Tip 1 diyabet tanısıyla takip edilen çocuklarda ağız ve diş sağlığına yönelik bakımın ihmal edilmemesi gerektiği belirtildi. Uzmanlar, düzenli ağız bakımı, dengeli beslenme ve diş hekimi kontrollerinin hem diş çürüklerinin hem de diş eti sorunlarının önlenmesinde önemli rol oynadığını vurguluyor.

Çocukluk döneminde yakından takip edilmesi gereken kronik hastalıklardan biri olan Tip 1 diyabet, ağız ve diş sağlığı açısından da bazı riskleri beraberinde getirebiliyor. Diyabete bağlı ağız kuruluğu, tükürük akışında ve bileşiminde meydana gelen değişiklikler; diş çürükleri, diş eti problemleri ve ağız içi enfeksiyonlara yatkınlığı artırabiliyor.

Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, Tip 1 diyabetli çocukların ağız sağlığı takibinin yalnızca bir sorun ortaya çıktığında değil, koruyucu sağlık yaklaşımı kapsamında düzenli olarak sürdürülmesi gerektiğine dikkat çekti.

Solaklık ne hastalık ne üstünlük!
Solaklık ne hastalık ne üstünlük!
İçeriği Görüntüle

Diyabet ve ağız sağlığı arasında çift yönlü ilişki

Diyabet ile ağız sağlığı arasında çift yönlü bir ilişki bulunduğunu belirten uzmanlar, kan şekeri kontrolünün yetersiz olduğu dönemlerde ağız kuruluğu ve ağız içi enfeksiyonlara yatkınlık gibi sorunların görülebileceğini ifade ediyor.

Diş eti hastalıklarının da kan şekeri kontrolünü zorlaştırabilecek ağız sağlığı problemleri arasında değerlendirildiği belirtilirken, özellikle Tip 1 diyabet ile ağız sağlığı arasındaki ilişkinin tüm yönleriyle ortaya konulması için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğu kaydediliyor.

Düzenli ağız bakımı büyük önem taşıyor

Diyabetin kontrol altında olmadığı dönemlerde ağız içi enfeksiyonlar ve diş eti sorunları açısından riskin artabileceği belirtiliyor. Hipergliseminin yara iyileşmesi üzerindeki olası olumsuz etkileri nedeniyle cerrahi ve invaziv dental işlemler öncesinde çocuğun metabolik durumunun dikkate alınması gerekiyor.

Bu nedenle Tip 1 diyabetli çocukların düzenli diş hekimi kontrollerinin yanı sıra günlük ağız bakım rutinlerini de aksatmaması önem taşıyor. Aktif enfeksiyon, yetersiz glisemik kontrol veya cerrahi bir işlem planlanması durumunda ise çocuğun takip edildiği hekim ile diş hekiminin iletişim halinde olması öneriliyor.

Beslenme alışkanlıkları diş sağlığını da etkiliyor

Tip 1 diyabetli çocuklarda dengeli ve sağlıklı beslenme, hastalığın yönetiminin yanı sıra ağız ve diş sağlığının korunmasına da katkı sağlıyor.

Yeterli su tüketiminin özellikle ağız kuruluğunun görüldüğü durumlarda ağız içindeki nem dengesinin korunmasına yardımcı olabileceği belirtiliyor. Tükürüğün ise dişlerin ve ağız içindeki yumuşak dokuların temizlenmesinde, ağız ortamının dengelenmesinde ve dişlerin çürüklere karşı korunmasında önemli bir rol üstlendiği ifade ediliyor.

Dt. Nurgül Demir, Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız ve diş sağlığının diyabet yönetiminden ayrı düşünülmemesi gerektiğini belirterek, düzenli ağız bakımı, doğru beslenme alışkanlıkları ve çocuğun bireysel risklerine göre planlanan koruyucu uygulamaların önemine dikkat çekti.

Florürlü diş macunu ve düzenli kontroller şart

Çocuklarda diş çürüklerinin önlenmesinde düzenli ve etkili diş fırçalamanın temel koruyucu uygulamalardan biri olduğu belirtiliyor. Yaşa uygun florür içeren diş macunuyla günde en az iki kez dişlerin fırçalanması ve çocuğun çürük riskine göre profesyonel florür uygulamalarının değerlendirilmesi öneriliyor.

Düzenli diş hekimi kontrolleri sayesinde çürük ve diş eti problemlerinin erken dönemde tespit edilebileceği, ağız ve diş sağlığı takibinin ise her çocuğun bireysel çürük ve periodontal riskine göre planlanması gerektiği vurgulanıyor.

Diş hekimi randevuları diyabet rutinine göre planlanmalı

Tip 1 diyabetli çocuklarda diş tedavisi planlanırken çocuğun tıbbi geçmişi, tedavi protokolü, öğün düzeni ve kan şekeri kontrolünün dikkate alınması gerekiyor.

Özellikle uzun sürecek veya invaziv işlemlerde hipoglisemi riskinin göz önünde bulundurulması ve randevu saatlerinin çocuğun günlük diyabet rutinini mümkün olduğunca aksatmayacak şekilde planlanması önem taşıyor.

Dt. Nurgül Demir, Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığının korunması için glisemik kontrol, tükürük özellikleri, ağız hijyeni, beslenme düzeni ve bireysel diş çürüğü riskinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, rutin diş hekimi kontrollerinin aksatılmaması çağrısında bulundu.

Kaynak: Bülten