Yaz mevsimiyle birlikte piknik, tarla, bağ, bahçe ve ormanlık alanlarda geçirilen sürenin artması, kene kaynaklı hastalıklara karşı dikkatli olunmasını da beraberinde getiriyor. Uzmanlar, Türkiye'de her yıl nisan-ekim ayları arasında görülen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarının özellikle haziran ve temmuz aylarında zirve yaptığını belirterek önemli uyarılarda bulundu.

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Saliha Ayan, KKKA'nın Afrika, Asya, Orta Doğu ve Doğu Avrupa'da 30'dan fazla ülkede görüldüğünü, Türkiye'de ise Tokat, Sivas, Yozgat ve Çorum başta olmak üzere İç Anadolu'nun kuzeyi, Orta Karadeniz ve Doğu Anadolu'nun kuzeyinde daha sık rastlandığını söyledi.

Risk grubunda kimler var?

Hastalığın, büyük oranda Hyalomma marginatum türü keneler aracılığıyla bulaştığını belirten Ayan, virüsün kenenin deriye tutunması veya çıplak elle ezilmesi sonucu vücuda geçebildiğini ifade etti. Enfekte hayvanların ya da hastaların kan ve vücut sıvılarıyla temasın da bulaşma riski taşıdığına dikkat çeken Ayan, tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, veteriner hekimler, kasaplar, sağlık çalışanları ile riskli bölgelerde yaşayan veya bu bölgelere seyahat eden kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı.

Belirtiler kısa sürede ortaya çıkıyor

Kene tutunmasının ardından belirtilerin genellikle 1 ila 5 gün içinde başladığını belirten Dr. Ayan, yüksek ateş, halsizlik, baş ve kas ağrısı, bulantı, kusma, ishal ve karın ağrısının ilk belirtiler arasında yer aldığını söyledi.

Hastalığın ağır seyretmesi durumunda diş eti, burun, mide-bağırsak sistemi ve idrar yollarında ciddi kanamaların görülebileceğini belirten Ayan, ilerleyen vakalarda şok ve çoklu organ yetmezliğinin gelişebildiğini ifade etti. Etkinliği kanıtlanmış özel bir antiviral tedavinin bulunmadığını hatırlatan Ayan, erken tanı ve zamanında uygulanan destek tedavisinin hayat kurtarıcı olduğunun altını çizdi.

Uzmanlardan 5 önemli uyarı

KKKA'dan korunmak için uzmanlar şu önerilerde bulunuyor:

  • Riskli alanlarda uzun kollu, paçaları kapalı ve mümkünse açık renkli kıyafetler tercih edin.
  • Doğadan döndükten sonra vücudunuzu mutlaka kene açısından kontrol edin.
  • Vücuda tutunan keneye çıplak elle dokunmayın ve ezmeyin.
  • Keneyi uygun bir malzemeyle deriye en yakın noktadan dikkatlice çıkarın.
  • Keneyi çıkaramıyorsanız vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurun.
  • İlk 10 gün yakından takip edilmeli

Uzmanlar, kene çıkarıldıktan sonraki 10 günün büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Bu süreçte ateş, halsizlik, iştahsızlık, baş ve kas ağrısı, bulantı, kusma veya ishal gibi belirtilerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği vurgulanıyor.

Çankırılı doktor sayesinde 51 yıl sonra hayaline kavuştu
Çankırılı doktor sayesinde 51 yıl sonra hayaline kavuştu
İçeriği Görüntüle

Öte yandan, bugün itibarıyla KKKA'ya karşı dünya genelinde yaygın olarak kullanılan ve etkinliği kabul edilmiş bir aşının bulunmadığı belirtilirken, hastalıkla mücadelede en etkili yöntemin korunma tedbirleri ve erken farkındalık olduğu ifade ediliyor.

Kaynak: Bülten