Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, Cumhuriyet savcısının yürüttüğü soruşturma sonunda kamu davası açılmasını gerektiren yeterli şüpheye ulaşılamadığını veya kovuşturma olanağının bulunmadığını belirten karardır. Uygulamada takipsizlik kararı olarak da adlandırılır. Suçtan zarar gören kişi, bu kararın hukuka veya soruşturma dosyasındaki delillere aykırı olduğunu düşünüyorsa Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173. maddesi kapsamında itiraz edebilir. Başvuru süresi, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır.

İtirazın değerlendirilmesinde yalnızca karara katılmadığını bildirmek yeterli değildir. Kamu davası açılmasını gerektirebilecek olayların, mevcut delillerin ve varsa eksik soruşturma işlemlerinin açıklanması gerekir. İtiraz dilekçesinin hazırlanmasında bir istanbul ceza avukatı tarafından sunulan hukuki yardım, savcılık kararındaki gerekçelerin ve dosyadaki delillerin birlikte değerlendirilmesine yönelik olabilir. Ancak başvurunun kabul edilip edilmeyeceği, ilgili sulh ceza hâkimliğinin hukuki incelemesine bağlıdır.

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Ne Anlama Gelir?

Ceza soruşturmasının amacı, suç işlendiği iddiasını araştırarak kamu davası açılmasını gerektiren yeterli şüphenin bulunup bulunmadığını belirlemektir. Cumhuriyet savcısı bu süreçte şüphelinin lehine ve aleyhine olabilecek delilleri araştırmakla yükümlüdür.

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172. maddesine göre soruşturma sonunda yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması durumunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.

Bu karar, şüphelinin mahkeme tarafından beraat ettirilmesiyle aynı hukuki anlama gelmez. Beraat kararı, açılmış bir ceza davasında mahkemenin yaptığı yargılama sonucunda verilir. Takipsizlik kararı ise henüz kamu davası açılmadan soruşturma aşamasında oluşturulur.

Kararın suçtan zarar görene ve kanunda belirtilen şüpheliye bildirilmesi gerekir. Ayrıca kararda itiraz hakkının, süresinin ve başvurulacak merciin gösterilmesi zorunludur. Şikâyetçi açısından bu bilgiler, kullanılabilecek hukuki yolun belirlenmesinde önem taşır.

Takipsizlik Kararına Kimler İtiraz Edebilir?

Takipsizlik kararına itiraz hakkı, kanunda suçtan zarar gören kişiye tanınmıştır. Suç nedeniyle doğrudan zarar gören gerçek kişiler ile ilgili koşulları taşıyan tüzel kişiler bu kapsamda değerlendirilebilir.

Bir kişinin soruşturma sırasında şikâyetçi olarak ifade vermesi, her durumda itiraz hakkına sahip olduğunu göstermez. Başvuranın soruşturma konusu suçla arasında hukuken korunmaya değer bir zarar ilişkisinin bulunması gerekir.

İtiraz hakkı bakımından şu ayrımlar önemlidir:

· Mağdur: Suçla korunan hukuki değeri doğrudan ihlal edilen kişi, kararın kendisine tebliğ edilmesi üzerine itiraz hakkını kullanabilir.

· Suçtan zarar gören: Suçtan doğrudan zarar gören kişi veya koşulları varsa tüzel kişi, kanuni süre içinde başvurabilir.

· Vekil: Suçtan zarar görenin avukatı, gerekli temsil yetkisi kapsamında itiraz işlemlerini yürütebilir.

· İhbar eden: Yalnızca yetkili makamlara suç ihbarında bulunmuş olmak, suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığında kendiliğinden itiraz hakkı sağlamaz.

Başvuru hakkının değerlendirilmesinde suçun niteliği, ihlal edildiği ileri sürülen hak ve başvuran kişinin olayla ilişkisi birlikte incelenir.

Takipsizlik Kararına İtiraz Süresi Kaç Gündür?

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz süresi, kararın suçtan zarar görene tebliğinden itibaren iki haftadır. Bu süre, takipsizlik kararının savcılık tarafından oluşturulduğu tarihle karıştırılmamalıdır.

Kanuni sürenin hesaplanmasında ceza muhakemesine ilişkin süre kuralları uygulanır. Tebligatın tarihi, yapılma yöntemi ve sürenin son gününün resmî tatile denk gelmesi gibi hususlar değerlendirmeyi etkileyebilir.

Özellikle internet ortamında bulunan eski açıklamalarda farklı sürelerle karşılaşılabilir. Mevzuat değişikliğiyle güncel itiraz süresi iki hafta olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle başvuru hazırlanırken yürürlükteki kanun hükümleri esas alınmalıdır.

İtiraz süresinin geçirilmesi, olağan itiraz yolunun kullanılmasını engelleyebilir. Usulsüz tebligat veya kusur olmaksızın sürenin kaçırılması gibi durumlarda uygulanabilecek hükümler ise somut koşullara göre ayrıca değerlendirilmelidir.

İtiraz Hangi Sulh Ceza Hâkimliğine Yapılır?

Takipsizlik kararına karşı başvurulacak merci, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğidir.

Buradaki görev ve yetki düzenlemesi, itirazın doğrudan ağır ceza mahkemesine yapılacağı anlamına gelmez. İtirazı incelemeye yetkili makam sulh ceza hâkimliğidir.

Dilekçenin hitap ettiği makamın doğru belirlenmesi ve başvurunun ilgili adli birime usulüne uygun şekilde sunulması gerekir. Başvurunun teslim edildiğini gösteren kayıtların saklanması, süreye ilişkin olası uyuşmazlıklarda önem taşıyabilir.

Şikâyetçinin başka bir şehirde ikamet etmesi, tek başına itirazı inceleyecek hâkimliği değiştirmez. Yetkinin belirlenmesinde soruşturma kararını veren savcılığın bağlı olduğu yargı çevresi dikkate alınır.

İtiraz Dilekçesinde Hangi Bilgiler Bulunmalıdır?

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173. maddesinin ikinci fıkrası, itiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olayların ve delillerin belirtilmesini öngörür. Bu nedenle dilekçenin temel işlevi, savcılık kararındaki değerlendirmenin hangi yönlerden tartışmalı olduğunu somut biçimde göstermektir.

Başvurunun anlaşılır biçimde hazırlanabilmesi için aşağıdaki unsurların bulunması yararlıdır:

1. Başvuru makamı: İtirazı incelemeye yetkili sulh ceza hâkimliği belirtilmelidir.

2. Başvuranın bilgileri: Suçtan zarar görenin kimliği ve varsa vekiline ilişkin bilgiler yazılmalıdır.

3. Soruşturma bilgileri: Savcılık dosyasını ve itiraz edilen kararı belirlemeye yarayan bilgiler gösterilmelidir.

4. Kararın tebliği: Tebliğ tarihi belirtilerek başvurunun kanuni süresinde yapıldığı ortaya konulmalıdır.

5. İtiraz gerekçeleri: Savcılığın hangi tespitlerine neden katılınmadığı somut ve hukuki gerekçelerle açıklanmalıdır.

6. Deliller: Mevcut delillerin neden farklı değerlendirilmesi gerektiği ve araştırılması istenen hususlar belirtilmelidir.

7. Talep: Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına yönelik istem açıkça ifade edilmelidir.

Dilekçedeki anlatımın soruşturma dosyasıyla uyumlu olması önemlidir. Kararda bulunmayan gerekçeleri varmış gibi göstermek veya elde olmayan delilleri kesinleşmiş olgular şeklinde sunmak yerine, doğrulanabilir bilgiler kullanılmalıdır.

Eksik Toplanan Deliller İtirazı Nasıl Etkiler?

Takipsizlik kararına itirazın önemli gerekçelerinden biri, soruşturmanın yeterince kapsamlı yürütülmediği iddiasıdır. Ancak her eksik işlem iddiası, kararın kaldırılması için tek başına yeterli kabul edilmez. Eksikliğin suç şüphesinin değerlendirilmesi bakımından neden önemli olduğunun açıklanması gerekir.

Örneğin dosyada değerlendirilmesi gereken kamera kayıtları, tanık anlatımları, dijital belgeler veya uzmanlık incelemesine ihtiyaç duyulan materyaller bulunabilir. İtiraz eden kişi, bunlardan hangilerinin toplanmadığını veya değerlendirilmediğini somutlaştırmalıdır.

Delil gösterirken üç farklı durum birbirinden ayrılmalıdır: Dosyada bulunduğu hâlde gereği gibi değerlendirilmeyen deliller, soruşturma sırasında toplanmayan ancak ulaşılması mümkün deliller ve karar sonrasında ortaya çıkan yeni deliller.

Bu ayrım, hangi hukuki gerekçenin ileri sürüleceğini belirler. Ayrıca olağan itiraz başvurusunda gerekçelerin değerlendirilmesiyle, kesinleşmiş takipsizlik kararından sonra yeni delil nedeniyle yeniden kamu davası açılmasının koşulları aynı değildir.

Sulh Ceza Hâkimliği İtirazı Nasıl İnceler?

Yetkili sulh ceza hâkimliği, savcılık kararını ve itiraz dilekçesini soruşturma dosyası kapsamında değerlendirir. İncelemenin konusu, kamu davası açılmasını gerektirecek nedenlerin bulunup bulunmadığıdır.

Hâkimlik mevcut dosyanın karar vermek için yeterli olmadığını düşünürse soruşturmanın genişletilmesine ihtiyaç duyabilir. Bu durumda eksik araştırmanın yapılması için ilgili Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir.

Soruşturmanın genişletilmesi, itirazın kesin olarak kabul edildiği anlamına gelmez. Amaç, kararın değerlendirilebilmesi için ihtiyaç duyulan araştırmanın tamamlanmasıdır.

İtiraz incelemesinin bir ceza yargılamasıyla karıştırılmaması gerekir. Bu aşamada şüphelinin suçlu olup olmadığına ilişkin kesin hüküm kurulmaz. İnceleme, savcılığın kamu davası açmama kararının hukuki açıdan yerinde olup olmadığı üzerinde yoğunlaşır.

Takipsizlik Kararına İtiraz Kabul Edilirse Ne Olur?

Sulh ceza hâkimliğinin itirazı yerinde bulması hâlinde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173. maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye sunar.

İddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesiyle kovuşturma aşamasına geçilir. Bu aşamada deliller, savunmalar ve tarafların açıklamaları ceza yargılamasının kurallarına göre değerlendirilir.

İtirazın kabulü, şüphelinin suçlu bulunduğu veya mutlaka ceza alacağı anlamına gelmez. Yalnızca kamu davası açılmasına ilişkin hukuki sürecin ilerlemesini sağlar. Mahkemenin vereceği karar, yargılama sonucunda ortaya çıkan hukuki ve maddi değerlendirmeye bağlıdır.

İtiraz Reddedilirse Ne Yapılabilir?

Sulh ceza hâkimliği, kamu davası açılmasını gerektirecek yeterli neden bulunmadığı sonucuna ulaşırsa itirazı gerekçeli olarak reddeder. Kanun, bu durumda itiraz edenin giderlere mahkûm edilmesini de düzenler.

Ret kararı sonrasında dosyanın Cumhuriyet savcısına gönderilmesi ve kararın ilgili kişilere bildirilmesi öngörülür. Aynı fiil hakkında yeniden kamu davası açılmasının koşulları ise Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172. maddesinin ikinci fıkrasına tabidir.

Buna göre kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturabilecek yeni delil elde edilmesi ve ilgili sulh ceza hâkimliğince bu konuda karar verilmesi gerekir. Dolayısıyla yalnızca önceki itiraz gerekçelerinin yeniden sunulması, aynı fiil hakkında kendiliğinden yeni bir kovuşturma başlatmaz.

Ayrıca savcının kamu davası açılmaması konusunda kanundan kaynaklanan takdir yetkisini kullandığı hâller, 173. maddedeki olağan itiraz mekanizmasının dışında tutulmuştur. Bu nedenle kararın hukuki niteliği de başvuru yolu belirlenirken incelenmelidir.

Kaza Avukatı Nasıl Seçilir? Trafik ve İş Kazası Rehberi
Kaza Avukatı Nasıl Seçilir? Trafik ve İş Kazası Rehberi
İçeriği Görüntüle

Şikâyetçi Açısından Başvuru Öncesi Kontrol

Takipsizlik kararının tebliğ edilmesiyle birlikte öncelikle kararın tamamı okunmalı, soruşturma dosyasındaki delillerle gerekçeler karşılaştırılmalı ve süre hesaplanmalıdır. Yalnızca suç işlendiğine ilişkin kanaatin tekrarlanması yerine, savcılık değerlendirmesinin hangi noktalarının eksik veya hatalı görüldüğü açıklanmalıdır.

İstanbul Sancaktepe'de faaliyet gösteren Av. Özgür Onbaşı'nın hukuk bürosu, ceza hukuku kapsamında mağdur ve müşteki vekilliği, şikayet süreçleri, delillerin değerlendirilmesi ve kanun yolu başvurularına ilişkin hukuki temsil hizmetleri sunmaktadır. Bu işlemlerin kapsamı, kişinin soruşturmadaki sıfatına ve dosyanın özelliklerine göre değişebilir.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz, şikâyetçinin soruşturma sonucunun yargısal denetimini talep edebilmesini sağlayan hukuki bir yoldur. Başvurunun esasını, kanuni sürenin korunması ve kamu davası açılmasını gerektirebilecek somut olaylarla delillerin gerekçeli biçimde ortaya konulması oluşturur.

Kaynak: Bülten