Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin büyüme verilerini açıklamasının ardından sektörel performans rakamları netleşti. Büyüme rakamlarını değerlendiren Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren: “Ülke ekonomimizin büyümesinde en önemli aktörlerden biri olan inşaat sektörünün sürdürülebilir büyüme performansını koruyabilmesi için devam eden kamu yatırımlarının ödeneklerindeki kısıtlamalara çözüm getirilmesi, finansmana erişimin kolaylaştırılması, yatırım ortamının güçlendirilmesi ve maliyet baskısını azaltacak politikaların hayata geçirilmesi, ülke ekonomimizin de yüksek büyüme rakamlarını tekrar yakalamasını sağlayacaktır” dedi.
Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin büyüme rakamları ile ilgili yaptığı yazılı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:
“2026 yılı birinci çeyrek Gayrisafi Yurt İçi Hasıla verilerine göre Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,5 büyürken, inşaat sektörü yüzde 3,2 oranında büyüme kaydetmiştir. Böylece inşaat sektörü, genel ekonominin üzerinde bir performans göstermeye devam etmiştir. Bununla birlikte, sektörün büyüme hızında belirgin bir yavaşlama yaşandığı görülmektedir. 2025 yılı genelinde yüzde 10,8, 2025 yılının son çeyreğinde ise yüzde 8,6 olan büyümenin 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 3,2’ye gerilemesi, sektörde önceki dönemde görülen güçlü ivmenin zayıfladığına işaret etmektedir. Bu yavaşlamada, sıkı finansman koşulları, yüksek kredi maliyetleri ve özel sektör yatırımlarındaki temkinli seyir belirleyici olmuştur. 2023 ve takip eden yıllarda deprem bölgesine yönelik yeniden inşa faaliyetleri ve kamu kaynaklı altyapı yatırımları sektörü güçlü biçimde desteklemiş; ancak, 2026 yılı itibarıyla göreceli olarak daha sınırlı hale gelen bu katkı, özel sektör kaynaklı inşaat faaliyetlerindeki yavaşlamayı telafi etmede yetersiz kalmıştır.
“Ekonominin Lokomotifi” olarak nitelendirilen inşaat sektörü, 2026 yılının ilk çeyreğinde genel ekonominin üzerinde büyümeyi başarmış olsa da büyümedeki bu keskin düşüş dikkatle izlenmelidir. Üretim endeksindeki gerileme ve güven endeksindeki zayıflama sektörün yılın geri kalanında daha sınırlı bir büyüme patikasına girebileceğine işaret etmektedir. Ayrıca, ABD-İsrail-İran arasında yaşanan savaşın neden olduğu belirsizlik ortamının yılın başından bu yana birçok şok ile karşı karşıya kalan küresel ekonomiye olan etkileri özellikle ikinci çeyrek rakamlarında daha net görülecektir.
Ülke ekonomimizin büyümesinde en önemli aktörlerden biri olan inşaat sektörünün sürdürülebilir büyüme performansını koruyabilmesi için devam eden kamu yatırımlarının ödeneklerindeki kısıtlamalara çözüm getirilmesi, finansmana erişimin kolaylaştırılması, yatırım ortamının güçlendirilmesi ve maliyet baskısını azaltacak politikaların hayata geçirilmesi, ülke ekonomimizin de yüksek büyüme rakamlarını tekrar yakalamasını sağlayacaktır.”




