Hızlı kilo verme beklentisi, kişileri kısa sürede sonuç vadeden tek tip diyetlere ve detoks programlarına yöneltebiliyor. Ancak uzmanlar, bu yöntemlerle tartıda yaşanan hızlı düşüşün kalıcı kilo kaybı anlamına gelmeyebileceği konusunda uyarıyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, tek tip ve kısa süreli diyetlerin zararları ile sağlıklı ve kalıcı kilo yönetimi konusunda değerlendirmelerde bulundu.

Tek tip diyetler sürdürülebilir değil

Tek tip diyetlerin kısa vadede tartıda düşüş sağlayabileceğini belirten İspiroğlu, bunun sağlıklı ve kalıcı kilo kaybı için doğru bir yöntem olmadığını söyledi.

Tek bir besine ya da sınırlı sayıdaki besin grubuna dayalı beslenmenin, vücudun ihtiyaç duyduğu besin ögelerinin yeterli ve dengeli şekilde alınmasını zorlaştırabileceğini ifade eden İspiroğlu, bu tür uygulamaların uzun vadede sürdürülebilir olmadığını vurguladı.

Çankırı’da yenidoğanlar için hayati tarama 1 Eylül’de başlıyor
Çankırı’da yenidoğanlar için hayati tarama 1 Eylül’de başlıyor
İçeriği Görüntüle

Tartıdaki düşüş her zaman yağ kaybı değil

Tek tip diyetlerde başlangıçta görülen hızlı kilo kaybına dikkat çeken İspiroğlu, tartıdaki değişimin tamamının yağ kaybından kaynaklanmadığını belirtti.

İspiroğlu, “Tartıdaki değişimin bir bölümü vücuttaki su ve glikojen depolarındaki azalmadan kaynaklanabiliyor.” dedi.

Bu nedenle kısa sürede verilen kiloların, diyet bırakıldığında yeniden alınabileceğine dikkat çekilirken, kalıcı kilo yönetimi için günlük yaşamda sürdürülebilecek beslenme alışkanlıklarının oluşturulmasının önemine işaret edildi.

Detoks programlarına da dikkat

Tek tip beslenmenin yanı sıra “detoks” adı altında uygulanan kısa süreli kürlerin de kalıcı kilo kaybı açısından doğru bir yaklaşım olmadığını belirten İspiroğlu, özellikle meyve kürlerinin kalori ve protein alımını azaltarak tartıda geçici düşüş oluşturabileceğini söyledi.

İspiroğlu, sağlıklı bireylerde vücudun doğal arındırma işlevini karaciğer, böbrekler ve bağırsakların zaten yerine getirdiğini belirterek, birkaç günlük katı uygulamalar yerine uzun vadede sürdürülebilen beslenme alışkanlıklarının hedeflenmesi gerektiğini vurguladı.

Meyve tüketiminde porsiyon kontrolü önemli

Kilo verme sürecinde tek bir besinin “mucizevi” şekilde öne çıkarılmaması gerektiğini belirten İspiroğlu, kişinin ihtiyaçlarına uygun, yeterli ve dengeli bir beslenme düzeninin oluşturulması gerektiğini ifade etti.

Özellikle meyvelerin tek tip diyetlerin temeli haline getirilmemesi gerektiğini kaydeden İspiroğlu, meyvelerin dengeli beslenme planının bir parçası olması gerektiğini söyledi.

Porsiyon kontrolünün önemine dikkat çeken İspiroğlu, prediyabeti bulunan veya diyabet riski taşıyan bireylerin meyveleri uygun porsiyonlarda tüketmesinin ve mümkün olduğunda protein kaynaklarıyla birlikte tercih etmesinin kan şekeri kontrolü açısından daha uygun olabileceğini belirtti.

Uzmanlara göre sağlıklı kilo verme sürecinde amaç, birkaç gün süren katı diyetlerle hızlı sonuç almak yerine, uzun vadede sürdürülebilecek doğru beslenme alışkanlıkları kazanmak.

Kaynak: Bülten