Orta Asya’dan günümüze kadar gelen, bereket töreni ve baharın gelişinin müjdecisi olarak da bilinen eski bir Oğuz-Türk geleneğiSaya Gezmesi’, Ankara’nın Elmadağ ilçesi Akçaali köyünde yoğun bir katılımla gerçekleşti.

Çankırı’da da yıllar önce yapıldığı söylenen günümüzde unutulan “Saya Gezmesi” geleneği hakkında Çankırı ağızları araştırmacısı Prof. Dr. Ahmet Caferoğlu 1943 yılında ilk basımı yapılan “Anadolu Ağızlarından Toplamalar”adlı kitabında bu gelenek hakkında bilgi vermektedir. Kitabın 252. Sayfasında şu bilgiler yer almaktadır.

Beslediği sokak köpeği küçük çocuğa saldırdı, elini zor kurtardı Beslediği sokak köpeği küçük çocuğa saldırdı, elini zor kurtardı

Saya: Çocuklar ve delikanlılar tarafından tertip edilen gezilerde elde tutulan ve gelin adı     bebektir. Bu gezi esnasında delikanlılar “Saya gezisi türküsü” adlı şarkıyı söyleyerek ve tef çalarak, kapı kapı dolaşırlar. Bu eğlencede söylenen şarkı ve türkü şimdi bu vilayette yoktur.

Caferoğlu bu saha araştırmasını 1942 yılı yaz aylarında Çerkeş, Cacıklar köyü, Şabanözü, Karahanlı köyü, Saray köyü, Çankırı, Kamışlı köyü, Dümelli köyü, Kalaycı köyü ve Bastak köyü bölgelerinde yapmıştır.

1942 yılında bile unutulmaya yüz tutmuş olan gelenek, anlaşılan 20. Yüzyılın başlarına kadar Çankırı topraklarında yapılmaktaydı.

Saya gezmesi adıyla unutulan bu geleneğimizi yerinde görmek için Çankırı Postası olarak Elmadağ’ın Akçaali köyüne gittik.

Ankara Kulübü Derneği Yöneticisi, Araştırmacı, Yazar Kadir Çimen’in davetlisi olarak Ankara Seymenleri ile beraber Ankara merkezden, Akçaali köyüne vardık.

Saya Gezmesi, kışın ortasında kuzunun anne karnında canlandığına ve tüylerinin çıkmaya başladığına inanılan günde gerçekleştiriliyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatları ile 13 Ekim 1925 tarihinde kurulan Ankara Kulübü Derneği, bu köklü Türk geleneğinin unutulmaması için her yıl ocak ayının son günlerinde, Ankara’nın bir köyünde “Saya Gezmesi”ni yapmaktaymış.

Renkli ve oldukça eğlenceli anlara sahne olan etkinlik programı, izleyenlere keyifli anlar yaşattı. Program Ankara Kulübü Derneği Genel Başkanı Dr. Metin Özaslan’ın konuşmasıyla başladı.

Ankara Kulübü Derneği Genel Başkanı Dr. Metin Özaslan, ‘Saya Gezmesi’nin Orta Asya’dan gelen, bir nevi bereket töreni olan eski bir Türk geleneği olduğunu ve hayvancılıkla uğraşan Ankara’nın bazı köylerinde yüzyıllardır sürdürüldüğünü belirterek, şunları kaydetti: “Ankara Kulübümüz 1925 yılında kurulmuş, Cumhuriyetimizin ilk derneği, ilk sivil toplum kuruluşudur. Bizzat Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün; Seymenlik geleneğini ve 27 Aralık 1919-Kızılcagün ruhunu yaşatın direktifiyle kurulan bir dernek. Ankara Kulübümüz Ankara’mızın, Anadolu’muzun binlerce yıllık birçoğu unutulmaya yüz tutmuş geleneklerini yaşatıyor. Seymenlik ve Bacıerenlik dışında Ankara Kulübü'nün yaşattığı bir gelenek de binlerce yıllık Sinsin geleneği. Bugün burada Sinsin ateşini yakacağız, Sinsin oyununu oynayacağız. Bunlar bizim milli kimliğimiz. Bizi biz yapan değerlerimizden birisi de 'Saya Gezme' geleneğimiz. Bu da binlerce yıllık bir gelenek. Orta Asya’da milli bir bayram. Ama Anadolu’ya geldiğimizde baharın ilk müjdecisi olan, özellikle hayvancılıkla uğraşan Elmadağ, Bala gibi ilçelerimizdeki köylerde kutlanan ama zamanla unutulmuş bir gelenek. Koç katımından üç ay sonra yapılır. Ocağın ikinci yarısına denk gelir. Kuzular ana karnında tüylenmeye başlamıştır ve bu da hayatın canlanmaya başladığını gösterir. Bahar geliyor müjdesinin verildiği, ama aynı zamanda tedbir amaçlı, 'sayım yapın' denildiği, hayvanların ve yiyeceğinin 1/3’ü varsa, insanların da erzakının yarısı varsa, 'tamam, rahat olun' amaçlı düzenlenen bir törendir, bayramdır Saya Gezmesi. İlk önce bir çoban oluşur. Yanında da dede gibi, deve gibi, gelin gibi değişik tiyatral figürlerle birlikte çıkar, kapı kapı dolaşır maniler eşliğinde erzak toplanır. Ve bu toplanan erzakla ortak bir yemek yapılır. O yemek birliği ve beraberliği temsil eder. Saya gezimiz Elmadağ'ımıza, Ankara’mıza kutlu olsun. Katkı sağlayan tüm kurum ve kuruluşlarımıza, bugün burada olan tüm konuklarımıza, hemşehrilerimize teşekkür ediyorum.”

Elmadağ Belediye Başkanı Adem Barış Aşkın, Saya Gezisi etkinliğine ev sahipliği yapmaktan dolayı mutlu olduklarını belirterek, "Mustafa Kemal Atatürk 27 Aralık 1919'da Ankara'ya geldiği zaman bu vatan uğruna ölmeye hazır Seymenlerimizle ilk ateş yakıldı ve o ruh bugünlere kadar geldi." dedi. Aşkın, Ankara'nın tarihi kültürel değerlerine sahip çıkma adına önemli bir misyon üstlendiğini söylediği Ankara Kulübü'ne teşekkür ederek, her zaman yanlarında olacaklarını, Elmadağ Belediyesi olarak Saya Gezmesinin gelecekte diğer köylerde de devam etmesi anlamında Ankara Kulübü ile işbirliğine devam edeceklerini ifade etti.

Elmadağ Kaymakamı Cemal Hüsnü Çaykara da konuşmasında; "Geçmişine sahip çıkmayan, geleceğine de sahip çıkamaz, güvenle de bakamaz. Böylesine anlamlı toplumsal miras olan bir geleneğimizin yaşatılmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ve plaket takdimlerinin ardından köy çobanının öncülüğünde Ankara Kulübü Seymen ve Bacıerenleri tarafından saya gezisine çıkıldı. Davul zurna eşliğinde Seymen oyunları ile evlere yapılan saya gezmesinde, Bacıerenler tarafından söylenen; "Sayacı geldi kapınıza, selam verdik hepinize, iğde, üzüm verin heybemize-saya saya sallıbağ olsun, dört ayağı nallıbağ olsun, yağ verenin oğlu, peynir verenin kızı olsun-sayacı geldi duydun mu, köseyi gelini gördün mü, niye geldiler sordun mu, bulgur, yağ, yumurta verdin mi?" manileri ile erzak toplandı.

Saya Gezisinin ardından meydanda Sinsin ateşi yakılarak, yoğun kar yağışı altında Sinsin ve Seymen oyunları sergilendi. Programın son bölümünde ise hep birlikte yemekler yendi, sohbetler edildi.

Fotoğraflar: Murat Kocakök

Editör: Haber Merkezi