banner198

Ona Yapraklının Yukarı Ayva köyü yolunda rast geldim!

Yaşı neredeyse bugün yarın dalya diyecek bastonlu delikanlı ile kuş, böcek ve rüzgarın hışırtılı sesleri arasında tozlu yolda tanıştım...

Ona Yapraklının Yukarı Ayva köyü yolunda rast geldim!
banner145

Vedat Beki/

Yapraklı/Yukarı Ayva

 

Aracımız asfalttan çıkmış, tozlu yoldan köye girmiş ve köyün içerisinde bir tur attıktan sonra, dönüş yolunda tekrar o tozlu yolu ortalamışken elinde bastonuyla hiç de yavaş demeyeceğim bir hızda yürürken önümüze çıkmıştı!

 

Oysa, daha 10 dakika önce Yukarı Ayva köyünün içinde dolaşmıştım! Erkek namına sadece ve sadece sabileri 

gördüğümden köyde fazla zaman geçirme şansım olmamıştı! Selamlaştığım birkaç sabinin yaşları da 12-15 grubuydu! Bu selamları verirken de “Bu köyde orta yaşta bir erkeği bulamayacak mıyım?” endişesi de yüreğimi kaplamadı dersem yalan olur!

 

Kadınlar ve sabiler! Hüsranla biten köy içerisindeki tur sonrası, çıkış yolunda “bastonlu da olsa” bir köy delikanlısına rastlamak beni oldukça heyecanlandırmıştı!

 

Kuş ve böcek sesleri arasında arabanın motorunun gürültüsünden olsa gerek “bastonlu delikanlı” az da olsa yolun kenarına doğru yönelme ihtiyacı hissetti! Ercan da, fazla ileri gitmeden 5-10 metre gerisinde arabayı durdurdu! Yaptığımız gürültü herhalde çevredeki sessizliği fazlaca bozmuştu ki, bastonlu delikanlı geriye dönerek yüzünü gösterdi!

 

Çizgi filmlerin kahramanı Heidi’nin dedesi Alf Amcayı andıran geniş yüzü ve elinde bastonu hafifçe yukarıya kaldıran, adının da Mehmet Ali Ekerbiçer olduğunu öğrendiğimiz asırlık çınar beklediğim o sesi vermişti:

 

-Hoş geldiniz!

 

İşte ben de bu iki kelimeyi bekliyordum! “Hoş bulduk” karşılığı ile beraber yaklaşık 1 saattir yaşadığımız stresi ortadan kaldıran ve karşımızda adeta dev bir çınar gibi duran ve gördüğüm ilk andan beri “Alf Amca” diyeceğim sese sevinçle yöneldim!

 

Elimde pek de ufak sayılmayacak bir fotoğraf makinası, uzun beyaz saçlı ve beyaz ceketli bir adamı karşısında gören sevecen “bastonlu delikanlı” o ana kadar sahip olduğu görüntüsüne biraz da endişeyi ve şaşkınlığı da eklemek zorunda kalıyordu!

 

Çok değil, aradan 5 dakika geçmemişti ki bastonlu delikanlıda biraz önce taşıdığı endişelerden hiç bir eser kalmamıştı! Çünkü, geçen kısa süre içerisinde sorduğum sorularla birlikte onun verdiği yanıtlarla ondan daha büyük bir kişinin köyde yaşadığını öğrenmiştim!

 

- Ben ondan 15 gün küçüğüm!

 

“Hangi yaştan 15 gün küçüksün?” sorumu “98 yaşındayım” şeklinde cevaplandırırken sözünü ettiği isim, Memiş Cel’di! (Halen hayatını sağlıklı bir şekilde sürdüren Memiş Cel'in 100 yaşını geçtiğini söyleyen dostlarımız mevcut! Ancak kendisine ulaşamadık.)

 

Ekerbiçer ailesinden telefon fihristimde yaklaşık 20 yıllık bir dostum ve ağabeyim olan Ankara-Keçiören’de müteahhitlik ile birlikte kendi mesleğinin derneğinde başkanlık da yapan Tahsin Ekerbiçer bulunuyordu! Karşımdaki "bastonlu delikanlı" Ekerbiçer'e bütün bunları anlatma ihtiyacı hissetmeden yolculuğunun ne tarafa olduğunu sorma ihtiyacı hissettim!

 

O da “Bahçeye gidiyorum! Ağaçlara bakacağım!” sözünü yanıt olarak verdi! Ve beni yine o güzelim manzaradan koparma gayretine girdi! Ne demekti “Ağaçlara bakacağım!”

 

Ama ben kısa süreli şoktan kurtularak şimdi de 98’lik bastonlu delikanlının gideceği yolu merak etmiştim! Arabaya binebileceğini ve onu gideceği yere kadar götürebileceğimizi söyledim! Aracın arka koltuğuna otururken de 3-5 defa “sağolun” demekten de kendini alamıyordu!

 

Ve arkadan seslendi: Beni burada indirin! Yolun kenarına durduk ve "bastonlu delikanlı"yı indirdik! “Ne tarafa?” diye sorduğumda, elindeki bastonu hafifçe kaldırarak yön işaretinde bulundu!

 

İşte o anda ben ve Ercan birbirimize baka kaldık! Çünkü "bastonlu delikanlı"nın gösterdiği istikamete ulaşması için derin bir vadiye inmesi ve oradan karşıya geçmesi gerekiyordu! İniş bir o kadar tehlikeli (tabii ki bize göre!) çıkışı siz tahmin edin!

 

Temmuz sıcağında 98 yaşında Mehmet Ali Ekerbiçer, elinde bastonu, yolun tozlu, gideceği yerin derin bir vadi olması hiç umurunda olmadan, gölge döşeğinden kalkıp “ağaçlara bakma” gerekçesiyle bu kadar yol alıyor!

 

“Bastonlu delikanlı” Mehmet Ali Ekerbiçer amcaya buradan saygılarımı, sevgilerimi sunuyor ve ellerinden öperken, kendisine sağlıklı uzun bir ömür diliyorum!

 

Ve bizlere, yani kent içerisinde yaşayanlara soruyorum:

 

Balkondaki üç saksıyı sulamak için evde ürettiğimiz mazeretleri hele bir düşünün!

 

Ya yaşadığımız kentler bizlere fazla, ya da biz kentlere fazlayız!

 

İyi hafta sonları dilerken, mümkünse bir de “mazeret göstermeksizin balkondaki saksıları sulamanızı” salık veriyorum!

 

 

 

 

 

Resim 2:

Mehmet Ali Ekerbiçer karşıma ilk kez Yukarı Ayva köyünden ayrıldığım dakikalarda çıktı! Köy içerisinde karşılaşmadığım olgun yaşta bir erkeğe, köyün dışında ana yola yaklaştığım sırada rast geldim!

Oldukça hızlı yol alan Mehmet Ali Ekerbiçer, arabanın motor sesini duyunca ister istemez yolun kıyısına yanaşmayı tercih etmişti!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Resim 3: "Beni burada indirin" derken meraklı gözlerle etrafı kolaçan etmeden duramıyordum! Çünkü Mehmet Ali Ekerbiçer'i indirdiğimiz noktanın sağ tarafı yüksek rampa, sol tarafı ise derin bir vadiye uzanıyordu! İndikten sonra "Nereye doğru yol alacaksın?" soruma elindeki bastonu kaldırarak yön işaretinde bulundu! İşaret ettiği yöne bakmama gerek yoktu! Çünkü daha arabadan inmeden gördüğüm derin vadi, beni bile ürkütmüştü! Bir sonraki fotoğrafta gördüğünüz yeri Mehmet Ali Ekerbiçer, indi ve alt yolun karşısındaki bahçesine geçerek, oradaki ağaçları kontrol etti! (Ağaçları kontrol ettiğini ben görmedim o öyle söylemişti!)

 

 

Bu ve alttaki resim inişlerden görüntüler.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Fotoğraflar: Çankırı Postası (Özel)

 

YORUM EKLE
YORUMLAR
mustafa ekerbicer
mustafa ekerbicer - 6 yıl Önce

Tebrik ederim karded cok guzel anlatmisin koyumu..

Büşra
Büşra - 5 yıl Önce

Rahmetli olan Mehmet Ali amca tüm insanlığa örnek birisiydi. Allah rahmet eylesin.

Çankırılı
Çankırılı - 3 yıl Önce

Dursun ekerbiçer nerelerde?

Necati Şengan
Necati Şengan - 4 yıl Önce

Süper anlatım şiir tadında zevkle okudum TEŞEKKÜR EDERİM

nurullah karadepe
nurullah karadepe - 3 yıl Önce

bizim köyede bekleriz aşağı ayva köyüne

Batuhan Tekmen
Batuhan Tekmen - 2 yıl Önce

Vedat Bey,
köyümüz ve insanlarımız hakkında yazdıklarınız için size teşekkür ederiz. Tekrar bekleriz.

SIRADAKİ HABER