarda bulundu. Türkiye’ye ilk geldiği günden bu yana ülkenin tarihsel derinliği, kültürel çeşitliliği ve insanının sıcaklığından etkilendiğini belirten Scheurer, iki ülke arasındaki güçlü dostluk bağlarının her geçen gün daha da derinleştiğini vurguladı...

Göreve başladığı ilk günlere dair izlenimlerini paylaşan Scheurer, Türkiye’nin kendisi için “büyüleyici bir zıtlıklar ülkesi” olduğunu ifade ederek, “Bir yanda binlerce yıllık tarih, diğer yanda modern ve dinamik bir şehir yaşamı var. Türkiye, geçmiş ile geleceği aynı anda hissedebildiğiniz çok özel bir ülke” dedi.

Türkiye’ye gelmeden önce ülkeyi stratejik ve kültürel açıdan güçlü bir köprü olarak gördüğünü söyleyen Scheurer, görev süresi boyunca bu algısının çok daha insani ve derin bir boyut kazandığını belirtti. Türk insanının misafirperverliğinin kendisini en çok etkileyen unsurlardan biri olduğunu dile getirdi.

“Türkiye ile İsviçre arasındaki dostluk 100 yıldır güçlü bir temel üzerinde ilerliyor”

1925 yılında imzalanan Dostluk Antlaşması’nın 100. yılına dikkat çeken Scheurer, iki ülke ilişkilerinin karşılıklı saygı, iş birliği ve ortak değerler üzerine kurulu olduğunu ifade etti.

Scheurer, “Bu yüz yıllık süreç sadece geçmişin bir kutlaması değil, aynı zamanda geleceğe yönelik yeni iş birlikleri için de önemli bir fırsattır. İklim değişikliği, sürdürülebilirlik ve yeşil enerji gibi alanlarda Türkiye ile İsviçre’nin birlikte çok daha güçlü projelere imza atacağına inanıyoruz” dedi.

“Türk mutfağı, kültürün sıcaklığını yansıtıyor”

Türk mutfağına olan ilgisiyle de bilinen Scheurer, özellikle mantıya duyduğu hayranlığı dile getirerek, Türk kültüründe geleneğe verilen önemin İsviçre ile önemli bir ortak nokta oluşturduğunu söyledi.

“Türk mutfağı yalnızca bir lezzet değil, aynı zamanda bir kültür aktarımıdır. İsviçre ile Türkiye’nin benzer yönlerinden biri de gelenekleri modernlikle birlikte yaşatabilme becerisidir” ifadelerini kullandı.

“Türk halkının İsviçre saatlerine ilgisi artıyor”

İsviçre saatçiliğinin yüzyıllardır süren bir ustalık geleneği olduğunu vurgulayan Scheurer, Türkiye’de İsviçre saatlerine olan ilginin her geçen yıl arttığını belirtti. Türk tüketicisinin kalite ve zamansız tasarıma önem verdiğini söyleyen Scheurer, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin de güçlenerek devam ettiğini ifade etti.

Türkiye’nin kültürel ve arkeolojik mirasına övgü

Görev süresi boyunca Türkiye’nin farklı bölgelerini ziyaret ettiğini belirten Scheurer, Göbeklitepe, Efes ve Anadolu’nun birçok antik kentinden etkilendiğini söyledi.

“Türkiye’de tarih yalnızca müzelerde değil, günlük yaşamın içinde yaşıyor. Bu durum ülkeyi benzersiz kılıyor” dedi.

“Çay, Türkiye’de sosyal hayatın merkezinde”

Türk kültüründe çayın sahip olduğu özel yere de değinen Scheurer, çayın sosyal yaşamı birleştiren güçlü bir unsur olduğunu belirterek, “Türkiye’de çay sadece bir içecek değil, aynı zamanda bir paylaşım kültürü” ifadelerini kullandı.

Doğa ve seyahat tutkusu

Boş zamanlarında doğada vakit geçirmeyi ve yürüyüş yapmayı sevdiğini belirten Scheurer, Türkiye’nin farklı bölgelerini keşfetmenin kendisi için büyük bir ayrıcalık olduğunu söyledi. İstanbul Maratonu’nda koşma deneyimini de paylaşan Büyükelçi, Türkiye’yi en iyi tanımanın yollarından birinin şehirler arası yolculuklar olduğunu ifade etti.

“Türkiye, her zaman yeniden keşfedilecek bir ülke”

Türkiye’nin kendisi için en özel yönünün çeşitliliği olduğunu söyleyen Scheurer, “Antalya’dan Gaziantep’e, Kars’tan Karadeniz’e kadar her bölge ayrı bir hikâye sunuyor. Türkiye, her zaman yeniden keşfedilecek bir ülke” dedi.

Kaynak: Bülten