Kurşunlu da bir çok kişi tularemi hastalığına yakalandı...

Halk arasında yaban tavşanı, kene ateşi olarak da bilinen tularemi hasatlığına Kurşunluda birçok kişinin yakalandığı öğrenildi.

Kurşunlu da bir çok kişi tularemi hastalığına yakalandı...
banner145

Kurşunlu'da kemirgenlerden bulaşan tularemi hastalığı paniği yaşanıyor.

Halk arasında 'yaban tavşanı', 'kene ateşi' olarak da bilinen “tularemi” hastalığına Kurşunlu'da birçok kişinin yakalandığı öğrenildi.Tularemi hastalığı nedeniyle son aylar içerisinde bir çok kişi Kurşunlu Devlet Hastanesine başvurdu.

Haber Merkezimizin ulaştığı bilgiye göre ilçede dilden dile dolaşan hastalık hakkında kimsenin fazla bir bilgisi bulunmuyor.

 

Konuyla ilgili tularemi virüsüne yakalan bir hastayla telefonla yaptığımız görüşmede kendisinde baş gösteren hastalıkla ilgili belirtileri anlattı. Hastalığın akşam saatlerine doğru titreme, ateş yükselmesi, başağrısı gibi belirtilerle baş gösterdiğini daha sonra bademciğimde iltihaplanma ve buna bağlı olarak boğazında kuş yumurtası büyüklüğünde bir şişkinliğin oluştuğunu söyledi.

 

Telefonda ulaştığımız bir diğer hasta ise kendisinde tekrarlayan şişlik dolayısıyla boğazında biriken iltihabı ara ara hastaneye giderek cerrahi müdahaleyle temizlettiğini söyledi.

 

Bölgemizde adını dahi bugüne kadar duyulmadığımız bu hastalığın her gün yayılması karşısında korku ve şaşkınlıklarını gizleyemeyen vatandaşlar virüsün kendilerine nasıl bulaştığı konusunda yetkililerin bir çalışma yapmamasından şikayet ediyor.

 

Risk grubunda bulunmadıkları halde ilçede yaşayan bir çok kişide de aynı hastalığın görülmesi virüsün insanlara aynı kaynaktan ulaştığı şüphesini artırıyor.

 

Bununla ilgili vatandaş ne yapacağını şaşırmış durumda! Yetkililerden açıklayıcı bir yanıt bekliyor.

 

Yaptığımız araştırmada hastalığın ilk olarak Yeşilöz köyünde görüldüğü ve ilçe devlet hastanesi doktorlarının bu köye giderek köylüleri hastalık konusunda bilgilendirdiği ve web sitelerinden konuyla ilgili kısa bir bilgilendirmede bulundukları yönünde. Ancak iletişim kanallarının bu kadar yaygınlaştığı bir dönemde böylesi tehlikeli bir hastalığın böylesi bir yöntemle geçiştirilmesine bir anlam veremedik!

 

Çankırı Postası Çankırı İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Karakoç’a soruyor!

 

Müdürlüğünüzce bu güne kadar hastalıkla ilgili ne gibi önlemler alındı? Konuyla ilgili yeterli bilgilendirme ve duyuruları yapma gereği neden duyulmadı?

Hastalığın risk gurubunda yer almayan kişilerde görülmesi karşısında bölgedeki içme sularında herhangi bir tahlil yapıldı mı? Hastalıkla ilgili ilçeye konunun uzmanı bir ekip gönderildi mi? Eğer gönderilmediyse, neden gönderilmedi?

 

Halk arasında yaban tavşanı, kene ateşi olarak da bilinen Tularemi hasatlığı genelde İç Anadolu’da bölgesinde görülmüyor. 2. Dünya Savaşında biyolojik silah olarakta kullanılan virüs genellikle enfekte hayvan doku veya vücut sıvılarının cilt veya mukozal yüzeylerle temasını takiben gelişiyor.

 

Hastalık önce bademcik iltihabı şeklinde başlıyor ve enfeksiyon boyundaki lenf bezlerine yerleşiyor. Lenf bezlerinde ileri düzeyde büyüyerek akıntılı apse oluşturuyor. Tedavisi zor ve doğru antibiyotik verilmesi gerekir. Tekrarlayan apse boşaltımları gerekiyor. Tularemi hastalarında insandan insana geçiş söz konusu olmadığı için katı izolasyon gerekli görülmemekte.

Tularemi hastalığının kemirgenlerin yol açtığı ve şebeke ile kaynak sularından yayıldığı tahmin edilmekte. 

Kafkas Üniversitesi'nden salgın uyarısı!

Kars Kafkas Üniversitesi Veteriner Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mükremin Özkan Arslan, Bahar mevsiminin gelmesi ve sel olaylarının görülmesiyle su ile bulaşan paraziter hastalıkların artabileceğini söyledi. Parazitlerin neden olduğu ishal vakalarının mart ile haziran ayları arasında daha yaygın olarak görüldüğünü belirten Prof. Dr. Arslan, karların aniden erimesi ile içme su kaynaklarının başta olmak üzere tüm su kaynaklarının kontamine olduğunu ve bu nedenle bahar mevsiminde insan ve hayvanlardaki ishal olgularında bir artışın meydana geldiğini vurguladı.

KAYNAĞINI BİLMEDİĞİNİZ SUYU İÇMEYİNİZ

Prof. Dr. Arslan, yağmurlu havalarda ve sel afetlerinin olduğu dönemlerde kaynağı bilinmeyen suların kesinlikle tüketilmemesi gerektiğini anlattı. Yetkililerinden, şebeke sularının giriş ve kanal boylarının kontrollerini sürekli yapmasını ve meralardan şebeke sularına sızıntı ve bulaşmanın olmasının engellenmesini önerdi.

TULAREMİ NEDİR?

 

Ön planda kemirgenlerde (tavşan, fare, sincap vb.) öldürücü nitelikte olan bu hastalığın etkeni Pasteurella Tularensis'tir. Hastalık hayvanlardan doğrudan temasla geçe­bildiği gibi sinek ve kenelerle de taşınabilir.

 

Kuluçka devresi: Ortalama üç gün.

 

Tularemi Hastalığının Belirtileri: Hastalık birdenbire hızla yükselen ateş, şid­detli baş ağrısı, kırıklık, bulantı, kusma ve ishalle ortaya çı­kar.

 

Süreci: Pasteurella Tularensis yeri saptanamayan genel mikroplanmalara neden olduğu gibi, deride, gözde, akciğerlerde ve sindirim yolunda da yerelleşebilir. Dış Tularemi de bulaş­manın başladığı yerler eller, gözler ve ağızdır. Buralarda önce küçük bir kabarcık oluşur, sonra ur şeklinde büyüyerek par­çalanır. Bulaşma yeri nedeniyle bu bölgelerdeki lenf bezleri şişer ve ağrır. İç tularemi ise, akciğer tüberkülozu ya da bağır­sak nezlesine benzeyen bir seyir izler. Böylece, vücuttaki tüm lenf bezleri şişip ağrıyabilir. Ateş durumu çok değişkendir. Ço­ğu kez kızamığa benzer deri döküntüleri ateşi izler. Tedavi edil­meyen hastalık 2-4 hafta sürer. En sık görülen yan etkisi lenf bezlerinin iltihaplanmasıdır.

 

Tularemi Hastalığı Tedavisi: Ölüm oranı ilaç tedavisi nedeniyle oldukça düşük­tür. İyileşme kimi zaman aylar sürebilir. Antibiyotikler aracı­lığıyla hastalığın tedavisinde büyük aşamalar sağlanmıştır. Lenf bezlerinin iltihaplı durumlarında cerrahi tedavi gereke­bilir.

 

Korunma Yolları: Hastalık ve ölüm halinde sağlık kuruluşlarına bilgi verilmesi gereklidir. Salgın durumlarında hastalık yapan hayvanların yok edilmeleri zorunludur.

banner42
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER